Okula uyum kaygısı aşılabilir

Pandemi döneminde okulların uzun sürenin ardından yüz yüze eğitime açılmasıyla birlikte öğrenciler okula uyum sürecinde zorluk yaşadı. Pandomim Aile ve Psikolojik Danışma Merkezi Psikolog Abdullah Duysak konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Okulların tekrar yüz yüze eğitime açılmasıyla birlikte bazı çocuklar okula uyum sağlamada güçlük çekti. Çocukların fiziki ve psikolojik alanlarda ciddi sorunlar yaşamaya başladığına dikkat çeken Psikolog Abdullah Duysak, “Okullarımızda; okuma, okuduğunu anlamaya yönelik tekrarlar ve dersler olmalıdır. Öğretmenlerimizin verilen o 1 buçuk yıllık arayı kapatması gerekmektedir. Hem kaygının hem endişenin azalması ve hem de çocuklarımız için eğitim düzeyinin daha iyi artması için bunların olması gerekir” ifadelerini kullandı.

okul-kaygisi-2.jpg

‘BAZI OLUMSUZ DURUMLARLA KARŞI KARŞIYA KALDIK’

Okulların tekrar yüz yüze eğitime açılmasıyla bazı olumsuz durumlarla karşı karşıya kaldıklarını belirten Abdullah Duysak, “Uzun bir aranın ardından yüz yüze eğitimin başlamasıyla hem öğretmenlerimizin hem de ailelerimizin endişeleri arttı. Bazı çocuklarımızda; okumada güçlük, yazı yazmayı sevmeme, eski konuları hatırlamada problem yaşama gibi sorunlar ortaya çıktı. Kliniğimize bu şikayetlerle gelen çok fazla danışanımız var. Bu süreçte çocukların sosyalleşmesi daha zorlaştı. Bu süreçte bazı çocuklarımızın arasında okumayı unutanlar bile oldu. Yüz yüze eğitimle birlikte artık eğitimin tam anlamıyla başladığını ve devam ettiğini gördük. Bazı çocuklarımızda uyum problemi yaşandığını bile gördük. Normalde 4’üncü ve 5’inci sınıf öğrencileri bugüne kadar okula giderken bir problem yaşamazken şimdi ‘okula gitmeyeceğim’  söylemleri daha çok artmaya başladı” diye aktardı.

abdullah-duysak-001.jpg

ÇOCUKLARIN KAYGISI NASIL ANLAŞILIR?

Çocukların okula gitmek istememe kaygısının nasıl anlaşıldığı hakkında bilgi veren Duysak, “Okulların açılması tüm çocuklar için bir değişim olmakla birlikte, ilk defa ailesinden ayrılacak olan çocuklar için çok daha büyük bir değişimdir. Çocukların hayatları için önemli bir dönüm noktasıdır. Bu dönüm noktasını, bazı çocuklar coşkuyla karşılarken, bazı çocuklar ise kaygıyla karşılayabilirler. Aşırı kaygı, ağlama, öfke nöbeti, ayrılmaya karşı direnç gösterirler. Okula gitmeyi reddetme sık görülür. Diğer yandan anne baba olmadan uyumayı istememe veya reddetme; ayrılık konulu kâbusların tekrar tekrar ortaya çıkması ve ayrılık durumunda aşırı rahatsızlık veya fiziksel belirtilerle kendisini gösterir. Özellikle okula gitme söz konusu olduğunda baş ağrısı, karın ağrısı, bulantı gibi çok çeşitli bedensel yakınmaları olur” ifadelerine yer verdi.

‘KARARLI VE DESTEKLEYİCİ TUTUMLAR SERGİLEYİN’

Okul konusunda ebeveynlerin kararlı ve destekleyici tutumlar sergilemesi gerektiğinin altını çizen Duysak, “Okula yeni başlayan çocukların ise bu süreçte bir miktar kaygılanmaları doğaldır. Çünkü okul gibi yeni bir ortama uyum sağlayabilmek çocuklar için oldukça güçtür. Böyle bir durumda ebeveynler; çocuklarına kızmak, azarlamak yerine yaşadığı sıkıntıyı anlamaya yönelmelidirler. Çocuğun anne ya da baba ile okula gitmesi ve zorlamadan, yavaş yavaş okula alışması sağlanmalıdır. Okul rehber öğretmeni, sınıf öğretmeni ve ailenin işbirliği sıkı olmalıdır. Anne babasından ayrılamayan, haftalarca hatta aylarca sıkıntı yaşayan, yoğun endişeleri nedeniyle günlük işlerini aksatan çocukların muhakkak çocuk psikiyatrisi uzmanlarınca değerlendirilmesi ve hekim, aile ve okul işbirliği ile tedavinin sürdürülmesi yararlı olacaktır” diye konuştu.

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme