1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Öğretmen profili değişecek
Öğretmen profili değişecek

Öğretmen profili değişecek

Konya Eğitim Bir- Sen 2 Nolu Şube Başkanı Şenol Metin, “Eğitim Fakültelerinde öğretmen adaylarına, uzaktan eğitim teknolojileri öğretilmeye başlandı. Bu süreç, eğitim dünyasında da birçok değişikliği beraberinde getirecek. Bildiğimiz öğretmen profili değişecek” ifadelerini kullandı.

A+A-

Koronavirüs nedeniyle uygulanan uzaktan eğitim, öğretmen yeterliliklerini yeniden belirleyecek. Uzaktan eğitimin, öğretmen yetiştirme sürecinde de bir başlık haline geleceğini söyleyen Şenol Metin, “Eğitim Fakültelerinde öğretmen adaylarına, uzaktan eğitim teknolojileri öğretilmeye başlandı. Bu süreç, eğitim dünyasında da birçok değişikliği beraberinde getirecek. Bildiğimiz öğretmen profili değişecek” ifadelerini kullandı.

Neslin geleceğini eğitimin şekillendirdiğini vurgulayan Konya Eğitim Bir- Sen 2 Nolu Şube Başkanı Şenol Metin, “Uzaktan eğitimle çocuklarımız asosyal bir kimlik kazanacaklar. Bilgisayarla çok uğraşanların göz kapama süreleri düşer. Bu bile önümüzdeki beş yılda göz şikayetlerimizin artacağını gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda tıpta göz uzmanlık alanı çok değer kazanacak. Çok basit aldığımız bir kararın nasıl dışsal etki yaptığını görüyoruz. Okul ile bağı kopan neslin bir daha okul ile bağını nasıl koruyacağız ya da öğrenmeyle bağını nasıl kuracağız? Bu alan bizi çok yoracak. Türkiye’de eğitimin sosyal mobilizasyon olduğu, çobanın çocuğunun Cumhurbaşkanı, Başbakan, üst düzey bürokrat olmasının nedeni eğitimden geçiyor” ifadelerini kullandı.

‘EĞİTİM FAKÜLTELERİNDE YENİ BİR ALAN AÇILACAK’

Pedagojik formasyon içerisinde uzaktan eğitimin bir başlık haline geleceğine değinen Metin, “Eğitim fakültelerinde pedagojik formasyon derslerinin içerisinde “Öğretme ve Öğrenme Teknik ve Yöntemleri” diye bir ders var. Uzaktan eğitimin nasıl anlatılması gerektiğiyle ilgili çalışmalara başladılar. Geçen bir profesör hocamız dedi ki: Evde küçük bir tahtam vardı şimdi daha büyük bir tahta yaptırdım.” Çünkü artık orada ders anlatması gerekiyor. Buna yönelik çalışmalar yapılacak artık. Başka çaremiz yok. Öğretme teknikleri ve yöntemleri uzaktan eğitimde o ders içeriklerine dair ki kısımda bizim ‘Materyal Geliştirme’ diye bir dersimiz vardı. Onların da yapılması gerekecek. O alan artık devasa bir alan ve bizim nasıl kitlesel eğitime geçtiğimizde dev okullar, dev binalar yaptığımızda yeni bir mühendislik yaptıysak, uzaktan eğitimle ilgili de artık yeni bir mühendislik yapmamız gerekmektedir. Artık öğretmen profilimiz değişiyor. Öğretmen profilimiz güzel giyinimli, diksiyonu düzgün, sınıfta öğrenciyle bire bir göz kontağını kuran duygusal iletişime dayalı bir şeydi. Şimdi duygusal iletişimin olmadığı bir çağa geçiyor” diye altını çizdi.

‘ÖĞRENMEYİ ÖĞRETMEK İÇİN YÜZ YÜZE EĞİTİM ŞART’

Okul öncesi ve birinci sınıf için yüz yüze eğitimin önemine dikkat çeken Şenol Metin, “Birinci sınıf ve okul öncesi öğrencilerimiz henüz daha öğrenmeyi, öğrenmemiştir. Öğrenci orta düzey riskteyken örgün eğitim, üst düzey risk durumundayken uzaktan eğitim yapmamız gerekir. Bizim uzaktan eğitimle ilgili en büyük sorun analizi içeriklerimizdir. Uzaktan eğitimin okul öncesi ve birinci sınıflarda çok büyük bir riski var. Biz öğrenciyle öğretmeni bir sınıfta buluşturmak zorundayız. Öğrenmeyi öğrenmek kritik kavramdır. Birinci sınıf öğrencisi ilk kez bir modelle karşılaşıyor. İlk kez bilmediği bir şeyi nasıl öğreneceğini öğreniyor. İşte onun dizaynı sırasında bir rehbere ihtiyacı var. Bu rehbere biz öğretmen diyoruz. Ona ihtiyacımız var. Çalışan anne babaların okul öncesinde çocuklarının hem eğitim ihtiyaçlarının giderildiği hem de oradaki zaman yönetimi noktasında önemlidir. Milli Eğitim Bakanlığımızın öncelik vermesi gereken alanlardan birisi de okul öncesi eğitim programı olması lazım” ifadelerine yer verdi.

‘LOKASYON VE ÖĞRETİM DÜZEYİ FARKLILIKLARI DİKKATE ALINMALI’              

Böyle bir salgının eğitime yönelik boyutunun kaçınılmaz olduğunu belirten Şenol Metin, “Bizim için örgün eğitim en önemli şeydir. Hiçbir şey örgün eğitimin yerini tutmaz. Hiçbir şey öğretmen, öğrenci etkileşiminin yerini tutmaz. Bu bir gerçekliktir. Ama şu da bir gerçek ki, hiçbir şey sağlık kadar önemli değildir. Bu iki çelişki içerisinde uzaktan eğitim kararımız bir tercih değil, bir mecburiyettir. Uzaktan eğitim veya internet tabanlı eğitim geçmişte dünyada da kullanılıyordu. Daha çok örgün eğitimin alternatifi bir model olarak kullanılıyordu. Özellikle Amerika bunda çok iyiydi. Örgün eğitimin, bir öğrenciyle bir hocayı sınıfta buluşturmanın maliyeti nedeniyle bir seçenek olarak kullanıyordu. Şimdi gelinen nokta ise tamamlayıcı hale geldi. Sağlık sistemi izin verdiği ölçüde örgün eğitim yapacağız, örgün eğitim yapmamız sağlık nedeniyle imkânsız hale geldiğinde hemen devreye koyacağımız bir model haline geldi. Artık uzaktan eğitimi bu parametre üzerinden okumamız lazım. Burada dünya çok esnek modelleri kullanıyor. Biz de benzer modelleri özgünleştirebiliriz. Hakkâri’nin bir köyündeki insan sirkülasyonu, eğitim ortamı ile Konya’nın eğitim ortamı ve sirkülasyonu çok farklı. Bizim bu eğitim ve lokasyon farklılıklarını dikkate alacak bir çalışmayı yapmamız gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

‘ÖZEL ÖĞRENCİ STATÜSÜNE İZİN VERİLMELİDİR’

Üniversite öğrencilerinin yüz yüze eğitimde kendi memleketlerindeki üniversitelerde okumasına izin verilmesi gerektiği önerisinde bulunan Şenol Metin, “Uzaktan, yüz yüze eğitimde öğrenci tercihlerini önemsememiz gerekmektedir. Aile güvenlik nedeniyle çocuğunu okula göndermek istemiyorsa, sağlık riskiyle ilgili algı düzeyi üst düzeydeyse, onu göndermememiz lazım. Yükseköğretimin özel öğrenci statüsüne izin vermesi gerekmektedir. Diyelim ki bizim Konya’daki bir öğrencimiz Karaman’ı kazanmış, puanı oraya yetmiş. Çocuğumuz Karaman’a gittiğinde bir sürü sorun yaşayacak. Yalnızca bu sene için Konya’da aynı bölüm ve aynı program varsa orada okumalı. Bir B planı olarak elimizde bu olabilir. İkinci dönem için eğer yüz yüze eğitim kararı olacak ise bu karar alınabilir” diyerek sözlerini tamamladı.

‘FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ ORTADAN KALDIRILMALI’

Öğrencilere fırsat eşitsizliğini ortadan kaldıracak bir model sunulması gerektiğini ifade eden Şenol Metin, “Öğretmenler bizim küçük bürolarımızı kiralayıp ikili üçlü gruplar halinde ders vermeyi planlıyorlar. Çünkü okul ortamı sağlamak ekonomik güç ister. 1800’lü yıllarda üst gelir gruplarının nitelikli eğitim verebilmesiyle ülke yönetilmeye başlanmıştı. Ülkeyi yönettikten sonra da ülkeye yabancılaşmasına neden olan bir eğitim modelini kurmuştu. Ben uzaktan eğitimin böyle bir tehlikeye neden olacağını tahmin ediyorum. Onun için bizim acilen çocuklarımızın ülkeyle fırsat eşitsizliğini giderecek ve ülkeyle olan bağlamını kuracak modeli sağlamamız lazım. Çünkü birçok eğitim materyali uluslararası materyaldir. Bütün hayatı bir odada geçen, bir öğrencinin bu ülke için ne düşündüğü çok önemli olmayabilir” diye belirtti.

‘RİSK ANALİZLERİNİ 3 KATEGORİDE TANIMLAMAYILIZ’

Şenol Metin, olması gereken eğitim planlamasını şöyle aktardı: “Uzaktan, örgün ve bu ikisinin karması olan hibrit modeli bir kombinde kullanmamız lazım. Risk analizlerimizi hafif, orta ve yüksek düzey olmak üzere 3 kategoriye göre yeniden tanımlamamız gerekmektedir. Test ve vaka sayısı üzerine yapılacak bir oranlama üzerinden risk düzeyi hafifse yüzyüze, ortaysa hibrit, yüksekse uzaktan eğitim alınmalıdır. Bu tespitleri Sağlık Bakanlığı’nın yapması gerekmektedir. Risk düzeyine göre otomatik olarak eğitim modellerini uygulamalıyız. Aynı şeyi Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorumlu olduğu alanda da yapmalıyız. Tüm Türkiye’yi aynı çerçeve içerisinde bir üst düzey, orta düzey ve hafif düzey risk analizlerine tabi tutup orta düzey risk varsa hangi okulların, hangi sınıfların ders yapacağını önceden tanımlamış olmamız gerekmektedir. Uzaktan eğitim konusunda dünyanın iyilerindeniz ama biz bu sürece hazırlıksız yakalandık. Türkiye bilişim alanına çok para yatırdı, çok iyi bir alt yapı kurdu ama bu alt yapı böyle bir talebi karşılayacak alt yapı değil. İçerik çok daha emek isteyen uzun bir süreçtir. Alt yapıyı parayı yatırır kurarsınız ama içerik emeğe dayalıdır. O yüzden çok planlı çalışmalar yapmamız gereklidir” dedi.

SEYFULLAH KOYUNCU / YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT