• Haberler
  • Konya
  • Murat Yağız: Ovaya su gelirse dünyaya yeteriz

Murat Yağız: Ovaya su gelirse dünyaya yeteriz

Meram Ziraat Odası Başkanı Murat Yağız, 'Son 50 yılın en düşük yağışlarının düştüğü dönemleri yaşıyoruz. Başta hububat ve bakliyat olmak üzere pek çok üründe liderliği elinde bulunduran Konya'da üretim düşmemeli. Ovaya acilen su getirilmeli. Su gelirse dünyayı besleyecek potansiyelimiz var' dedi.

Murat Yağız: Ovaya su gelirse dünyaya yeteriz
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Merkez Meram Ziraat Odası Başkanı Murat Yağız Yeni Haber Gazetesi'ne gerçekleştirdiği ziyarette tarımda yaşanan sıkıntılara değindi. Konya’nın, son 50 yılın en düşük yağış aldığı dönemi yaşadığını belirten Başkan Yağız, “Hem fiyatların yüksekliğinden hem de yağışların azlığından dolayı çiftçi gübre atmaya cesaret edemiyor. Acil tohum desteği gerekmektedir. Ayrıca yağışsızlıktan bozulan yerlerin yeniden ekilmesi lazım” ifadelerini kullandı.

murat-yagiz-3.jpg

‘YÜZDE 30’LARA VARAN ÜRÜN KAYBIMIZ VAR’

Bu yıl bazı ürünlerde yüzde 30’lara varan kayıp yaşadıklarını kaydeden Yağız, “Meteoroloji verilerine bakarak son 50 yılın en düşük yağış aldığı dönemleri yaşıyoruz. Ekim ayında ekilen hububatla yüzde 25 ila yüzde 30 arasında bir ürün kaybımız var. Bu durum Meram’daki Kavak’ta yüzde 80’lere çıkabilirken Altınekin’de yüzde 25’lere düşebilir. Sonradan gelen yağışlarla birlikte yüzde 25 çimlenme gerçekleşti fakat gübre fiyatları yüzde 115’lere varan artışlar gösterdi. Bu artışlar neticesinde dekara 20 kilogram gübre atmamız gerekirken şu an Konya çiftçisinin yarısından fazlası arazisine gübre atamadı. Hem fiyatların yüksekliğinden hem de yağışların azlığından dolayı çiftçi gübre atmaya cesaret edemiyor. Acil tohum desteği çıkılması gerekmektedir. Bozulan yerlerin yeniden ekilmesi lazım. Şu anda Hatunsaray bölgesinde buğday hasadında yüzde 50 kayıp var. Gübreyi 10 kiloya düşürdüğümüzde bu durum ürünün kalitesini düşürecek, süne hastalığına davetiye çıkaracak. Zayıf kalan bitkiler çabuk hastalanır. Ürün kaybımızın yanında kalite kaybı da yaşanacak. Eğer yağış alamamaya devam edersek yedinci ay itibarıyla çok daha farklı şeyler konuşmaya başlayacağız” dedi.

murat-yagiz-2.jpg

‘HUBUBAT VE BAKLİYAT STRATEJİK ÜRÜNÜMÜZDÜR’

Hububat ve bakliyatın stratejik bir ürün olduğunu vurgulayan Yağız, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti şu anda Özbekistan, Somali gibi ülkelerde ekim yapıyor. O bölgelerden arazi kiraladık. Son beş yıldır zaten ekim yapıyorduk, bu yıl biraz daha artırdık. Kayıplarımızı o bölgelerdeki ürünlerle bir nebze karşılarız. Ama eğer önlem almazsak sıkıntı büyür. Çünkü hububat ve bakliyat bir yaşam malzemesidir. Domatesi az yersin, salatalığı yemesen de olur ama hububat ve bakliyat olmazsa insanların yaşam şansı olmaz. Türkiye’nin iç piyasada 18 milyon ton buğdaya ihtiyacı var. Bizim üretimimiz son iki yılda yükselişteydi. Geçen yıl 20 milyon 500 bin tondu. Bu rakam iç tüketimi fazlasıyla karşılıyordu ama nihai ürün ve ihracat pazarını da eklediğimizde ihtiyacımız 30 milyon ton buğdaydır. Biz un yapıp Ortadoğu’ya, üçüncü ülkelere satıyoruz. Ukrayna’dan kaliteli buğday alıp un yapıp satıyoruz. Tarımdaki 4.2’lik büyüme bundan kaynaklanmaktadır. Ülkemiz dünya coğrafyasında su fakiri bir ülkedir. Bunun yanında Konya en fakiridir. Bunun önüne geçebilmemiz için çok acil dış havzalardan su getirmemiz gerekmektedir” dedi.

murat-yagiz-1.jpg

‘ÜRÜN PLANLAMASI ELZEM OLDU’

Ürün planlamasının önemine dikkat çeken Yağız, “Kuraklıktan sonra hükümetimizin yaptığı en başarılı çalışmalardan bir tanesi, kuraklığa yönelik yer altı sularını destekleme kararıdır. Kapalı barajlar dediğimiz bir formülle, yer altı suyu kayıplarının daha az yaşandığı sistemleri destekleme yönünde kararlar aldılar. Bunun neticesinde de baraj, gölet, dış havzalardan su gibi proje yatırımlarını öne çektiler. Bunu beyan ettiler ama biz bunun beyanda kalmasını değil, fiiliyata dökülmesini bekliyoruz. Köprü, otoyol ve benzeri diğer fiziki yatırımlar güzel ama bunların ekonomik geri dönüşü onlarca yıl alıyor. Fakat su yatırımları öyle değil. Suya yapılacak yatırım iki yıl içerisinde kendini amorti eder. Su olursa Türkiye’nin dünyayı besleyecek potansiyeli var. Bunun yanında, ürün planlaması bize artık elzem oldu. Planlı üretime geçeceğiz. Sözleşmeli üretim modeline geçeceğiz. Herkes alacağını, satacağını bilecek” diyerek sözlerine son verdi.

SÜMEYRA KENESARI/ YENİ HABER GAZETESİ

konya-hububat.jpg

Bakmadan Geçme