Meğer 'darbeden' mal kaçırıyorlarmış!

15 Temmuz darbe girişiminden sonra işlerinin iyice düşmesini beklerken bir anda patlama yaşandığını söyleyen ekspertiz Osman Özcan 'O gün araçlarını satmak için sıraya girenler meğer darbeden mal kaçırıyorlarmış. Bunu çok geç fark ettik' diye konuştu.

Meğer 'darbeden' mal kaçırıyorlarmış!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Otomobillerin içine girerek bir nevi “check up” yaptıklarını ifade eden Dynomoss auto check up Konya Şube İşletmecisi Osman Özcan verdikleri hizmetin önemine dikkat çekerek, özellikle ikinci el araç satılırken kullanılan orijinal, hasarsız vb. ifadelerin ancak yapılacak testlerle tam olarak doğrulanabileceğini söyledi.

İkinci el araç alırken insanların ciddi zaman harcayarak maddi ve manevi bir takım beklentilere girdiklerini ifade eden Osman Özcan, “İkinci el araç alırken maalesef ciddi hayal kırıklıkları söz konusu olabiliyor. Ancak artık teknolojiyi kullanarak bu sıkıntıların önüne geçebiliyoruz. Dynomoss Orhan Gönül ve Mesut Gönül’ün Almanya’dan esinlenerek kurdukları Ankara merkezli bir firmadır. Tescilli bir marka olan Dynomoss bu işi resmi ve bilimsel olarak son nihai kullanıcıya ve ya alım-satım yapmak isteyen kişilere araçlarında ne olup olmadığını, araç sahiplerinin göremediği noktaları çeşitli cihazlarla tespitini yapar. Dynomoss’un Ankara’da iki, İzmir’de iki, İstanbul’da gezici şubelerimiz var. Bunun dışında Antalya ve Konya’da da birer şubemiz var. 2017 başında da Denizli’de de bir şube açmayı planlamaktayız. İşletmelerimiz Genel Müdürlüğümüze bağlıdır. Sadece Antalya franchising olarak hizmet vermektedir. Gelişiyor, değişiyor ve yenileniyoruz. Çalışma arkadaşlarımızın da eğitimleriyle yakından ilgileniyoruz. Çünkü araçlar yerinde durmuyor, bizde durursak kaybederiz. Firmamızın isminden memnun olmakla birlikte yerli bir isim kullanmak da isterdik. Fakat işin bilimsel ismi budur. Otomobiller ve parçaları yabancı menşeili olduğundan böyle bir isim kullanmak durumunda kaldık. Tüm bunlara rağmen Dynomoss artık bir marka haline geldi.” dedi.

ARAÇLARA “CHECK UP” YAPIYORUZ

Araçlara bir nevi “check up” yaptıklarını aktaran Özcan, “Zaten firmamızın tam ismi de “Dynomoss auto check up”tur. Hastanelerde yapılan check up vücut karnemizse burada bizim yaptığımız da araçların teknik karnesidir. Bu karnede 4 tekere teknik anlamda ayrı ayrı fren testi yapıyoruz. Burada da balataların kontrolünden ziyade gücünün kontrolüne bakıyoruz. Balata değiştirilebilir ancak aracın frenleme gücündeki bir eksikliği de biz mevcut makinelerimizle tespit edebiliriz. Ayrıca TÜVTÜRK’ten iki model daha üstün cihazlarla çalışmamızın avantajıyla da bizden geçebilen araç TÜVTÜRK’ten çok rahat geçebilir demektir. Yanal kayma cihazıyla ön ve arka tekerin takibine bakarız. Hani ön teker arka tekeri takip etmiyor derler ya. Bu biz düzensizliktir. Şase’de ve ön düzende bir hata varsa cihazlarımız yardımıyla bunu tespit edebiliyoruz. Amortisörlerin dördünün de tansiyon anlamında ölçümünü yapıyoruz. İnsanlar benim için önemli olan motor diyor ama bir amortisörün patlaması ciddi maddi kayıplara yol açacaktır. İnsanlar bu sorunu belki sesinden tahmin edebilir ama asla nedenini anlayamaz. Bu da bizim kullandığımız cihazlar marifetiyle ölçülebilir.” şeklinde konuştu.

“GÜVENMEK İYİDİR ANCAK KONTROL ETTİRMEK ONDAN DA İYİDİR”

Güvenlik prosesi aşaması bittikten sonra aracı lifte aldıklarını ve burada gözle kontrolün yanında özel cihazların yardımıyla aracın boya kalınlıklarına yani mikron değerlerini ölçtüklerini aktaran Özcan, “Aracın üstünde bulunan referans noktalarından bu ölçümleri gerçekleştiriyoruz. Daha sonra aracın üst ve yan yüzeylerine düşen boya kalınlıklarını yorumluyoruz. Ayrıca aracın kaportasında ve boyasında değişiklik, düzeltme ve onarmaları çıkarmaya çalışıyoruz. Elhamdülillah yüzde yüz de başarı elde ediyoruz. Çünkü cihazlarımız kaliteli, ustalarımız onlardan da kalitelidir. Bu anlamda bizim sloganımız da güvenmek iyidir ancak kontrol ettirmek ondan da iyidir.” ifadelerini kullandı.

“ARACIN HER PARÇASI ÖNEMLİDİR”

Araç liftten indirildikten sonra halk arasında beyin olarak nitelendirilen Elektronik Kontrol Ünitesi (EKÜ) dediğimiz genel beyin ile motor kontrol ünitesi incelendiğini belirten Öztürk,  “Daha sonra aracın donanımına göre eğer varsa kapı ve kilit motorlarının üniteleri cihazlarımızla tek tek kontrol edilir. Böylece EKÜ’de hata kaydı ya da oluşması muhtemel bir hatasının olup olmadığı tespit edilir. Çoğu kullanıcı benim için önemli olan kaporta ve boya, daha fazla para verip orijinal arabaya binmek istiyorum diyor. Fakat biz burada aynı aracı cihaza bağladığımızda dpf filitresi dediğimiz egzoun üstünde blok halinde bulunan ve dışardaki havanın kirlenmesini engelleyen partikül filitresinin tıkanıklık oranını görüp de bunu müşterimize söylediğimizde, ve bu parçanın değişimi ile ilgili servislerden fiyat aldığımızda çok büyük bir rakam çıkınca fikirler bir anda değişebiliyor. Yani aracın her parçası önemlidir. Biz aracın hiçbir parçasını önemsiz olarak görmeyiz. Bizden sonra bozulabilecek, değişebilecek, parçalara bakmayız. Üstün Alman teknolojisine sahip dynometre ile motor performans testi, ise son ve en önemli testimizdir. Burada hata payı sıfıra kadar düşüyor. Dyno testinde aracın son vitesine kadar çıkmadan, makinenin bizi yönlendirdiği seviyelerde gaza basarak aracı yolda kullanır gibi kullanarak test ederiz.” diye konuştu.

MADDİ SIKINTILAR FETÖ’CÜLERE ARABALARINI SATTIRDI

15 Temmuz darbe kalkışmasının üstünden zaman geçtikçe perde arkasında yaşananlar da bir bir ortaya çıkıyor. FETÖ soruşturması kapsamında işine son verilenler maddi sıkıntı yaşadıklarından araçlarını satarak paraya dönüştürmeye çalıştıkları ortaya çıktı.

“AĞUSTOS’TA İŞLERİMİZ ZİRVE YAPTI; MEĞER FETÖ’CÜLER MALLARINI SATIYORLARMIŞ” 

15 Temmuz’dan sonra işlerimizin düşeceğini tahmin ederken araçlarını kontrol ettirip raporlayanlarda büyük bir artış yaşandığını söyleyen oto ekspertiz Osman Özcan“Biz sadece satıcılara hizmet vermiyoruz. Alıcılar da arabalarının nasıl olduğunu öğrenmek için geliyorlar. 15 Temmuz sonrasında işlerimizde düşüş olacağını düşünürken beklenmedik bir artış yaşadık. Müşterilerimizde genelde sohbet ortamı da oluşabiliyor. Biz de bu sohbetler esnasında sattıktan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz sorularına maruz kalınca bir suçluluk psikolojisiyle hemen savunmaya geçiyorlar. Bizim başımıza bir olay geldi. Bizi de yanlışlıkla görevden aldılar. Onun içinde aracımızı satıp paraya çevirmek istiyoruz dediler. O dönemde çok fazla araç gelince bu dikkatimizi çekti. Bunun altındaki nedeni araştırdığımızda da bu olayla karşılaştık. Galericiler de zaten bu araçları alıp satarak çok fazla da riske girmek istemediler. Buna rağmen bazı araç sahiplerinin noterde araçlarını satarken tutuklandıklarını da duyduk.” dedi.

İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme