Ne dolar ne altın yatırımın hası güvercin

Türkiye’de yatırımcı doların ne kadar yükseleceğini tahmin etmeye çalışırken, 40 liraya aldığınızı 40 bin liraya satabileceğiniz güvercin piyasası çoktan uçuşa geçti.

İşin meraklıları, her hafta düzenlenen açık artırmalarda bir araba parasını güvercin için gözünü kırpmadan çıkarıp veriyor.


SERBEST PİYASA
Memleketin gündemi, 3 lirayı bulan dolar yukarı çıkar mı şeklindeki sorularla meşgul iken, bazıları ne avro ne altın; en iyi yatırım güvercin diyor. Çünkü 40 liraya aldığınız bir güvercini 40 bin liraya satabilirsiniz. Edirnekapı, Aksaray gibi semtlerde kurulan pazarlar işin meraklısıyla dolup taşıyor. Güvercinin takla atış sayısı, kanatlarını çırpma biçimi değerini binlerce lira artırıp, düşürebiliyor. Piyasayı bilenlere göre bu iş, meraktan öte resmen bir hastalık.

İŞİN PİYASASI PARA BASIYOR
Küçük pazarlarda 50 liradan bin liraya kadar teklif edildiği olabiliyor. Uçuşu ve oyunuyla ön plana çıkan güvercinlerin değeri ise bin ila 10 bin arasında değişiyor. Kaliteli ve ırkı sağlam bir güvercin için arabasını veren bile var. Yetişticiler, kuşların bakımına da binlerce lira harcayınca, sanal mezatlar da başlamış. İnternetten yüzlerce site kuş ve ürün satışı yapıyor. Kıcasası bizim damdaki güvercin, bu aralar tüm risklerine rağmen para basan bir yatırım aracı.
İhalesinde onbinlerce lira dönüyor
Ehil olanların verdiği bilgiye göre, güvercinin ihale kahvesinde takla atanı değil de havada uçarken oyununu sergileyeni makbul. Asıl pahalı ihaleler, yetiştiricinin kahvehanede gösterisiyle başlıyor. Çaylar demleniyor, misafirler ağırlanıyor. Yani bir çeşit defile ya da ürün lansmanı. Ardından güvercin başlıyor hünerlerini göstermeye. Her kanat çırpışı, her takla değerine değer katıyor ya da düşürüyor. Buralarda onbinlerce liradan söz ediliyor. Genelde hafta sonu yapılan ihaleler, bir nevi antika müzayedesi gibi.

YÜZDE 70'İ KAYITDIŞI
2006'da kurulan Türkiye Güvercin Federasyonu'nun Başkanı Bilgin Tuncay, milyonlarca liranın döndüğü bu işin her geçen yıl büyüdüğünü aktarıyor. “İnternetten yapılan güvercin satışlarının neredeyse yüzde 70'i kayıtdışı" diyen Bilgin Tuncay, "Piyasanın denetimi ve standartların getirilmesi önemli, bu konuda hazırlıklarımız var"diyor.

YAŞAMAYAN BİLMEZ BU SEVGİYİ
Tuncay, düzenlenen festivallerden detay veriyor: "Mesela, kurul tarafından özellikleri değerlendirilerek güvercinin taklası bol olanı ve uzun kaçanı birinci seçiliyor. O güvercinin sahibine de festival sonunda altın veya para veriliyor." Tuncay, Dünya Güvercin Birliği'ne üye olduklarını ve 12 Balkan ülkesinin başkanlığını üstlendiklerini de paylaşıyor. Sektörel sorunlar bir kenara bırakılınca "Kendimi bildim bileli böyle, onları uçurmak, dönüşlerini beklemek başka türlü bir sevgi" demeyi unutmuyor.

Herşey ithal milyonlarca dolar boşa gidiyor

Herhangi bir kurumdan destek ya da teşvik görmediklerini paylaşan Tuncay, kurumsallaşmanın önemine dikkat çekiyor. Bu işe gönül verenlerin öncülüğünde işlerin yürüdüğünü söylüyor. Sohbetimiz ilerledikçe, Bilgin Tuncay çok önemli bir konuya dikkat çekiyor: “Ülkemizdeki yüzbinlerce güvercinin aşı, ilaç ve bakım ürünlerinin tümü ithal. Biz isteriz ki, bu konuda Tarım Bakanlığı ve üniversitelerin ilgili bölümleri çalışmalar yapsın ve ithalat dursun. İnanın yüzbinlerce kuş üreticisinin milyonlarca lira para harcadığı büyük bir sektör burası, yerli üretim olursa, ciddi kazançlar elde edilebilir." Bir sorun daha var diyor Bilgin Tuncay: “Veteriner yok. bizler bu işi bildiğimiz için arayıp ilaç ve tedavi danışıyorlar."

Otoban kenarındaki mezatlara dikkat

Bilgin Tuncay, piyasanın otoban kenarlarında ya da mahalle aralarında kurulan mezatlarla anılmasından şikayetçi. Tuncay, özellikle künyesiz kuşların yarışlara katılmaması konusunda aldıkları mesafeyi şöyle anlatıyor: “Posta güvercinlerine 175 bin marka getirtip, yarışlarda künyeleme sistemini oturttuk. Ancak, dünya standartlarını yakalamak için alacak çok yolumuz var."

Bir daire fiyatına güvercin

Arena Güvercin Mezadı Sahibi Levent Boztepe, "Çocukluğum" diyerek başlıyor: “500'e yakın güvercinim var, evladımla ilgilenir gibi seviyorum. Aylık masrafları 4 bin lira. Hastaları inanın gözünü kırpmadan çıkarır onbinlerce lirayı verir. Araba hatta daire fiyatına 2 tane alanı biliyorum. Mesela bir renk ya da desenin Türkiye'de aynısından yoksa anında değeri artar" Boztepe, bir kuş uçuruyor ve özgürce anlatıyor: "Her günüm onlarla, gökyüzünü izlemek ve sana olan vefalarını bilmek güzel ."

Üç nesil aynı evde büyüdü

Özgürce uçup, aşağıda sahibinin geri döndürmek için taklalar attığı bu kuş türü, bize de yatırım aracı oldu. Ama bizimki biraz gayrimenkulle ilgili. La Martine caddesinin büyük binaları arasından gelip, benim üçlü kanepenin üzerini buldular. Oraya yuva yaptılar. Meteliğe kurşun atacaklarına, buyursunlar karın tokluğuna takla atsınlar dedik, ne mümkün. Nasıl bir yatırım yaptılarsa, 3 nesil aynı yerde büyüdü. Bu ailenin, beraber televizyon izlemek gibi başımıza getirdiği güzel şeyler saymakla bitmese de, en son 'abi git bi bilet al istersen' noktasına geldik. O değil de, hele bayramda elimi öpmeye gelmesinler ben bilirim yapacağımı. Takılacam kanatlarına diyar diyar gezecem. Ah bir büyüseler, hele bir büyüsünler.

Bakmadan Geçme