'Myanmar'a yaptırım uygulanmalı!'
Myanmar'da Arakanlı Müslümanlara uygulanan şiddetle ilgili Birleşmiş Milletlerin almış olduğu soruşturma kararının pozitif bir gelişme olduğunu kaydetti.
Myanmar’da Arakanlı Müslümanlara uygulanan şiddetle ilgili Birleşmiş Milletlerin almış olduğu soruşturma kararının pozitif bir gelişme olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Sayın, “Arakan’daki zulmü bitirmediği müddetçe Myanmar ile ekonomik ilişkileri kesip, diplomatik temsilde bulunmamak gerekir” dedi.
Birleşmiş Milletler, Myanmar'ın Kaçin ve Şan eyaletinde işlenen insanlığa karşı suç ve savaş suçlarının araştırılması ve sorumluların soruşturulmasını istedi. BM, Myanmar Genelkurmay Başkanı Min Aung Hlaing ve pek çok üst düzey generalin Arakanlı Müslümanlara soykırım yaptığını bildirdi. Myanmar’da ordu generallerinin Arakanlı Müslümanlara karşı soykırım suçu işledikleri gerekçesiyle Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasını öngördü. Birleşmiş Milletler’in bu soykırım karşısında aldığı kararla ilk adımı attığını vurgulayan Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Sayın, “Dünya ve uluslararası kamuoyu Arakan konusunda neden sessiz kaldığı hususunda Birleşmiş Milletleri sorumlu tutuyordu. Birleşmiş Milletler kendisinden beklenen eylemin ilk adımı atmış gibi görünüyor. Özellikle sorumlu olanların yargılanmasını istemesi pozitif bir gelişmedir. Ceza mahkemesi etkin bir kurum olmakla birlikte bazen siyasi kararlar da alabiliyor. Arakan meselesi, dünya kamuoyu tarafından takipçisi olunması gereken bir konudur. Arakan’da neler oluyor meselesinin ise yeterince açıklığa kavuşturulduğunu, büyük bir soykırımın ve insani dramın yaşandığı, her gün onlarca, yüzlerce insanın öldürüldüğü, yaralandığı, tecavüze maruz bırakıldığı, zorla göçe maruz kaldığı ve tehcir edilen kamplarda ise hayat standartlarının çok çok gerisinde bir yaşam sürdürdüğü dünya kamuoyunun gündeminde bir konudur. Dolayısıyla Birleşmiş Milletler’in atmış olduğu bu adım Arakan konusunda muhatap olanların, katliamın baş sorumlusu olarak gösterilenlerin belki yeterli olmasa da hukuk önünde yargılanmasının ilk adımı olması açısından önem arz ediyor” şeklinde konuştu.
“DÜNYA BU KARARLA YETİNMEMELİDİR”
Arakanlı Müslümanların yaşam şartlarında hiçbir şekilde iyileşme olmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Sayın, “Evvela ülkemiz Türkiye olmak üzere dünyanın başta Müslüman ülkeleri Arakanlı kardeşlerimizin tehcir edildiği kamplara düzenledikleri düzenli yardım faaliyetleriyle durumu düzeltmeye çalışıyorlar. Özellikle Myanmar ordusunun kontrolündeki kamplara ulaşım imkansız durumdadır. Arakanlı kardeşlerimiz daha çok Endonezya’daki kamptalar. Endonezya hükümetinin zaten ekonomik olarak başı büyük dertte olduğu için bu kamplarla yeteri kadar ilgilenmediği ama yardım faaliyetlerinde kuruluşlara gerekli desteği gösterdiğini takip etmekteyiz. Durumda olumlu bir değişim yok. Tam tersine negatif bağlamda değişim söz konusudur. Gittikçe kötüleşiyor. En üzücü tarafı ise dünyanın çok sessiz kalışıdır. Korkarım ki Birleşmiş Milletler’in almış olduğu bu karar Arakan konusunda tatmin edici bir karar olmaz. Dünya bu kararla yetinip de hiçbir şey yapmamaya diretirse, Arakan’daki durum tersine daha da kötüleştirecektir. Birilerini zulüm yaptığından dolayı sorumlu tutup onun başını boş bırakırsanız, o taraf katliamlarını daha da şiddetlendirerek devam edecektir. Dünyanın bunun takipçisi olması gerekir. Bu ülkeler de başta Amerika, Çin, Hindistan, İngiltere gibi dünyanın süper güçleridir. Orta güçten süper güç olmaya doğru ilerleyen Türkiye, İran gibi ülkeler bu konudan tutumunu değiştirmeden daha da ilerletmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“SERT ÖNLEMLERİN ALINMASI GEREKİYOR”
Myanmar hükümetine karşı ekonomik ve diplomatik yaptırımlar uygulamak gerektiğini söyleyen Sayın, “Barış gücü teklifinde bulunulabilir. Ama evvela yargı önüne çıkarılması gerekiyor ki, bu da haliyle bir tutuklamayı, gözaltına almayı kapsar. Burada soru şu, Myanmar ordusu komutanını nasıl tutuklayacaksınız? Nerede, kim tutuklayacak? Bosna katliamından sorumlu olan bir sürü katil sürüsünü BM adalete teslim etmişti. Ama birçoğu ya firar etti, ya da yakalanamadı. Bu konuda uluslararası yaptırımların da yeterli olmadığını görmekteyiz. Ceza mahkemesinin uluslararası müesseseleri var. Fakat buradaki sorun şudur ki, bu kurumların yeteri kadar yaptırım gücü yok. Bu kurumlar uluslarüstü kurumlardır. Bu cezayı yargılama adımı önemlidir ama bence diplomatik ve ekonomik yaptırımların uygulanması gerekir. Daha açıkça söylemek gerekirse, onların Arakan’daki zulmü bitirmediği müddetçe ekonomik ilişkileri kesip, diplomatik temsilde bulunmamak gibi çok sert önlemler alınması gerekiyor. Bunu kim yapar, reel ve uluslararası politikada bunu kimin yapacağı konusu tartışmalıdır. Arakan meselesindeki olayın arkasında Çin ve Amerika vardır. Bu ülkelerin zulmü desteklediği ve görmezden geldiğini söylememiz gerekiyor” diye konuştu.
“TÜRKİYE KARARDA ETKİLİ OLDU”
Birleşmiş Milletler’in böyle bir karar almasında Türkiye’nin önemli bir etken olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Sayın, “Çıkan bu kararın çıkış sebeplerinden birisi de ülkemizdir. Zira Arakan’a yapmış olduğumuz düzenli seyahatler Birleşmiş Milletler koridorlarına bu konuyu gündeme taşımamız ve Türkiye’nin de aktif dış politikası ve diplomasisiyle diğer partner ülkeleri de yanına alarak kamuoyunda bu konuyu gündeme getirmiş oluşunu pozitif bir gelişme olarak görüyorum. Bu kararın ortaya çıkışında Türkiye’nin rolü yadsınamaz bir gerçektir” dedi.
HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / YENİ HABER
Bakmadan Geçme