Muhammet Demirci: Kudüs'ü her zaman gündemde tutmalıyız
Mirasımız Derneği Genel Başkanı Muhammet Demirci Miraç Kandili'ni vesile kılarak kutladığımız 'Kudüs Haftası'nda Kudüs ve Mescid-i Aksa bilinci olan her Müslümanın, slogandan öte Kudüs için elini taşın altına koyması gerektiğini söyledi.
Mirasımız Derneği Genel Başkanı Muhammet Demirci; Miraç Kandili’ni vesile kılarak kutladığımız “Kudüs Haftası”nda Kudüs ve Mescid-i Aksa bilinci olan her Müslümanın, slogandan öte Kudüs için elini taşın altına koyması gerektiğini söyledi. Kudüs’te psikolojik, ekonomik ve hukuki bir savaş olduğunun bilgisini veren Demirci, “Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı her zaman gündemimizde tutmamız gerekiyor. Bu, hepimizin üzerine düşen bir görev. Hepimiz bir Selahattin Eyyubi’yiz aslında” dedi.
Mirasımız Kudüs ve Civarındaki Osmanlı Mirasını Koruma ve Yaşatma Derneği Genel Başkanı Muhammet Demirci, Teşkilatlanma Sorumlusu Nihat Topcu ve Mali İşler Sorumlusu Orhan Buyruk gazetemizi ziyaret etti. Genel Yayın Yönetmenimiz Lokman Koyuncuoğlu, Genel Müdürümüz Ahmet Ergan ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Seyfullah Koyuncu tarafından misafir edilen heyet, Kudüs’teki son durumu ve dernek çalışmalarını anlattı.

MİRAÇ KANDİLİNE DENK GELEN HAFTA ‘’KUDÜS HAFTASI’’ İLAN EDİLDİ
Diyanet İşleri Başkanlığının her yıl Miraç Kandili’ne denk gelen haftayı ‘’Kudüs Haftası’’ ilan etmesinin ardından STK’lar da Kudüs bilincini artırmak ve farkındalık oluşturmak için çalışmalar yürütüyor. 14 yıldır bir yandan ülkemizde farkındalık oluşturacak onlarca çalışma yaparken biryandan da Kudüs’te restorasyon ve insani yardım faaliyetleri yapan Mirasımız Derneği’de Kudüs Haftası etkinliklerini koronavirüs önlemleri kapsamında sosyal medyaya taşıdı. Ülkemizden ve Kudüs’ten seçkin isimlerle hazırlanan sosyal medya içeriklerinde, Miraç Gecesinin günümüze taşıdığı mesaj, miracın mana ve hikmet boyutu ile Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü için bireysel ve kurumsal olarak yapılması gerekenler geniş kitlelerle paylaşılıyor.
‘KUDÜS MİRASINI YENİLİYORUZ’
Kudüs mirasını korumak için yenileme çalışmaları yaptıklarını vurgulayan Genel Başkan Muhammet Demirci, “Biz klasik bir insani yardım derneği formatında değiliz. Önceliğimiz Kudüs’teki İslam ve Osmanlı eserlerini restore ettirmektir. Yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalan camilerden bir tanesi Osmanlı’nın son eseri Hasan Bey Cami’dir. O camiden başlanmak üzere şu anada kadar 46 caminin ya tümüyle ya da kısmi restorasyonunu gerçekleştirdik. Bunların tamamı tarihi eserler ve restorasyon anlamında yüksek maliyet gerektiren eserlerdir. Kudüs içerisinde Filistinlilerin yaşadığı 5 bine yakın ev var. Surlarla çevrili ama dünya mirası içerisinde yer alıyor. Orada Müslümanlar adına mücadele veren insanlar evlerinde daha güzel yaşayabilsinler diye restorasyon ya da evlerin tefrişat çalışmalarını yapıyoruz. Şu ana kadar 77 tane evin tefrişatını ve restorasyonunu gerçekleştirdik. İçindeki bütün malzemeleri yeniledik. Bunlar çoğunlukla aksa mücadelesinde oğlunu, eşini kaybetmiş biraz da ekonomik olarak sıkıntı yaşayan ailelerin evlerdir. Fakat Kudüs’te 4 bine yakın restorasyon bekleyen ev var” şeklinde konuştu.

‘PSİKOLOJİK EKONOMİK VE HUKUKİ BİR SAVAŞ VAR’
Kudüs’te psikolojik, ekonomik ve hukuki bir savaş olduğunun bilgisini veren Demirci, “2019 yılının sonuna doğru işin insan yardım kısmına geçmeye başladık. Bizim çalışmalarımız Kudüs ve civarıdır. Yani Gazze bölgesinde, Ramallah bölgesinde ve Batı Şeria bölgesinde yokuz. Şu an Kudüs’te 75 bin işsiz var, pandemi sürecinde ise 17 bin yeni işsiz oluştu. Kudüs’te toplam Müslüman nüfus sayısı 300-350 bin arasındadır. Bu nüfusun 75 bini işsiz, 17 bini geçen seneden kalan işsizdir. Bir önceki sene ekonomik sıkıntılar sebebiyle evine her ay düzenli bir şekilde gıda kolisi gitmesi gereken insan sayısı 6 bin civarındaydı şu an 11 bine çıktı. 3 bine yakın da bakılması gereken yetim var. Bu sebeple, ‘Kudüs’te yetim kalmasın’ diye bir kampanya yapıyoruz. Kudüs’te hayat şartları çok ağır. Müslümanlar direnemesin diye hükümet yaşam kalite standartlarını çok yüksek tutuyor. Yani orada psikolojik savaşın yanında bir de ekonomik ve hukuki bir savaş var. Bu sebeple bizler de Müslümanlar için gerekli çalışmaları yapıyoruz ancak yeterli kalmıyor. Daha çok kişiye ulaşmamız gerekmektedir” diye konuştu.
‘RAMAZAN AYINDA KUDÜS’E BAKIŞ AÇISI DEĞİŞİYOR’
Ramazan ayında dünya Müslümanlarının Kudüs’e olan bakış açısının değişebildiğini aktaran Demirci sözlerine şöyle devam etti: “Pandemi sürecinde sosyal medyayı çok iyi kullanmaya çalıştık. Çok ciddi kumanya yardımı yaptık. Bu ay itibarıyla kumanya yardımlarını tekrar başlattık. Bunun için bütçesi iyi olan insanları ziyaret ediyoruz ve Ramazan’da, ‘bir ocak da sizin elinizde yansın’ şeklinde hareket ediyoruz. Allah nasip ederse bu Ramazan Kudüs’ün farklı mahallelerinde aş evlerimiz evlere sıcak yemekler gönderecek. Belli noktalarda sahur ikramlarımız oluyor. Kudüs’ün en büyük hastanesi olan Makasıd Hastanesi’nde refakatçılara Ramazan boyunca iftar ikramlarımız oluyor. Bu hastanenin çok ciddi ekonomik bir borcu var. Bine yakın çalışan var. Yaklaşık bir yıldır maaş alamıyorlar. Tıbbi eşya anlamında sıkıntıları var. Biz ilk yardımı Aralık ayında yaptık. Yüklü miktarda bir tıbbi malzeme ihtiyacını giderdik. Fakat sorunla hala çözülebilmiş değil. Bu açıdan bakacak olursak, biz sadece tek merkezli bir yardım kampanyası değil de ihtiyaca göre planlanan bir yardım kampanyası yapıyoruz. Orada ihtiyaç neyse ona göre proje üretmeye çalışıyoruz. Hastanenin sorunu varsa hastane için, eğitimsel sorun varsa eğitim için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘NE KADAR GÖRÜRSEK O KADAR SAHİP ÇIKARIZ’
Dünyada Kudüs üzerinde çalışma yapan ilk dernek olduklarını belirten Demirci, “Kudüs’ü ayakta tutmak için faaliyetlerde bulunuyoruz. Kudüs bilincini oluşturmaya çalışıyoruz. Bugün Kudüs ayakta duruyorsa orada yaşayan 300 bin Müslümanın yaptığı mücadeleden kaynaklanıyor. Mescid-i Aksa hiçbir zaman uluslararası mahkemeye taşınmadı. Müslümanlar bunun tartışmaya açık olmadığını söylüyorlar. Kudüs sadece miraç haftasında, Kudüs günlerinde veya hatırlanacak bir olay olduğunda mitingler yapacağımız bir olgu değil aslında. O günlerde önemli ama biz her zaman Mescid-i Aksa’yı zinde tutabilirsek, İsrail hiçbir adım bile atamaz. Hiçbir şey yapamaz. Biz orayı ne kadar gidip görürsek oraya o kadar sahip çıkabiliriz. Orayı görenin bakış açısı farklı oluyor. Miraç haftasının Kudüs haftası olarak ilan edilmesini ve o haftada sürekli Mescid-i Aksa’nın hatırlatılmasını istiyorduk. Diyanet İşleri Başkanlığımız böyle bir karar aldı. Bu açıdan sevindirici bir gelişme oldu. Ama Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı her zaman gündemimizde tutmamız gerekiyor. Miracı hatırlatmak Kudüs’ü hatırlatmak hepimizin üzerine düşen bir görev. Hepimiz bir Selahattin Eyyubi’yiz aslında” ifadelerine yer verdi.
‘YAHUDİLEŞTİRME PLANININ YÜZDE 90’INI GERÇEKLEŞTİREMEDİ’
Kudüs’ün hayatımızın bir parçası olması gerektiğini ifade eden Demirci, şöyle konuştu: “İsrail Kudüs’ü başkent ilan etmişti. İsrail devletinin kurulması Yahudiliğin bittiği anlamına geliyor. Yıllardır İsrail Yahudileştirme planlarını ortaya koyuyor ve bunu harekete geçiriyor. Bizdeki algı şu: ‘İsrail ne planlarsa onu yapar.’ Daha 3-4 sene önce Kudüs’te bulunan İsrail Araştırma Merkezinden çıkan bilgilere göre; İsrail bugüne kadar Mescid-i Aksa’da yapmak istediği Yahudileştirme planlarının yüzde 90’ınını gerçekleştiremedi. İsrail yapmak istediği hiçbir şeyi yapamıyor aslında. Kudüs hala uluslararası arenada İsrail’in başkenti olarak tanınmıyor. Bunların asıl amacı Mescid-i Aksa’yı ortadan kaldırmak ve tapınak inşa etmek. Tarih boyunca Kudüs bir güç merkezi olmuştur. Kim Mescid-i Aksa’ya hizmet ettiyse o dönemde dünyanın hâkimi o olmuştu. Müslümanlar Mescid-i Aksa’dan çıktıklarında 88 yıl önce aynı bu dönemin şartlarındaki Filistinliler gibi onlar da paramparça olmuşlardı.”
‘MİRAÇ HAFTASI MÜSLÜMANLAR İÇİN VESİLEDİR’
Miraç haftasının Müslümanlar için bir vesile olduğunu dile getiren Demirci, “Miraç haftasında Kudüs’ü hatırlamak, hatırlatmak için bir değerlendirme yapmamız gerekmektedir. Toplumun önde gelenleri Kudüs’le ilgili bir şey yaptıkları zaman bu onları güçlendirir. Böyle bir hareket olduğunda üçüncü aşamada Sivil Toplum Kuruluşlarının harekete geçmeleri gerekmektedir. Bunlar üç ayaklı hareket olduğunda Mescid-i Aksa’nın kurtuluşu an meselesi olur” diyerek sözlerini noktaladı.
SEYFULLAH KOYUNCU-SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme