Nakliye sektöründe güven: ASL Lojistik
İş hayatına girdikten sonra çok farklı sektörlerde tecrübeler kazanan ve son olarak lojistik sektörüne adım atan kadın girişimci Gülsüm Sezen Yıldız, yol arkadaşı Ferhat Buzluk'un manevi desteğiyle Konya'da ASL Uluslararası Nakliyat ve Lojistik firmasını hizmete sundu.
İş hayatına girdikten sonra çok farklı sektörlerde tecrübeler kazanan ve son olarak lojistik sektörüne adım atan kadın girişimci Gülsüm Sezen Yıldız, yol arkadaşı Ferhat Buzluk’un manevi desteğiyle Konya’da ASL Uluslararası Nakliyat ve Lojistik firmasını hizmete sundu. Sektörde başarılı olabilmek için temel şifrenin ‘Güven’ olduğunu vurgulayan Yıldız, hayat hikâyesini ve başarılarını Yeni Haber okurlarıyla paylaştı.
Sizi tanıyabilir miyiz?
Aslen Cihanbeyliyim ve Türkmen bir ailenin kızıyım. Kayı boyundanız. Atalarım at yetiştiriciliği yapmışlar ve Osmanlı’ya, Selçuklu’ya at vermişler. Dedelerimin sandıklarında da bocuktan yapılma at muskaları vardı. Böyle bir aileden geliyorum. Üniversitede Jeoloji bölümünden mezun oldum. İyi bir ortalama ile üniversiteyi bitirdim. Küçüklüğümden İngilizceyi şarkılardan öğrendim. 23 yaşımda evlendim ama anlaşamayınca iki sene sonra boşandık. Sonrasında ise çalışmaya başladım.

İş deneyimlerinizden bahseder misiniz?
Kendi ayaklarım üzerinde durabilmek için iş hayatına atılmaya karar verdim. İlk işim sigortacılıktı ve kapı kapı dolanıp hayat sigortası sattım. Bu mesleğin ardından bir avukatın yanında işe başladım. Orada da çok tecrübe edindim. İnsanlar aya benzer bir tarafı hep karanlıktır. Burada onu gördüm. Deneyimler kazandım ve ardından ayrıldım. 2003 yılında kafe sektörünün çok da önde olmadığı zamanlarda arkadaşımla birlikte ortaklaşa bu işe girdik. Çok güzel işler yaptık. Üç yıl boyunca orayı işlettik. Fakat yeni kafeler açılmaya başlayınca ve sektör sürekli yenilik istediği için tutunamadık ve başkasına devrettik. Sonraki süreçte MNG firmasıyla anlaştım ve Dubai’deki şubesine mühendis olarak gittim. MNG aslında bir inşaat firmasıdır. Anlaşma sağladıktan sonra işe başladım ve iki sene çalıştım. Oradaki tek kadın mühendis bendim. Dubai’de hayat standartları çok yüksekti. Gezmek için güzel fakat yaşamak için zor bir yer olduğundan dolayı daha fazla durmadan Türkiye’ye döndüm. Burada iş aramaya başladım.

Türkiye’ye döndükten sonra işlerinize direkt kendi alanınızda mı devam ettiniz?
İlk düşüncem yine kendi işimi yapmaktı. Fakat yurtdışı tecrübem olduğu için birçok firma benim bir kendileri için bir beden büyük olduğumu düşünerek işe almadılar. Yabancı dilimi değerlendirmek istedim ve devlet okulunda ücretli öğretmenlik yapabilmek için başvuru yaptım. Kabul edildi ve Konya’nın bir köyünde İngilizce dersleri verdim. Çocuklar büyük ilgi gösteriyordu. Onlara İngilizceyi tam anlamı ile sevdirdiğime inanıyorum. Talep üzerine ek dersler açmışlardı. Fıkıh ve Kelam dersleri aldım ve ek olarak din derslerine de girdim. Orada kadro problemi nedeniyle işime son verildi. Bu süreçte beni en çok duygulandıran, çocukların ayrılmamam için oturma eylemi yapması oldu. Fakat mecburen oradan ayrıldım. Yine işsiz kaldığım dönemde MNG’nin havuzunda şahsıma ait CV vardı ve bir gün aradılar. Beni Fedex firmalarına şube müdürü olarak düşünmüşler. Fakat görüşmelerimiz sonrasında Kayseri’ye satış müdürü yapma kararı aldılar. Kayseri’ ye giderek işe başladım. Oradaki ofiste satışlarda artış oldu. Bunu fark edince bir sene sonra beni tekrardan Konya’daki şubeye satış müdürü olarak çağırdılar. Yine burada da bir sene çalıştım ve satışları yüzde 136 oranında artırdım. Gelebileceğim en iyi yere gelmiştim ve bırakmaya karar verdim. Daha sonraki süreçte yine aynı sektörde tüm aracı firmaların mutlaka bir departmanında görevde bulundum. En son çalıştığım firmada da çalıştığımızın karşılığını alamamaya başladık. Oradaki iş arkadaşım Ferhat Buzluk İle de sıkı bir dostluk kurmuştuk. Ferhat, kendi iş yerimi açmam için bana tavsiyede bulundu ve müşteri portföyümün geniş olduğunu benim artık kendi işimin patronu olmam gerektiğini söyleyerek teşvikte bulundu ve bana çok destek oldu. Bu süreçte ilk dükkanımı açtım. Ardından Ferhat da o firmada dayanamadı ve yanıma geldi. Aile gibi olduk. Ne kazanıyorsak paylaştık. Ona dışarı işleri için arabamı verdim. Ferhat malları topluyordu, ben de muhasebe işini yapıyordum. Rakip firmaların hepsinde çalıştığım için bizim adımıza müşterilere ‘paranızı ödemez’ diye yanlış bilgiler vermişler. Ben de güveni sağlamak için hep nakit çalıştım. İlk amacım müşterilerin güvenini sağlamaktı. Bunu da başardığıma inanıyorum.

Bu firmayı nasıl kurdunuz?
KOSGEB kadın girişimcilik kursuna başladım. Oradaki tüm kadınlar pasta, börek işi için çabalıyordu ve bu bana çok dar bakış olarak geldi. Farklı girişimler yapılması ve işini bilenin yapması gerektiği kanaatindeydim. Orada eğitimlerimi aldım ve bu iş yerimizi açtık. İlk süreçte burayı depo olarak kullanıyorduk. Devletten kira, malzemeler ve Ferhat’ın maaşı için iki yıl destek aldım. 27 Mayıs 2017’de ASL Uluslararası Nakliyat olarak kendi firmamı kurdum. Kimse inanmadı ama başardım. Firmamın ismi, hava, kara ve deniz yolunun İngilizce kısaltılmışıdır. Bu işe girişirken sahip olduğum şeyler, bir araba, bir ben ve bir de Ferhat’tı. İnandık ve başardık diyebiliriz. Şimdi de birlikte bu işi yürütüyoruz.

Şuan yaptığınız işi tam olarak anlatır mısınız?
Kara, deniz ve hava yolu yapan firmalara gideriz. Onların yurtdışına nakliye işlerini alma konusunda anlaşma sağlarız. 260 ülkeye nakliye yapıyoruz. Firmalar arasında aracıyız diyebiliriz. İşimizde İngilizce çok önemlidir. Çünkü kargo tesliminde problem yaşanırsa ülke dışıyla irtibata geçmemiz gerekmektedir. İngilizce önemli olmasına rağmen çoğu rakibimiz bilmez. Bir firma göndereceği malı bize söyler ve firmaları araştırırız. En uygununu onlara söyleriz. Kargoyu bize verirler ve tüm işlemlerini yaparak göndeririz. Bu süreçte de müşterilere sürekli yolda veya iletildi şeklinde bilgi veririz.

Firmalar, direkt kargo şirketleri ile çalışmak yerine neden aracıya ihtiyaç duyuyorlar?
Büyük firmalar direkt kargo şirketleri ile çalışabilirler. Ama küçük ve orta ölçekliler ayda yüz bin dolarlık mal gönderemez. Bu gönderme işleminde bizimle çalışınca araç ücreti, eleman parası, işletme ücreti, vergi ve daha birçok ücretten kurtulmuş oluyorlar. Bu da firma için daha kazançlı hale geliyor. Biz çok çeşitli kargo firmaları ile çalışıyoruz. Malını gönderecek firma da kısıtlanmıyor ve en uygun şekilde gönderimini sağlıyoruz.

Şu an sektörde neredesiniz?
Çok fazla müşteriye açılmıyoruz ve temkinli yaklaşıyoruz. Şu an durumumuz iyi ama bir yıl kadar sonra yeni bir acente alıp büyümeye gideceğiz. Yurtiçi acente alıp çok fazla çalışanımız olsun istiyoruz. Yurtiçi kısmına Ferhat bakacak. Ona buradaki işleri emanet etmeyi planlıyorum. Ben de yurtdışı ofisine bakmayı düşünüyorum.

Aracılık yapan diğer firmalardan farkınız nedir?
İşletmelerin kargo esnasında malına zarar gelirse bulunu her türlü karşılıyoruz. Diğer firmalar bunu yapmıyorlar ve bu konuda da çok iddialıyız. Bu süreçte kargosu henüz teslim edilmeden kaybolan bir firmanın parasını kendilerine ödedik. Burada tek kazandığımız güven oldu. Kargoyu en iyi şekilde paketleriz. Bir kargonun yanlış paketlenmesi diğer kargolara da zarar verir. Bu konuda dikkatli davranırız.

Yeni girişimde bulunacak kadınlara ne önerirsiniz?
Başarının sırrı gerçek hayata adapte olmaktan geçmektedir. Dizilerdeki yaşantılar gibi her şey altın tepside önümüze sunulmuyor. İnsanlar bunun farkına varmalılar. Kendi ölçülerini bilmeliler, aynaya bakmalılar ve ona göre hareket etmelilerdir. Yapabileceklerini bilenler, etik olmayı başaranlar kısa vadede kaybeder uzun vadede kazanır. Özetle her şeyden önemlisi çabadır. Ben de yaşamım boyunca bugüne kadar hep çabaladım ve bunu hiç bırakmadım.
RÖPORTAJ: HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU

Bakmadan Geçme