Aydın'da yaşayan emekli öğretmen Erkan Atalı, teknolojik olanların gölgesinde kalan el yapımı oyuncakların unutulmasını önlemek ve geçmişle gelecek arasındaki bağın kopmasını önlemek amacıyla çaba sarf ediyor.
Aydın Arkeoloji Müzesinde yaptığı su değirmeninden sapana, topaçtan çıkrığa, kuş yakalama tuzağından 8 kuyulu taş oyununa kadar 116 oyuncağı sergileyen Erkan Atalı, müzeyi gezen çocuklara oyuncakların nasıl yapıldığını da öğretiyor.
AA muhabirine açıklama yapan 63 yaşındaki Atalı, 5 yıl önce Aydın Mimar Sinan Teknik ve Endüstri Meslek Lisesindeki görevinden emekli olduktan sonra bir köşeye çekilmek yerine, eski oyuncaklarla ilgili araştırma yapmaya başladığını söyledi.
Tespit ettiği unutulmaya yüz tutmuş 116 oyuncağı yaptığını ve ardından sergilemeye başladığını anlatan Erkan Atalı, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde yaklaşık 100 sergi açtığını, çeşitli üniversitelerdeki sempozyumlara katılarak bunları tanıtma imkanı bulduğunu ifade etti.
Dedelerden kalma nostaljik oyuncakların Aydın Arkeoloji Müzesinde kalıcı olarak sergilenmeye başlandığını söyleyen Atalı, şunları kaydetti:
"Bu oyuncaklar, kültür ve geleneğimizin bir parçası. Ayrıca, yalnızca bize mahsus değil. Katıldığım sempozyumlarda bu oyuncaklardan birçoğuyla Uygurlar, Kırgızlar, Afganlar tarafından da oynandığını öğrenme imkanı buldum. İsimleri farklı olarak zikredilse de tarihleri oldukça eski dönemlere dayanan oyuncaklar var. Büyüklerden küçüklere aktarıla aktarıla geleneksel olarak taşınmış. Kültürümüzün önemli bir parçası olan nostaljik oyuncakların unutulmaması, gelecek nesillere taşınması için çaba harcıyorum."
- "Bugünlere nasıl gelindiğini idrak etmiş oluyorlar"
Müzeyi ziyaret eden çocuklara çam kabuğu, su kabağı ve küçük dal parçalarından oyuncakların nasıl yapıldığını öğrettiğini dile getiren Erkan Atalı, böylelikle çocukların geçmişle aralarında bağ oluşturmaya çalıştığını belirtti.
Günümüzde teknolojik ve pahalı oyuncaklar olduğuna işaret eden Atalı, dedelerinin kendi oyuncaklarını kendileri yapıp oynadığını uygulamalı olarak öğrenen çocukların şaşkınlık yaşadığını dile getirdi.
Erkan Atalı, bu vesileyle çocukların bugünlere nasıl gelindiğini idrak etme imkanı da yakaladığını belirterek, şunları söyledi:
"Müzede eski oyuncakları yapan çocuklar bir taraftan el becerilerini geliştirirken, diğer taraftan geçmişle bağ kuruyor. Eski dönemlerdeki hayat şartlarının nasıl olduğunu algılıyor. Yeni nesiller günümüzde bolluk içerisinde. Çocuklar, eski yıllarda dedelerinin yokluk içerisinde hangi oyuncaklarla oynayıp mutlu olduklarını düşündüklerinde, bugünlere nasıl gelindiğini idrak etmiş oluyorlar."
Atalı, müzeyi ziyaret edenler arasında yaşlıların da olduğunu, bu insanların çocukluklarında oyuncaklarla nasıl oynadıklarını yeni nesile anlatıp, geçmişi yad ederek duygulandıklarını da sözlerine ekledi.