Okul fobisinin önüne geçin!
12 Ekim'de okullar bazı sınıflar için yüz yüze eğitime açılıyor. Uzun süredir online eğitim alan çocuklarda pandemiden dolayı okul fobisi oluştu. Psikolog Cüneyt Kaya, bu korku ve endişelerin önüne geçmek için ailelere çocuklarının özgüvenini zedeleyecek ifadelerden kaçınması gerektiği önerisinde bulundu.
12 Ekim’de okullar yüz yüze eğitime açılacak olsa da; veliler, çocuklarını okula gönderip göndermeme konusunda kararsızlık yaşıyor. Çocuğun hayatını şekillendirmede ailenin önemli görevler üstlendiğine dikkat çeken Psikolife Aile Danışmanlığı ve Psikolojik Dersek Merkezi Psikolog Cüneyt Kaya, “Çocuklara, ‘Senden adam olmaz, sen yapamıyorsun, zaten salgın süreci de var, okula gitmene ne gerek var’ gibi ifadeler kullanırsak çocuğu köreltmiş ve özgüvenini zedelemiş oluruz. Çocuk yapabileceği şeylerden bile vazgeçmeye başlar. Kendine güvenini kaybeden bir çocuk hayatı boyunca her türlü korku ve güçlük karşısında da pes edecektir. Yani çocuk baştan kaybetmiş olur. O nedenle çocuğun hayatını aile şekillendirir. Söyleyecekleri her sözün, atacakları her adımın çok büyük bir önemi var” dedi.
‘OKUL HAYATI ÇOCUKLAR İÇİN DÖNÜM NOKTASIDIR’
Okul hayatının insanın gelişiminde önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirten Psikolog Cüneyt Kaya, “Okula gitme sürecinin pandemi döneminde hastalıklar ve hastalıkların getirdiği korkulardan dolayı biraz üstünün örtüldüğünü görüyoruz. O tatlı heyecanın yerine korku ve endişe getiriliyor. Anne- babaların korkularının ve endişelerinin çocuklara yansıdığını görüyoruz. Bu süreç korkularla başlıyor. Artık eğitimsel kaygıdan ziyade, ‘Hastalanır mıyız? Sevdiklerimizi kaybeder miyiz? Onların zarar görmesinde bizim bir payımız olur mu?’ gibi kaygıların oluştuğunu göreceğiz. Yeni normal dönemde eğitimsiz bir yaşam düşünülemez. Çocukların mutlaka yine eğitime devam etmesi gerekiyor. Bunu kendi kuralları içerisinde çocuklara sevdirerek bunu yapmamız lazım. Korku ve kaygı oluşturmadan öğrenme hevesini kırmadan çocuklarda motivasyonu sağlamanın yoluna bakılması gerekmektedir” şeklinde konuştu.
‘ÇOCUKLARI KISITLAMAYIN’
Çocukların sosyalleşmesini hiçbir şeyin durduramayacağının altını çizen Psikolog Kaya, “Anne ve babalara, eğitim kadrosuna ve öğretmenlere çok büyük iş düşüyor. Çocukları sürekli yasaklarla, kısıtlamalarla değil de daha doğru davranışlarla doğru yönlendirerek onların içindeki heyecanı ve şevki kırmadan o tatlı mutluluğu hissettirerek okul hayatına yine devam etmeleri çok önemli diye düşünüyorum. Çocukların sosyalleşmesini hiçbir şey durduramaz ancak bu süreç onlarda korku ve endişeye neden olabilir. Bütün yasaklara rağmen, çocuk yine oyun oynayacak, arkadaşlarıyla görüşecek. Çocuklara bunları hijyen kurallarına, sosyal mesafeye, maskeye, mevcut yeni kurallara göre yapmasını öğretmeliyiz. O çocuk o zaman yine arkadaşlarıyla oyun oynar ama daha mesafeli oyunlar oynayacaktır. Duygu ve düşüncelerini temasla paylaşmak yerine belki uzaktan konuşarak, yazışarak, mesajlaşarak ya da görüntülü bir şekilde aktaracaktır. Bir çocuktan artık arkadaşlarınla görüşmeyeceksin, sosyal olmayacaksın gibi bir istekte bulunmamız çok mantıklı olmaz” dedi.
‘SOSYALLEŞME AİLEDE BAŞLAR OKULDA DEVAM EDER’
“Aile sosyalliğin en küçük yapı taşıdır” diyen Kaya, şunları söyledi: “Bu nedenle sosyalleşme ailede başlar daha sonra okulda devam eder. Çocuk daha okul hayatına başlamadan annenin kucağında, aile ve baba ocağında eğitimi devam eder. O nedenle ilk okulumuz ve ilk sosyal yaşamımız ailededir. Aile bireyleri, kendilerinin önemli bir misyon olduğunu unutmamaları, o yüzden de her söz ve davranışlarda bunu düşünerek hareket etmelerini önemle bildirmek isterim. Okula yeni başlayan çocukların aileleri çocuklara motive edici davranmalıdır. Aileler, bir çocuğun öğrenme hevesini kırmadan, çaba ve gayretini teşvik ederek, bardağın dolu tarafını görüp, yapamadıkları şeylerden ziyade yapabildiği konuları teşvik ederek çocuğu motive etmeliler. Hastalığın ve bu sürecin getirdiği kuralları da uygulayarak çocuğun özgüvenini destekleyen, onda bir şeyleri yapabileceğine dair gururunu okşayan, sırtını sıvazlayan, bardağın dolu tarafını göstererek çocuğu her zaman öğrenmeye, okumaya, okula teşvik eden aile desteği mutlaka olmalıdır.”
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme