'Merkez Bankası ürkek ve tedirgin davrandı'
AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi ve MÜSİAD eski Genel Başkanı Doç. Dr. Ömer Bolat, "Merkez Bankası ürkek ve tedirgin davrandı. Geçen hafta Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın faiz indirimi konusunda kendini bağlayan açıklaması, finans baronlarının ve faiz lordlarının döviz talebiyle kuru yükselterek Merkez Bankası yönetimini kıskaca almasına sebebiyet verdi" dedi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerden yüksek gelmesiyle Para Politikası Kurulu'nun (PPK) 4 Şubat'ta faiz indirimi için toplanmayacağını açıklamasının ardından uzmanlar, faiz indirimine ilişkin süreci değerlendirdi.
AA muhabirine açıklama yapan Bolat, geçen yılın ikinci yarısından bu yana dünyada petrol ve doğalgaz fiyatlarının düşme eğilimine girmesi, kuraklığın sona ererek bol yağışlı döneminin gelmesiyle tarım ürünlerinde bereketli bir yılın müjdelemesiyle enflasyondaki en kuvvetli iki faktörün devre dışı olmaya başladığını anlattı.
Geçen yıl kasım ayında faiz indirimi için ortamın uygun olduğunu ancak bunun ıskalandığını ifade eden Bolat, geçen yıl aralık ayında ruble krizi nedeniyle herhangi bir faiz indirimi imkanı olmadığını ama bu yılın ocak ayında makroekonomik veriler açısından oldukça uygun bir zemin yakalandığını belirtti.
Gerek cari açık gerekse dış ticaret açığının azalıyor olmasının, enflasyonu besleyen petrol ve doğalgaz fiyatları ile tarım fiyatlarında düşüşün görülmesinin ve dünyada benzer merkez bankalarının ekonomik durgunluğu aşmak için faiz indirimi yapmasının Merkez Bankası'na faiz indirimi için önemli bir fırsat verdiğini vurgulayan Bolat, şunları kaydetti:
"Ancak Merkez Bankası ürkek ve tedirgin davrandı. Geçen hafta Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın faiz indirimi konusunda kendini bağlayan açıklaması, finans baronlarını ve faiz lordlarının döviz talebiyle döviz kurunu yükselterek merkez bankası yönetimini kıskaca almasına sebebiyet verdi. Bir hafta boyunca döviz kuru üzerinden Merkez Bankası'na yapılan kıskaç maalesef başarılı oldu ve Merkez Bankası yeniden faiz indirimi konusunda Para Politikası Kurulu'nu çağırmayı erteledi. Gerek hanehalkı tüketimindeki durgunluk eğiliminin devam etmesi, gerekse dünyadaki durgunluk karşısında merkez bankalarının faiz indirimine gitmesi, bizim ekonomimiz açısından da büyümenin canlandırılması için faiz indirimi acil bir şekilde gerekli kılmaktadır."
Merkez Bankası yönetiminin acilen elindeki bütün politika araçları ile para politikasını yeniden dizayn etmesi gerektiğine dikkati çeken Bolat, dünya ve Türkiye'deki "finans ve faiz lordlarının" döviz kuru üzerinde suni, spekülatif artış yaratarak her PPK toplantısından 1 hafta, 10 gün önce kuru yükselttiğini söyledi.
Ömer Bolat, "Böylece Merkez Bankası'nı ürkütüyor, Merkez Bankası da elindeki en güçlü enstrüman olan faiz oranını yüksek tutarak dövizdeki ateşi söndürmeye çalışıyor ama bu artık bir kıskaca döndü. Bir kedi fare oyununa döndü. Bu açıdan Merkez Bankası'nın acilen bir politika ve güven tazelemeye ihtiyacı var. Merkez Bankası olayı sadece kur artışı ya da faizin düşürülmemesi bağlamında değil, elindeki bütün politika araçlarını bir araya getirerek bu konuda rasyonel ve acil bir adım atması gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.
Geçen yıl aralık ayından bu yılın 3. haftasına kadar geçen sürede Sibirya soğukları yaşanmasıyla hem üretimde hem de nakliyede aksamalar olduğunu, ocak ayında gıda fiyatlarında geçici bir yükselişin olduğunu dile getiren Ömer Bolat, enflasyonda yılın ikinci çeyreğinde yüzde 5'li seviyelerinin görülebileceğini, petrol fiyatlarında ciddi bir yükseliş olmaması durumunda bunun mümkün olacağını anlattı.
- "Merkez Bankası TL’deki gelişmelere bağlı olarak faizde indirimin boyutuna karar verecek"
Odeabank Genel Müdür Yardımcısı Serkan Özcan ise ocak ayında tüketici enflasyonunun aylık bazda yüzde 1,1 ile yüzde 0,7’lik beklentilerin üzerinde arttığını belirterek , "Enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesinde çekirdek enflasyonda yüksek fiyat artışları etkili oldu" dedi.
Genele yayılan ve katılığa dair endişeleri gündeme getirebilecek olan çekirdek enflasyonun aylık bazda yüzde 0,2 artarken, yıllık bazda yüzde 8,73’ten yüzde 8,63’e sınırlı gerilediğini söyleyen Özcan, şunları kaydetti:
"Manşet enflasyon görünümünün halen olumlu olduğunu ve yıl ortasında yüzde 5’in de altına inebileceğini öngörmeye devam etsek de çekirdek enflasyon beklentimizden daha sınırlı gerileyebilir. Bu çerçevede ara toplantı yapmayacağını açıklayan Merkez Bankası’nın 24 Şubat’taki toplantısında TL’deki gelişmelere bağlı olarak faizde indirimin boyutuna karar vereceğini tahmin ediyoruz. Küresel gelişmeler ışığında, TCMB’nin iç talepte toparlanmanın zayıflığına ve enflasyon görünümündeki iyimserliğe de odaklanması gerektiğini düşünüyoruz."
İş Yatırım Ekonomisti Muammer Kömürcüoğlu da bugünkü enflasyon rakamının, geçen hafta TCMB Başkanı Erdem Başçı'nın yıllık enflasyondaki düşüşün 1 puanın üzerinde olması durumda faiz indiriminin olacağı erken bir PPK toplantısını gündeme getireceğini açıklaması nedeniyle yakından takip edildiğini söyledi.
Nitekim beklenen miktarda iyileşmenin gelmemesinin ardından TCMB'nin, bir sonraki PPK toplantısının 24 Şubat'ta gerçekleşeceğini belirterek erken toplantı seçeneğini ortadan kaldırdığını kaydeden Kömürcüoğlu, ocak ayı rakamlarının çekirdek enflasyon göstergelerinin manşet enflasyondaki düşüşü desteklemediğine işaret ettiğini aktardı.
Son günlerde kur tarafında görülen zayıflama ve çekirdek enflasyonun yüksek seviyelerde seyretmesi nedeniyle TCMB'nin likidite yönetimi ile şubat ayında da sıkı duruşunu koruyacağını öngördüklerini aktaran Kömürcüoğlu, "Ayrıca TL'deki güç kaybının sürmesi ve/veya petrol fiyatlarındaki yükselişin devam etmesi durumunda yılın ilk çeyreğindeki 50 baz puanlık ilave indirimin sonraki döneme ertelenebileceğini düşünüyoruz" dedi.
Finansinvest Başekonomisti Burak Kanlı enflasyonda yıllık bazda düşüşün beklenenin altında kaldığını, yıllık gıda enflasyonundaki yavaş düşüş eğiliminin devam ettiğini, ulaştırma gibi akaryakıt fiyatlarına duyarlı hizmet kalemlerinde enflasyonun çok düşük seviyelerde olduğunu aktardı.
Çekirdek enflasyon göstergelerinin yıllık bazda düştüğünü ancak düşüşün istenilen hızda olmadığına dikkati çeken Kanlı, şunları kaydetti:
"TCMB Başkanı Erdem Başçı'nın enflasyon raporu tanıtım toplantısındaki açıklamalarının ardından enflasyon verisi TCMB'nin sonraki adımları üzerinden değerlendirilmekteydi. Yıllık enflasyon 1 puandan az düştü ve sonucunda TCMB olağanüstü toplantı yapmama kararı aldı. Bu aslında TCMB'yi de oldukça büyük bir sıkıntıdan kurtarmış oldu. Aksi takdirde yapılacak bir toplantı ve olası faiz indirimi kur kaygılarını harlandırabilir, TCMB kredibilitesindeki aşınmayı hızlandırabilirdi ancak, TCMB'nin şubat ayındaki toplantısında faiz indiriminin yine masada olacağını düşünüyorum."
Erste Securities İstanbul Baş Ekonomisti Nilüfer Sezgin de enflasyonun beklentinin üzerinde geldiği için acil toplantı olmayacak olmasının TL için kısa vadede rahatlatıcı olduğunu söyledi. Sezgin, daha önemlisinin orta vadeli görünümün olacağını belirterek, TCMB'nin faiz indirim sürecinde politika faizinin geleceğine yönelik belirsizliklerin korunduğunu ifade etti.
Her türlü enflasyon gelişmesi ve politikacıların faiz üzerine yaptığı yorumlar nedeniyle TL'nin kırılganlığını koruyacağını dile getiren Sezgin, "Biz 24 Şubat toplantısında en az 50 baz puan indirim beklentimizi koruyoruz. Sene sonu sepet beklentimiz ise 2,65" dedi.