Nurullah Genç: Tek tip değiliz, hikayemiz var
Toplumun, materyalist anlayışın ve teknoloji medeniyetinin elinden kurtarılması gerektiğinin altını çizen Yazar Nurullah Genç, 'Teknoloji canavarının elinde bireyselleşen aileden, yuvadan, dünyadan, gençlikten kimseye hayır gelmez. Z kuşağı diyerek küreselleşmenin kavramlarıyla dünyayı köleleştiren bu anlayışa karşı çıkmalıyız. Bizim üç kuşağımız vardır. Anne-baba- dede-nene ve torunlar. Bu vahşi anlayışa, 'Başka kuşak yoktur' diyerek karşı koymadıkça bu dünyayı yitireceğiz' dedi.
“Biz bu coğrafyanın en önemli hikayesi olmak zorundayız” diyen Nurullah Genç, “Bundan sonraki nesiller için de onların en güzel hikayesi olmak mecburiyetindeyiz. Ve Müslüman insan tefekkür eden insandır. Hazreti İbrahim’in tefekkürle ayı, güneşi, yıldızları ‘benim Tanrım değildir’ diye nasıl ayırdığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Müslüman’ın düşünmediği yerde karanlık onu esir alır. Tefekkür edin düşünün bundan sonraki hayatınızda bu dünyaya neyin gerektiğini çevrenize, insanlara, ülkemize ve bütün dünyaya benim hiddetimin, benim medeniyetimi anlatın. Eğer yeryüzü sakinleri bir gün bunu kavrayabilirlerse yeniden adaletin o güzel ufkunda insanlığı ayağa kalkacaktır. Yoksa çilemiz devam eder” ifadelerini kullandı.
‘TEKNOLOJİ CANAVARINA KURBAN GİTMEYİN’
İnsanların teknolojinin elinde tek tip hale geldiğini vurgulayan Genç, “Şiir demek sanat, edebiyat demek, edep demektir. Edebiyat edep kökünden türemektedir. Edep, nezaket demektir zariflik demektir. İncelik demektir, güzellik demektir. Edep ölçülülük demektir. Bu kadar ölçüsüzleşmiş bir dünyaya edep gerek. Ve bunları bir arada düşündüğümüzde bir taraftan umutlanıyoruz bir taraftan da nasıl bir ağır yükle karşılaşıyoruz. Her şey gelir geçer, ömür gider. Ömrünüzün en kıymetli zamanlarını ‘bu dünyaya ne gerek’ sözünün ufkunda güzel bir hayat sürerek geçirmenizi temenni ediyorum. Yuvalarınıza bu zihniyet dünyasını aşılamanızı, çocuklarınızı bu zihniyetle yetiştirmenizi, ve bu günkü teknoloji canavarının elinde bireyselleşen aileden, yuvadan, dünyadan, tek başına bir robota dönüştürülen, hafızası elinden alınan ve köleleştirilen, zamansızlaştırılan insan varlığını yeniden özüne dönüştürecek bütün faaliyetleri gerçekleştirmenizi temenni ediyorum. Çünkü dünyaya ve ülkemize bu gerekiyor” diye aktardı.
‘DÜNYAYI KÖLELEŞTİREN BU ANLAYIŞA KARŞI ÇIKMALIYIZ’
Toplumun teknoloji ateş medeniyetinin elinden kendini kurtarması gerektiğinin altını çizen Genç, “Önce kendimizden başlayacağız. Kendi çevremizi, ailemizi, çocuklarımızı, gençlerimizi bu dünyanın kötü niyetli, teknolojiyi de kendisine vasıta olarak kullanan ateş medeniyetinin zihniyet dünyasını pençelerinden kurtarmalıyız. Aksi takdirde anneler olarak çocuklarınızdan dolayı ıstırap çekersiniz, babalar olarak eşlerinizden dolayı ıstırap çekersiniz. Hanımefendiler olarak eşlerinizden ıstırap çekersiniz. Dedeler, neneler torunlarından dolayı ıstırap çeker. Z kuşağı diyerek küreselleşmenin kavramlarıyla dünyayı köleleştiren bu anlayışa karşı çıkmalıyız. ‘Bizim üç kuşağımız vardır. Anne-baba- dede-nene ve torunlar’ başka kuşak yoktur diyerek bu vahşi anlayışa karşı koymadıkça bu dünyayı yitireceğiz. Saygı ve sevgi ortadan kalkacak, insanlar sömürülen birer kölelere dönüştürülerek bir kurban haline getirilecek. Birçok modern bir şekilde dünyayı istila etmiş olan mitolojik tanrıların hemen hemen her dizide, her filmde çocukların karşısına çıktığı bu dünyada yüzbinlerce, milyonlarca insanı kendisine kurban ettiler” diyerek sözlerini noktaladı.
•SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme