Malazgirt Zaferi'ni Batı unutamadı

Anadolu'nun Fethi Malazgirt Zaferi'nin 951. Yıl Dönümü nedeniyle gazetemize açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ayşe Dudu Kuşçu, günümüzde yaşanan olayların büyük bir bölümünün Malazgirt Zaferi ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı olduğunu vurguladı. Kuşçu, 'Bin yıldır bu topraklarda olmamızı hazmedemeyenler, sürekli olarak Türkiye Devletinin zor duruma girmesi için çalışıyor. Yunanistan, Doğu Akdeniz gibi meselelere baktığınız zaman Malazgirt Zaferi'nin etkilerini görürsünüz.' dedi.

Günümüzde yaşanan olayların büyük bir bölümünün Malazgirt Zaferi ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı olduğunu vurgulayan Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Ortaçağ Tarih Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşe Dudu Kuşçu, “Biz Türkler olarak bin yıldır bu topraklardayız. Bin yıldır bu topraklarda olmamızı hazmedemeyenler, sürekli olarak Türkiye Devletinin zor duruma girmesine neden olmaya çalışmaktadırlar. Yunanistan, Doğu Akdeniz gibi meselelere baktığımız zaman Malazgirt Zaferi’nin etkilerini göreceksinizdir. Yani şu anda bile Malazgirt Zaferi’nin etkileri dünya gündemindedir” dedi.

‘ANADOLU EBEDİYEN TÜRK YURDU OLMUŞTUR’

Malazgirt Zaferi’yle birlikte Anadolu’nun sonsuza kadar Türk yurdu olduğunu vurgulayan Ayşe Dudu Kuşçu, “Türk tarihinin, dünya tarihinin ve Bizans tarihinin akışını değiştiren Malazgirt Savaşı, Anadolu’nun Türk yurdu olduğu bir dönemi başlatan zafer olarak bilinir. Aslında Malazgirt Savaşı’yla birlikte Anadolu’ya gelen Türkler, Müslüman Türklerdir ve bu fetih, kalıcı bir fetih olması yönüyle dikkat çeker. Anadolu’nun eski devir tarihine baktığımız zaman Anadolu’da daha önce Türklerin yaşadığı mevzu hâlâ gündemini korumaktadır. Bu konuda derin araştırmalar yapılmalıdır. Özellikle Urfa’daki Göbeklitepe konusu tarihçilerin yeterince üzerinde durmadığı ve aslında durması gereken bir konudur. Burada bulunan eski dönemlerden kalma Türk izleri öncelikle araştırılmalıdır. Özellikle bölgedeki kaya resimleri Kırgızistan’da bulunan ve Türklere ait olan Saymalıtaş kaya resimleriyle çok büyük benzerlikler gösterir. Bu bakımdan Türklerin daha önceden Anadolu’yla münasebetleri olduğu güçlü bir ihtimaldir. Sonrasında Malazgirt Savaşı’yla artık Anadolu ebediyen bir Türk yurdu haline gelmiştir. Bu bakımdan Müslüman Türklük açısından Malazgirt Savaşı’nın önemi oldukça büyüktür. Malazgirt Savaşı’yla başlayan bin yıllık Türk tarihi burada hâlâ devam etmektedir. Bu sebeple Malazgirt Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur.” diye aktardı.

‘MALAZGİRT MÜSLÜMANLIĞIN GALİP GELDİĞİ SAVAŞTIR’

Malazgirt Savaşı’nın sadece Türklerle Bizanslıların karşılaşması olmadığının altını çizen Kuşçu, “Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’da başta Türkiye Selçukluları olmak üzere irili ufaklı pek çok Türk devleti kurulmuştur. Artık bundan sonra Anadolu’nun siyasi, ekonomik, kültürel hayatı burada yeşermeye başlayacaktır. Ve Selçukluların Anadolu’ya gelişiyle başlayan bu süreç Osmanlı Devleti gibi büyük bir çınarın doğuşuna sebep olmuştur. Osmanlı Devleti de cihanşümul yapısıyla Türk tarihinin en büyük devletlerinden biridir. Osmanlı Devleti’ni ve Yeni Türk Cumhuriyeti’ni değerlendirirken Malazgirt Savaşı’nı mutlaka temele koymak gerekir. Meslektaşım Doç. Dr. Sefer Solmaz’ın dediği gibi, ‘Malazgirt Savaşı sadece Türk-Bizans karşılaşması değil; aynı zamanda doğunun ve batının, bir başka deyişle Müslümanlığın ve gayrimüslimliğin çatıştığı ve Müslümanlığın galip geldiği bir savaştır. Bu yönüyle de değerlendirilmesi gerekir.’ Kısacası Malazgirt Savaşı, iki farklı medeniyetin çarpışması ve İslam Medeniyetinin galip gelmesidir. Bu noktadan baktığımız zaman Malazgirt Savaşı’nın önemi daha iyi anlaşılacaktır” ifadelerine yer verdi.

‘MALAZGİRT’İN ÖNEMİ HALKA MÂL EDİLMELİDİR’

Kuşçu, Malazgirt Zaferi’nin öneminin günümüzde daha çok anlaşıldığını ancak bunu halka yaymak gerektiğinin altını çizdi. Kuşçu, şunları da sözlerine ekledi: “Anadolu’da Malazgirt Savaşı öncesi Türk topluluklarının yaşadığını söyledik. Fakat bunların ömrü veya kültürel olarak devamlılığı uzun sürmemiştir. Ancak Malazgirt Savaşı’yla Anadolu’ya gelen Türklerin hem nüfus olarak hem de kültürel anlamda devamlılıkları sürmüştür. Bu açıdan baktığımızda Malazgirt Savaşı’nın önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Son birkaç yılda Malazgirt Savaşı’yla ilgili yapılan faaliyetler Malazgirt Savaşı’na olan ilgiyi arttırmıştır fakat bu yeterli değildir. Bunu her kesime mal etmek gerekir. Gerek Malazgirt’in yeri konusunda yapılan araştırmalar, gerekse diğer arkeolojik kazılar Malazgirt Savaşı’nı biraz daha ilgi odağı haline getirmiştir fakat bu Malazgirt gibi büyük bir zafer ile orantılı ölçüde değildir. Sadece yer bakımından değil Malazgirt’in önemi konusunda özellikle halkın her kesiminin çok iyi anlayabileceği filmler, belgeseller çekilmeli, tiyatro gösterileri ve diğer sanatsal etkinlikler yapılmalıdır; Malazgirt Zaferi’nin önemi halka mâl edilmelidir. Anadolu’nun son bin yıllık tarihinin ve buradaki Müslüman Türklerin siyasi hâkimiyetinin başlangıcı olan savaş son derece büyük önem arz etmektedir ve Anadolu Türklüğünün varlık sebebidir. İşte bu nokta anlaşılmalı ve anlatılmalıdır ”

‘BİN YILDIR BU TOPRAKLARDA OLMAMAZI HAZMEDEMEDİLER’

Malazgirt Zaferi’nin etkilerinin günümüzde varlığını sürdürdüğüne dikkat çeken Kuşçu şu açıklamalarda bulundu: “Bugünkü çektiğimiz sıkıntıların büyük bir bölümü aslında Malazgirt Savaşı ile bağlantılıdır. Biz Türkler olarak bin yıldır bu topraklardayız. Anadolu’da var olan hiçbir milletin hakimiyeti bu derece uzun sürmemiştir. Bin yıldır bu topraklarda olmamızı hazmedemeyenler, sürekli olarak Türkiye Devletini sıkıştırmaktadırlar. Yunanistan ve Doğu Akdeniz’deki diğer meselelere baktığımız zaman etkilerini göreceksinizdir çünkü bu önemli zafer bizlere Anadolu gibi son derece stratejik bir bölgeyi kazandırmıştır. Yani şu anda bile Malazgirt Zaferi’nin etkileri dünya gündemindedir. Türklüğün bu topraklarda yeşermesi hâlâ dünya gündemini oldukça rahatsız etmektedir. Doğu Akdeniz dediğimiz bölge Anadolu’nun hemen güneyinde bulunan ve üç kıtayı birbirine bağlayan bir merkezdir. Yani Anadolu böylesine stratejik bir konuma sahiptir. Bazı jeostratejistler, Anadolu Asya’yla Avrupa’yı birbirine bağlar şeklinde düşünürler. Bu eksik bir değerlendirmedir. Akdeniz’i göz önüne aldığımızda aslında Anadolu coğrafyası Avrupa, Asya ve Afrika’yı birbirine bağlayan noktadır. İşte bu bağlamda hem Anadolu’nun hem de Malazgirt Zaferi’nin önemi daha iyi anlaşılır. Bugün yaşadıklarımız büyük ölçüde aslında Malazgirt Savaşıyla başlayan şanlı Türk tarihinin getirdiği sonuçların hazmedilememesidir.”

‘ANADOLU DÜNYANIN KİLİT NOKTASIDIR’

Son olarak Anadolu’nun şu anda dünyanın kilit noktası olduğunu kaydeden Kuşçu, “ Dünya’nın önemli stratejik mevkileri mevcuttur ama Anadolu bunların belki de en önemlilerinden biridir. Doğu Akdeniz konusunda birtakım çalışmalar yaptım. Meselenin sadece petrol veya doğalgaz meselesi olmadığını gördüm. Denizlerin hakimiyeti, okyanusların hakimiyeti meseleleri de var. Anadolu coğrafyası bir taraftan İran’la birlikte Orta Asya’ya bağlanıyor. Aynı zamanda Suriye’yle beraber Afrika coğrafyasına bağlanıyor. Ayrıca Mavi Vatan ile birlikte İtalya ve Yunanistan üzerinden Avrupa’ya bağlanıyor. Bu bakımdan Anadolu coğrafyası çok önem arz ediyor.” diye bitirdi.

• SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme