1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Melike Günyüz: "Masallar, ortak değerlerin küçüklükten itibaren zihinlerimize nakşedilmesini sağlar"
Melike Günyüz: "Masallar, ortak değerlerin küçüklükten itibaren zihinlerimize nakşedilmesini sağlar"

Melike Günyüz: "Masallar, ortak değerlerin küçüklükten itibaren zihinlerimize nakşedilmesini sağlar"

"Masallar, var oluşumuzun anlamını sorgulamaktan başlayarak acılar, sevinçler, felaketler, doğumlar, ölümler dahil hayatın her alanını kuşatacak şekilde bu dünyayla kurduğumuz ilişkinin bir form içinden aktarıldığı öğelerdir"- "Masallar olmasaydı her biri

A+A-

İSTANBUL (AA) - AİŞE HÜMEYRA BULOVALI - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri tüm dünyada hayatın akışını değiştirirken, kültür sanat faaliyetleri online platforma taşınmaya devam ediyor.

Masal dinletileri ile masal anlatıcılığı geleneği de evlerinde kalan çocuklar ve ailelerine internet aracılığıyla ulaşan etkinlikler arasında yer alıyor.

Birçok yazar, kurum ve kuruluş, düzenledikleri canlı yayın masal programlarını evde kalan ailelerin beğenisine sunuyor.

Bu kapsamda İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) de Türkçe hazırlık sınıfındaki yabancı öğrenciler için hazırladıkları "Masal Saati" programını, YouTube üzerinden erişime açtı.

- Program, geleneksel hale getirilecek

İHÜ Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Melike Günyüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, programın ilk olarak, İHÜ Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezince (TÖMER), Türkçe öğrenen uluslararası öğrenciler için hazırlandığını söyledi.

Aynı zamanda yazar ve Erdem Yayın Grubu Genel Yayın Yönetmeni olan Günyüz, program adına kaleme aldığı "Nasrettin Hoca ile Cimri Komşusu" adlı hikayesinin, İHÜ TÖMER eğitmenleri tarafından A2-B1 seviyesinde sadeleştirildiğini dile getirdi.

Günyüz, üniversitenin Sanat Kültür Spor Daire Başkanlığı'ndan Can Gülbal'ın da programın dinleyicilerde daha etkili olması amacıyla masallara ney ile eşlik ettiğini belirtti.

Program kapsamında masal anlatımı sırasında konsepte uymak için kayınvalidesinin Uşak Karahallı yöresine ait giysilerini ve iğne oyalı yazmasını kostüm olarak giydiğini aktaran Günyüz, "Çok etkili bir program oldu. Sonrasında üniversite olarak bu programları devam ettirdik. Bir sonraki programımızda bu defa öğrencilerimiz kendi ülkelerinden bir masalı Türkçeye çevirip anlattılar. Programı geleneksel hale getirerek her yıl salon programı şeklinde yapmayı düşünüyoruz." dedi.

- "Masallar durağan değil akışkandır"

Günyüz, yine bu dönemde İHÜ TÖMER öğrencileriyle yaptıkları çevrimiçi eğitimlerde her hafta gönüllü bir öğrencinin kendi kültüründen bir masalı, Türkçe öğrenen diğer arkadaşlarına anlattığını söyleyerek, şu bilgileri verdi:

"Bu öğrencilere hem Türkçelerini geliştirme fırsatı veriyor hem de koronavirüs salgını sebebiyle sosyalleşme imkanı azalan öğrencilerimize bir sosyalleşme alanı sunuyor. Ayrıca farklı kültürleri yakından tanıma fırsatı da yakalamış oluyorlar. Etkili dil öğrenimi ve öğretimi sınıf ortamıyla sınırlı kalmamalı. Hayatın içine karışarak ve etkileşim içinde, yani iletişimsel bir biçimde olduğunda dil daha hızlı öğreniliyor. Sınıf içi etkinliklerimizin yanı sıra öğrencilerimizle masal dinletisi, müzik dinletisi, İstanbul gezileri, yemek günleri gibi birçok etkinlik düzenleyerek Türkçeyi en iyi şekilde öğrenmeleri için destek olmaya çalışıyoruz. Masal dinletisi de bu programlardan biri oldu. Program müzik eşliğinde olunca öğrencilerin ve diğer katılımcıların ilgisi de arttı."

Masal anlatımının Türk toplumunda etkili bir kültür aktarım yolu olduğunun altını çizen Günyüz, "Masallar, var oluşumuzun anlamını sorgulamaktan başlayarak acılar, sevinçler, felaketler, doğumlar, ölümler dahil hayatın her alanını kuşatacak şekilde bu dünyayla kurduğumuz ilişkinin bir form içinde aktarıldığı öğelerdir. Masallar nesilden nesile aktarılırken her anlatıcıyla birlikte yeni bir anlam ve derinlik kazanır. Durağan değil akışkandır, canlıdır. Masalların yazıya geçirilip yazılı olduğu şekliyle anlatmaya başladığımızda aslında zamanın bir noktasında çektiğimiz fotoğrafı sürekli dinleyiciye göstermiş gibi oluruz. Oysa masallar değişir, dönüşür, yenilenir. Yeni olaylar, mekanlar ve kişiler dahil olur. Bu sebeple de kitaptan okunarak değil, anlatıcılar yolu ile dinlenecek bir kültür malzemesidir." ifadelerini kullandı.

- "Masallar, sadece bireysel varoluşumuza katkı sunmaz"

Melike Günyüz, masalları hem anlatmanın hem de dinlemenin ruhu yatıştırdığı yorumunu yaparak, şöyle devam etti:

"Masallar olmasaydı her birimizin içindeki kahramanı ortaya çıkarmamız, hayallerimizin peşinden gitmemiz gerektiğini idrak etmemiz, sadece dışımızdaki düşmanla değil içimizdeki kötü duygu ve düşüncelerimizle de mücadele etmemiz gerektiğini kim anlatacaktı bize çocukluğumuzda. Ya da aklımızla her türlü bela ve sıkıntıdan kurtulabileceğimizi, dolayısıyla hayata akılla, sabırla ve iyilikle tutunmamız gerektiğini içimize hangi kelimeler sığdıracaktı. Bu nedenle de masallar, sadece bireysel varoluşumuza katkı sunmaz, ortak değerlerin küçüklükten itibaren zihinlerimize nakşedilmesini sağlar."

Kovid-19 tedbirleri kapsamında Erdem Yayın Grubu olarak da masalları seslendirerek, YouTube'da okurların beğenisine sunduklarını aktaran Günyüz, "Yazarlarımızın da sosyal medya hesaplarından sohbet programları, masal saatleri başladı. İnsanın en önemli vasıflarından ve üstünlüklerinden birisi adapte olabilmesi ve zorlukların üstesinden gelebilmesidir. İnsan sosyal bir varlıktır. Dolayısıyla elimizdeki imkanlarla bütün dünya insanları olarak her türlü yeni duruma hızla adapte olacağız ve kültürel ihtiyaçlarımızın giderilmesi noktasında parlak çözümler bulacağız." diye konuştu.

HABERE YORUM KAT