EFENDİMİZ EVRENSEL VE DEĞİŞMEZ BİR ÖRNEK
Hz. Peygamberi doğru anlamak ve anlatmak zorundayız
Hz. Muhammed’in evrensel ve değişmez bir örnek olduğunu belirten, Necmettin Erbakan Üniversitesi İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Turan Yüksel, Çocuklarla gençlere Hz. Peygamber anlatılırken çağın gerekliklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Bir mümin için Hz. Peygamber (S.A.V.) tanımak, bilmek, kabul etmek imanın gereği olduğunu ve Allah’a iman ile birlikte zikredildiğini söyleyen Necmettin Erbakan Üniversitesi İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Turan Yüksel, ‘’Problem olan kısım ise Hz. Peygamber’i anlama, anlatma, bunu çağımıza göre değerlendirme ve bize örnek olarak yansıtmada problem var. Eğitim bu noktada çok önemli geliyor. İlkokulda hatta çocukluk döneminde bireyleri Hz. Peygamberin ahlakı ile ahlaklandırmak adına çaba sarf etmek gerekiyor. Dolayısıyla bu noktada ailelerde anne babalara ve eğitimcilere büyük görevler düşüyor. Devletimiz bu konuda destek de veriyor. Kreşlerde, ilkokullarda, liselerde, yüksekokullarda Hz. Peygamberi anlamak adına bir takım dersler veriliyor. Siyer’in seçmeli ders olarak okutulması ve oldukça da ilgi görmesi sevindirici bir durum. Dolayısıyla bu derslerin devam ettirilmesi gerekiyor. ‘’ dedi.
HZ. PEYGAMBER YAŞAYAN BİR MODEL OLARAK ALGILANMALI
Bir İslam tarihçisi ve akademisyen olarak Hz. Peygamberin hayatının doğumundan ölümüne kadar sıhhatli bir şekilde öğretilmesi gerektiği kanaatinde olduğunu belirten Ahmet Turan Yüksel, ‘’Temel bazı bilgilerin nerede doğdu, annesinin adı, babasının adı gibi bilgiler sıhhatli bir şekilde öğretilmesi gerekiyor. Bunun ötesinde üzerine yaşayan model olarak nasıl algılanmalı konusunda çalışılmalı. Doğruluğu, güzel ahlak sahibi olması, güler yüzlülüğü, çocuklarla muhabbeti, eşine karşı tavrı, ticaretteki durumu, bunları irdelemek gerekiyor. Değerler eğitimi dediğimiz konunun biraz işlenmesine ihtiyaç var. Öbür türlü Hz. Peygamber gönlümüzde yeri olan, çok mümtaz bir şahsiyet ve sanki erişilemez bir değer gibi duruyor. Hz. Peygamberi seviyoruz, duyunca Salavat-ı Şerif getiriyoruz. Ötesine gitmiyor gibi oluyor. Bunun tam dersi de efendimizi sıradanlaşıyor. Malum geçen seneki kutlamalarda oldu. Çok da yanlıştı, hepimizin vicdanını yaraladı. Pasta üzerine birtakım şeyler yaparak kutlu doğumu kutlamak gibi. Bunlar son derece yanlış şeyler. Böyle yaparak da sıradanlaştırmış olunuyor. Sevdiğimiz birinin bir beşerin doğumu gibi kutlanırsa bu da olayı sıradanlaştırmış oluyor.’’ şeklinde konuştu.
ÇEVRE SEVGİSİNİ NEDEN GREENPACE’DEN ÖĞRENİYORUZ
Peygamberimizin hayatını ve yaşayışını öğrenmede Ashab-ı Kiram’ın da çok önemli bir yer tuttuğunu aktaran Prof. Dr. Ahmet Turan Yüksel, ‘’Siyeri anlamak adına Ashab-ı Kiram’ı çokça öğrenmek lazım. Onlar Hz. Peygamber’e sevgi ve saygıda kusur etmiyorlardı. Bu sıradanlaşması aşmak adına Ashab-ı Kiram-ı da daha iyi anlamalıyız. Hz. Peygamberin güzel ahlakını, güzel konuşması, güler yüzlülüğü, ağaç dikiyor olması, gibi özellikleri anlatılmalı. Çevre sevgisini neden Greenpace’den öğreniyoruz. Peygamber denince gençlerin zihnine belli başlı şeyler geliyor. Hz. Peygamberi örnek alan, onun o değerini, güzelliğini çocuklara güzel örneklerle anlatmak gerekiyor. Hz. Peygamberi çağımızın anlayışıyla anlatmak gerekiyor. Gençlerimizi pırıl pırıl bilgiye çok hızlı bir şekilde ulaşabiliyorlar. Anne babalar ve eğitimcilerimize bu noktada çok büyük görevler düşüyor. Çocuklara güzel örnek olmalılar. Anne babalar eve selam vererek girse, peygamberimiz selam verirdi dese, peygamberimiz ellerini yıkardı, sağ elle yerdi, tabağında bir şey bırakmazdı, yemek seçmezdi, bunu uygulayarak gösterirlerse daha etkili olacaktır.’’ dedi.
ÇAĞIN TEKNOLOJİSİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
Peygamberimizi anlatırken Çağın teknolojisinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Turan Yüksel, ‘’Kutlamalarda coşkuya ihtiyaç var. Şahsen de bunu yadırgamam. Yoksa Yunus Emre’ler çıkmıyor. Yunus Emre’leri anlayan ve anlatacak insanlar yetişmeyebiliyor. Fakat coşkuyu da abartmadan, ölçülü bir şekilde Hz. Peygamberi önceleyerek saygı sevgi içinde yaşatmak lazım. Bizim tarihimizden gelen bu uygulamaları da canlı tutmak gerekir. Çağın da teknolojisi göz ardı edilmemeli. Peygamberimizin suretiyle film yapıldı. Bu doğru değil ve kesinlikle reddedilmiştir. Ama bir şemail kitabı okumak lazım. Toplumumuz bunları pek bilmiyor. Ahlak-ı Nebi’nin ibadet hayatı, gülümsemesi, yatıp kalkması, bunları da bilmek adına çocuklarımıza tabi onların da pedagojik yapılarına uygun bir şekilde çizgi filmlerle sunmak gerekiyor. Bunları çocuklarımızın ihtiyaçlarına hitap edecek şekilde, oyun formatlarına döküp şekillendirmek de isabetli olacaktır. Çocuklar eski çocuklar değil, insanlar eski insanlar değil, ihtiyaçlar ve sıkıntılar ona göre. Bu noktada efendimiz evrensel ve değişmez bir örnek. O çizgi filmlerde belki o çocuk o mesajı farkında olmadan olacak. Güzelliği, temizliği, ahlakı, doğruluğu, dürüstlüğü, çalışkanlığı, yalan konuşmamayı, arkadaşlığı, paylaşmayı doğru bir biçimde öğrenecektir. Hz. Peygamberin ahlakını bildiğimiz kadarıyla içselleştirmek ve her gün onu uygulamakla mükellefiz. Bu nefsi bir mücadeleyi de gerektiriyor. Bununla da mücadele edip aşmamız gerekiyor. Böylece bireyler güzelleşiyor, toplumlar güzelleşiyor. Bu da böylece kademe kademe güzelleşecektir inşallah. Mevlid Kandili tüm insanlığa ve İslam alemine hayırlar getirsin ve kurtuluşuna vesile olsun. ‘’ ifadelerini kullandı.
İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme