Müziğin dâhisi: Johann Sebastian Bach

21 Mart 1685'de Almanya'nın Eisenach isimli küçük bir kasabasında doğan Johann Sebastian Bach neredeyse tamamı müzisyen olan bir ailede gözlerini açmıştır. O derecedir ki Bach soyadı döneminde müzisyenlikle eşanlamlı olarak görülmektedir. Bach ailesinin on dört üyesi de müzisyenlik yaparak geçimlerini sağlamaktadır. Ancak 19. yüzyıldan günümüze kadar Johann Sebastian Bach sanatı ve eserleriyle o kadar ünlenmiştir ki, Bach soyadı artık onu tanımlar hâle gelmiştir.

Bach’ın müzik kariyerinde ilk ciddi iş deneyimi Saksonya-Weimar dükünün orkestrasında kemancı olarak başlamıştır. 1714’te usta bir orgcu olarak dünyaya açılıp birçok kente gitmiştir. Ve bu yolculuk sırasında Prusya’da bir dinleti verirken bir eserinin pedal melodisini olağanüstü çaldığından dinletide bulunan ve bir süre İsveç Kralı olan Hessen Dükü Friedrich kendinden geçercesine coşarak parmağındaki değerli yüzüğü çıkarıp Bach’a hediye etmiştir. 1723 yılında Leipzig Thomas Kilisesi’ne kantor ve Leipzig Üniversitesi Müzik Bölümü Başkanlığına getirilmiş ve ömrünün sonuna kadar bu görevi sürdürmüştür. Günde 30-35 sayfa müzik eserleri yazdığı bilinmektedir. Birçok şekilde eserler veren sanatçının bazı eserleri kaybolmuş, bazı eserlerini de kendisi yakmıştır. 1749 yılında, uzun süredir devam eden göz problemleri nedeniyle girdiği göz operasyonunda görme yetisini kaybetmiştir. 28 Temmuz 1750 tarihinde, 65 yaşında hayatını kaybetmiştir. Sanatçı köklü Alman stillerini özellikle İtalya ve Fransa gibi dış ülkelerden aldığı ritimlerin, formların ve yapıların adaptasyonu ve kontrpuan, armoni, müzikal motiflerin organizasyonundaki ustalığıyla geliştirmiştir. Bach’ın besteleri arasında Brandenburg Konçertoları, Goldberg Varyasyonları, Si minör Missa, 2 Passion ve 200 tanesi günümüze kadar ulaşmış 300’den fazla kantatı kapsamaktadır.

•MACİT ULUÇAMLIBEL / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme