Obama'nın başarısızlıklarla dolu 8 yılı

2008'de ABD başkanı seçilen Barack Obama, 8 yıldır başarılarından daha çok başarısızlıklarıyla anılıyor.

8 yıldır ABD Başkanlık görevini yürüten Barack Obama, Şubat 2017'de görevi Obama'nın partisi olan Demokrat Parti'nin başkan adayı Hillary Clinton'a karşı seçimleri önde tamamlayan Donald Trump'a devredecek.

2008'de büyük umutlarla seçilen Barack Obama'nın görevde kaldığı 8 yıl ise hem Amerikalılar için hem de dünya için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Amerikalılara 'değişim' vaat ederek seçilen Obama'nın 2008 seçimlerinde dış politikadaki en önemli vaatleri ise, “Irak'tan çekilme", “Afganistan'a daha fazla asker kaydırma", “İran ile önkoşulsuz görüşme" ve “ABD askerlerini savaşa yollamama" üzerine kuruluydu. İçeride ise “ekonomik teşvik paketi", “sağlık reformu" ve “vergi indirimi" vaadinde bulundu. 2012 seçimlerinde ise Cumhuriyetçi Parti Başkan adayı Romney'e karşı başarılı bir performans sergileyen Obama, ikinci kez başkan oldu.

8 yıl boyunca başarıları kadar başarısızlıkları ile de gündeme gelen Obama özellikle dış politikada sık sık eleştirildi. Obama'nın dış politikası hem Cumhuriyetçilerin hem de Demokratların hedefi oldu. Başkan olduktan sonra Dışişleri Bakanı olarak görevlendirdiği Hillary Clinton, Obama döneminde Savunma Bakanlığı görevi yapan Chuck Hagel, Robert Gates, Leon Panetta ve eski CIA Başkanı Obama'nın politikalarını eleştirerek istifa eden isimler arasında yer alıyor.

İşte dış politikası 'topal ördek' eleştirilerine maruz kalan Obama'nın 8 yılı…
 

"Türkiye ile güçlü ilişkiler" mesajı vermişti

-2009 yılında ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye'ye gerçekleştiren Obama, Türkiye ile 'model ortaklık' kuracağını söyledi. Türkiye ile ilişkilerini daha da güçlendireceklerini söyleyen Obama, Türkiye ile yeni bir dönemin başladığını ifade etti.

-Ancak, Mavi Marmara saldırısı sonrası İsrail'in yanında yer alan Obama, BM'de İsrail'i korudu.

-Ermeni soykırımı iddialarını Ermeni lobilerinin de etkisi ile 'büyük felaket' diye niteleyen Obama, Türkiye'yi suçlayan bir söylem kullandı.

-Mısır'da ülkenin ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin devrilmesine neden olan 2013 darbesine büyük destek veren Obama yönetiminin tavrı Türkiye'de büyük bir hayal kırıklığına yol açtı.

-Arap Baharı sonrası Obama yönetiminin izlediği politika Türkiye'de büyük rahatsızlığa yol açtı. Özellikle, Suriye'de yaşanan iç savaşa karşısında önce 'Esed gitmeli' diyen daha sonrada 'kırmızıçizgilerden' geri adım atan ve Esed'in halkını katletmesine seyirci kalan Obama yönetimi, Türkiye'nin Suriyeli siviller için istediği “güvenli bölge" ve “uçuşa yasak bölge" taleplerine de destek vermedi.

-Terör örgütü DEAŞ ile etkin mücadele için Türkiye'nin de içerisinde yer aldığı bir uluslararası koalisyon oluşturan Obama, DEAŞ ile mücadeleyi sadece 'hava saldırılarına' indirgedi. DEAŞ ile karadan mücadele için asker kullanmayacağını açıklayan Obama, DEAŞ'e karşı bir diğer terör örgütü olan PKK/PYD'yi silahlandırdı. Türkiye'nin güvenliğini tehdit eden terör örgütlerine büyük destek veren Obama yönetimi, NATO müttefikinin uyarılarına karşın desteğini geri çekmedi.

8-yil.jpg

Irak'tan çekileceğim dedi ama…

2008 seçimlerinde 'Irak'ta bulunan ABD askerlerini geri çekeceğim' sözünü veren Obama, 2011 yılında ABD askerini geri çekti. Bush döneminde işgal edilen Irak, istikrarsız bir ülkeye dönüşürken, Obama'nın Irak stratejisi de bu istikrarsızlığı daha da derinleştirdi. Irak'tan çekilen ABD güçleri arkalarında büyük bir çatışmanın yaşandığı bir ülke bırakırken, DEAŞ ve diğer terör örgütlerinin de ortaya çıkmasına göz yumdular. Maliki'nin Kürtleri ve Sünnileri dışlayan politikasına göz yuman Obama, ülkedeki mezhep geriliminin artmasının da önünü açtı. DEAŞ'ın Musul kentini ele geçirmesinden sonra, bölgedeki askeri varlığını sürdüreceğini açıklayan ABD, bölgede faydadan çok zarara sebep oldu.

Afganistan'da ABD İHA'ları sivilleri katletti

Başkan seçildikten sonra Afganistan'da El-Kaide ile mücadele stratejisini değiştiren Obama, İnsansız Hava Araçları ile gerçekleştirilen operasyonların sayısını artırdı. Obama'nın izlediği yeni stratejisi ülkedeki binlerce sivilin İHA'lar tarafından vurularak öldürülmesine neden oldu. Obama yönetiminin Afganistan'daki en önemli başarısı ise 2011 yılında gerçekleştirilen operasyonda El-Kaide lideri Usame bin Ladin'in öldürülmesi operasyonu oldu.

Suriye politikası çok eleştirildi

Suriye'de 2011'de başlayan iç savaşın ardından, Esed rejiminin halkına karşı uyguladığı şiddetin kabul edilemez olduğunu açıklayan Obama yönetimi, Esed'e de istifa çağrısında bulundu. İç savaşın ardından Esed'e karşı muhaliflerini desteklediğini açıklayan Obama yönetimi, 'güvenli bölge' taleplerine ise karşı çıktı. Suriye'ye yaşanan katliamlara seyirci kalan Obama yönetimi, Esed rejiminin halka yönelik kimyasal silah kullanılmasını ise 'kırmızıçizgi' olarak açıkladı. Kimyasal silahların kullanılmasına karşı "Böylesi bir durum hesaplarımı ve denklemimi değiştirir" ifadelerini kullanan Obama, 2013 yılında Doğu Guta'da 1300 kişinin kimyasal silahlarla katledilmesinin ardından ise adım atmadı. Bölgenin istikrarsızlaşmasına seyirci kalan Obama yönetimi DEAŞ'ın Suriye ve Irak hattındaki bölgeyi kontrol etmesinden sonra oluşturduğu uluslararası koalisyon ile hava saldırıları başlattı. Suriye'de önceliği DEAŞ ile mücadeleye veren Obama, yüzbinlerce insanın hayatını kaybettiği ve milyonlarca kişinin mülteci durumuna düştüğü iç savaşa gözlerini kapattı. DEAŞ ile mücadele altında bir diğer terör örgütü PYD'yi silahlandıran Obama, Suriye'nin kuzeyinde terör koridorunun oluşturulmasına destek verdi.

obama-(5).jpg

Mısır'da darbecileri destekledi

Seçildikten sonra Mübarek rejimi ile güçlü ilişkilere önem veren Obama, 2011'de başlayan Arap Baharı'nın ardından Mısır'daki değişimi desteklediği mesajını verdi. 2012 yılında ülkede demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkan'ı olarak göreve başlayan Mursi yönetimine karşı mesafeli duran Obama, 2013 yılında gerçekleşen askeri darbenin arkasında durdu. Sisi rejimine büyük destek veren Obama, darbe yönetimini ise meşru olarak kabul etti.

Gücünü Asya Pasifik'e kaydırdı

Obama döneminin dış politikasındaki en önemli stratejisi, Asya-Pasifik'te Çin'i dengelemek oldu. Bunun için 'Asya Pivotu' stratejisini izleyen Obama, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton döneminden itibaren yeni güç ağırlığını Asya'ya kaydırdı. Bölgede Çin'i dengelemek için yeni ittifaklara yönelen Obama, Japonya ve Güney Kore olmak üzere birçok Asya ülkesi ile yakın ilişkiler kurdu.

Tek başarısı: İran

-2008 seçimlerinden sonra İran ile önkoşulsuz görüşme gerçekleştireceği söz veren Obama, İran ile nükleer müzakereler başlatacağını söyledi. Görüşmelerin başlamasına büyük destek veren Türkiye de bu dönemde müzakerelerin yapılması için ABD'yi teşvik etti. Türkiye nükleer sorunun çözümü için arabulucu olurken, 2010 yılında Tahran Deklarasyonu'nu imzaladı. ABD ve Batılı ülkeler Tahran Deklarasyonu'na destek vermedi ve anlaşma onaylanmadı.

-P5+1 ülkeleri ile İran arasında başlayan nükleer görüşmeler uzun uğraşların sonucunda 2015'te bir anlaşma ile noktalandı. Obama'nın dış politikadaki en önemli başarısı olarak sunulan Nükleer Antlaşma onaylanırken, Trump döneminde anlaşmanın geleceğinin nasıl şekilleneceği merak ediliyor.

Tarihi anlaşma: Küba
Obama'nın dış politikadaki en önemli adımlarından biri de Küba ile ilişkilerin düzeltilmesi için 54 yıllık aradan sonra Küba'ya uygulanan ticari kısıtlamaları ve seyahat yasağını gevşetmesi oldu. Obama, 1928 yılından sonra Küba'yı ziyaret eden ilk ABD Başkanı oldu.

Yeni Şafak

Bakmadan Geçme