'Nevruz insanlığın bayramıdır'

MERVE ATEŞ / YENİ HABER

'Nevruz insanlığın bayramıdır'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Nevruz Bayramı, toprak ananın soğuk kış günlerinden sonra sessizliğini bozarak canlandığı, doğanın yeniden yeşile büründüğü baharın müjdesi olarak nitelendiriliyor. Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hacı Ahmet Şimşek “Nevruz, bir gurubun, milletin ırkın bayramı değildir. Nevruz insanlığın bayramıdır. Bu tanımlamaya yakışır şekilde idrak edilmesi gerekir . Nihayet ve çok şükür bu yıl Nevruz özüne uygun olarak barış ve kardeşlik içinde geçiyor.” dedi

 

Baharın gelişinin habercisi Nevruz, Türkiye genelinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Miladi takvime göre her yıl 21 Mart’ta kutlanan ve doğanın yeniden canlandığını müjdeleyen bahar bayramı Nevruz, bu yıl da milyonlarca insanı bir araya getirecek. Yeni yıl, doğanın uyanışı ya da bahar bayramı olarak bilinen Nevruz, aslında çok uzun yıllardır kutlanan ve hemen hemen her toplum için önemli bir bayram. Türkiye’de 1995 yılına kadar bir gelenek olarak görülen Nevruz, geçtiğimiz yıllardan itibaren ise resmi bayram olarak kabul edildi.

BAHARIN GELİŞİ EĞLENCEYE DÖNÜŞÜYOR

Kelime kökeni eski Farsça’dan gelen Nevruz, yeni anlamındaki ‘nava’ ve gün ışığı anlamındaki ‘razah’ kelimelerinin birleşmesinden oluşuyor. Nevruz’un İslami bir kökeni olmasa da bu bayram, İran’da şenlikler şeklinde kutlanıyor. Orta Asya Türk halklarında ve Anadolu’da Nevruz, Göktürklerin Ergenekon’dan çıkışı ve yine baharın gelişi olarak kutlanıyor. Kürtlerde ise Nevruz’un günümüzden 2 bin 500 yıl önce zalim bir kral ile mücadeleye eden Demirci Kawa Efsanesi’ne dayandığına inanılıyor. Birçok topluluk Nevruz’u 21 Mart’ta kutlarken, kuzey yarımkürede doğanın yeniden hayat bulmasını temsilen 22-23 Mart tarihlerinde eğlenceler düzenleniyor.

2.YÜZYILDAN ERSLERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BAYRAM

Araştırmalara göre Nevruz geleneğinin geçmişi, 15 bin yıl öncesine dayanıyor. Yazılı kaynaklara göre Nevruz kelimesine ilk kez 2. yüzyılda Pers kaynaklarında rastlanıyor. O çağlarda yerleşik hayata geçiş yapan insanoğlu için mevsimler, yaşamsal bir önem taşıyordu. O dönemlerde soğuk ve zor şartlarda geçen kışın ardından gelen bahar ile doğanın yeniden canlanması, bolluğunda kavuşmanın anlamına geliyordu. Kaynaklara göre insanlığın yeniden bolluğa kavuştuğu dönem olarak görülen bahar bayramını yani Nevruz kutlamalarını ilk başlatan kişinin de Pers Kralı Cemşit olduğu belirtiliyor.

GECE İLE GÜNDÜZÜN EŞİTLENDİĞİ GÜN

Baharın ilk günü olarak kabul edilen Nevruz, kuzey yarımkürede bahar ekinoksu yani gece ile gündüzün eşit olduğu günde kutlanır. 21 Mart’ta kuzey ve güney yarım kürede güneş ışınları öğle vakti Ekvator’a 90 derecelik bir açıyla düşer. Bu tarihte güney yarım kürede sonbahar, kuzey yarım kürede ise ilkbahar başlar.

TÜRKLERDE NEVRUZ

Türklerin (Göktürklerin) Ergenekon'dan demirden dağı eritip çıkmalarını, baharın gelişini, doğanın uyanışını temsil eder. Doğu Türkistan'dan Balkanlara kadar tüm Türk kavimleri ve toplulukları tarafından, MÖ 8. yüzyıldan günümüze kadar her yıl 21 Mart'ta kutlanır.Türkiye 'de bir gelenek, Türk Cumhuriyetleri'nde ise resmî bayram olarak kutlanırken, 1995 yılından itibaren Türkiye Cumhuriyeti tarafından Bayram olarak kabul edilen bir gün haline gelmişti.Oniki Hayvanlı Takvim ve Melikşah'ın Celali Takvimi'nde yılbaşı olarak belirlenen 21 mart, Divânu Lügati't-Türk'te de ilkbaharın gelişi olarak belirtilir. Türk edebiyatı ve musikisine de Nevruz; Nevruz-ı Asl, Nevruz-ı Arap, Nevruz-ı Bayati, Nevruz-ı Hicaz, Nevruz-ı Acem ve Nevruz-ı Seba olarak girmiştir. Tarihte pek çok devlet tarafından bayram ve gelenek olarak kutlanmıştır. Bunların başında Anadolu beylikleri, Eski Mısır, İran, Safavi, Sasani, Moğollar, Selçuklu ve Osmanlı gelir.

“SİYASİ HAREKETLERDEN DOLAYI BİR ZAMAN YANLIŞ ANLAŞILMIŞTIR”

Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hacı Ahmet Şimşek, “Toprağı "ana" diye algılayan bizim düşünce sistemimizde, baharın gelişi hem psikolojik hem de fizyolojik olarak çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü insanın vücudu ve duyguları bahar ile birlikte adeta yeniden doğar ve canlanır. Kışın tembelliğini üzerinden atarak pozitif enerjiyle dolar. Bu enerjiyi en güzel şekilde kullanmak, hem Allah'a kul olmanın gereği, hem de iyi bir insan ve iyi bir vatandaş olabilmenin mesuliyetidir. İranlılar, Nevruzu Saka Türklerinden almışlardır. Daha sonra da Kürt kardeşlerimiz İranlılardan görerek Nevruz kutlamalarını yapmaya başlamışlardır. Zaten sarı, kırmızı ve yeşil renkler de Göktürklerin milli rengidir. Özbekistan'da da bu üç renk kutlamalarda ana renkler olarak kullanılır. Nevruz anlayışı ve kutlamaları binlerce yıldan beri gelen bizim örfümüzdür, âdetimizdir. Birtakım siyasi hareketlerden dolayı bir zaman yanlış değerlendirilmiş ve yanlış anlaşılmıştır. Bu yüzden Nevruz'u göz ardı etmek son derece yanlıştır. Bunu ortadan kaldırmak için öncelikle akademik seviyede çalışmalar yapılmalı, devletin ilgili birimleri vasıtasıyla tertip ve düzen içerisinde kutlanmalı ve halka, daha doğrusu yeni nesle iyi anlatılmalıdır” diye konuştu.

NEVRUZ İNSANLIĞIN BAYRAMIDIR

Nevruz’un bayram havasında geçmeye başladığını aktaran Araştırmacı  Şimşek, “Nevruz, bir gurubun, milletin ırkın bayramı değildir. Nevruz insanlığın bayramıdır. Bu tanımlamaya yakışır şekilde idrak edilmesi gerekir .Nihayet ve çok şükür bu yıl Nevruz özüne uygun olarak barış ve kardeşlik içinde geçiyor. Demek ki isteyince oluyormuş .Toprağı "ana" diye algılayan bizim düşünce sistemimizde, baharın gelişi hem psikolojik hem de fizyolojik olarak çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü insanın vücudu ve duyguları bahar ile birlikte adeta yeniden doğar ve canlanır. Kışın tembelliğini üzerinden atarak pozitif enerjiyle dolar. Bu enerjiyi en güzel şekilde kullanmak, hem Allah'a kul olmanın gereği, hem de iyi bir insan ve iyi bir vatandaş olabilmenin mesuliyetidir.” ifadelerini kullandı.

Bakmadan Geçme