Nakil bekleyen hasta sayısı 500'ü aştı

Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Şakir Tavlı, Konya'da 500'den fazla hastanın böbrek ve karaciğer nakli beklediğini, günümüzde organ nakliyle ilgili farkındalığın arttığını ancak bunun yeterli olmadığını söyledi.

Nakil bekleyen hasta sayısı 500'ü aştı
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Türkiye’nin organ naklinde dünya çapında bir başarıyı yakaladığını ifade eden Prof. Dr. Şakir Tavlı, “Türkiye genelinde 30 bin civarında hasta nakil beklerken Konya genelinde 500 civarında böbrek, 50-60 civarında da karaciğer nakli bekleyen hasta var. Bunlara yetişemeyince yenileri ekleniyor ve sayı daha da artıyor. Bu nedenle organ bağışında bilinçli olmalı ve farkındalığı artırmalıyız” ifadelerine yer verdi.

‘KADAVRADAN NAKİL YAPMA ORANI ÇOK AZ’

Beyin ölümü gerçekleşmiş hastaların organlarının nakil yapılması oranının çok az olduğuna dikkat çeken Dr. Şakir Tavlı, “Organ nakil işleri pandemi döneminde biraz sekteye uğradı ancak nakil işlerine tekrar başladık ve devam ediyoruz. Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanemizde sorit organ nakli olarak nitelendirdiğimiz nakil çeşitlerinden daha çok karaciğer ve böbrek nakli yapıyoruz. Bunun dışında göz hekimleri kornea nakli yapıyorlar. Organ nakli; beyin ölümü gerçekleşmiş olan kişiden yakınlarının rızasıyla bir veya birkaç organın alınarak ihtiyaç sahiplerine nakledilmesi işlemidir. Eğer hastanın beyin ölümü gerçekleşmeden önce organlarını vereceğine dair beyanda bulunursa bu tek başına yeterli olmaz. Ailesinin de kabul etmesi ve iki kişinin şahitliğiyle birlikte bir belge olması gerekir. Ülkemizde organ bağışı konusu dönem dönem ön plana çıkartılarak farkındalık oluşturulmaya çalışılıyor ancak hâlâ kadavra nakli dediğimiz beyin ölümü gerçekleşmiş olan kişilerden nakil sayının ülkemizde az olduğunu görüyoruz. Gerek karaciğer gerek böbrek bekleyen kişi sayısı çok fazla. Onlara kadavra nakilleriyle yetişemediğimiz için daha çok canlıdan nakilleri uyguluyoruz” dedi.

manset-5.jpg

’TÜRKİYE’DE 30 BİN CİVARINDA NAKİL BEKLENİYOR’

Tavlı, Türkiye genelinde 30 bin civarında hastanın nakil beklerken Konya genelinde 500 civarında böbrek, 50-60 civarında da karaciğer nakli bekleyen hasta olduğunun bilgisini verdi. Tavlı sözlerine şöyle devam etti: “Bunlara yetişemeyince yenileri ekleniyor ve sayı daha da artıyor. Organ bağışında bilinçli olmalı ve farkındalığı artırmalıyız. O kurumun olanaklarının fazla olması önem arz ediyor. Giderek bunları sağlamaya çalışıyoruz. Olanaklarımız kötü değil ancak sayılarımızı daha fazla artırmanın çabasındayız. Bunu de her yıl hem bu işte çalışacak öğretim üyesi hekim ve personel sayısını ve fiziki imkanlarımızı artırarak sağlamaya çalışıyoruz. İnsanların yakınlarının organını vermesi kolay bir şey değil ama birçok hayatı kurtarabilecek olması bir nebze olsun onların acılarını dindirecektir diye düşünüyorum. Her yıl birkaç kere insanları bilinçlendirmek için organ bağışı haftaları düzenleniyor ama ondan sonraki uzun aylar boyunca unutulup gidiyor. Belki biraz daha organ bağışının sağlayacağı olanakları ve insanlara katacaklarını anlatırsak bilinç düzeyi daha çok artacaktır.”

manset-1.jpg

ORGAN BAĞIŞI YAPMANIN DİNİ BOYUTU!

Toplumda organ bağışı yapmanın dini boyutunun uzun süre tartışıldığını ve bu durumun insanlarda soru işareti oluşturduğunu kaydeden Tavlı, “ Yıllar önce diyanetin yayınladığı bildiriyle dinen bir sakıncası olmadığını halkımız da artık kabul ediyor. İnsanların manevi duygularıyla o anki hissiyatlarıyla bir organın eksilmiş bir şekilde gömülecek olması gibi konularda çekinenler oluyor. Bu konuda bizim baskı yapmamız söz konusu değil. İnsanları artık işe yaramayan o organların birkaç kişinin hayatını kurtarabileceğine dair söylemlerle ikna edebilirsek ediyoruz. Son zamanlarda beyin ölümü gerçekleşmiş hastaların yakınları hastanın organlarını vermeyi kabul ediyor. Bu anlamda bilinç düzeyi giderek artıyor fakat yeterli değil. Bizden çok daha fazla sayıda kadavradan nakil yapan ülkeler var. Bu düzeyin artması elbette organ nakliyle uğraşan hekimlerin özellikle bilinçlendirilmesiyle mümkün. Ancak ümit verici olduğunu söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.

manset-4.jpg

‘ÇOCUK NAKİLLERİ DUYGUSAL ANLAMDA ETKİLYOR’

Beyin ölümü gerçekleşmiş çocukların nakillerinin duygusal anlamda çok etkilediğini, bu durumun meslek hayatı boyunca da en zorlandığı konulardan biri olduğunu ifade eden Tavlı, şöyle bir anısından bahsetti: “Geçtiğimiz günlerde küçük bir çocuğun beyin ölümü gerçekleşti. Beyin ölümü gerçekleşmiş çocukların organlarını alırken etkilenmemek mümkün değil. Bir meslektaşımızın iki yaşındaki bir çocuğun böbreklerini çıkarırken, ‘aynı gün benim çocuğumun doğum günüydü ve o da iki yaşına girdi’ demesine ve gözyaşlarını tutamamasına şahit oldum. Hakikaten bu durum da beni çok derinden etkileyen olaylar arasında yer alıyor.” •SÜMEYRA KENESARI

Bakmadan Geçme