• Haberler
  • Gündem
  • Ömer Lekesiz'den zihinlerden çıkmayacak paralelci tanımı!

Ömer Lekesiz'den zihinlerden çıkmayacak paralelci tanımı!

Yeni Şafak yazarı Lekesiz'den unutulmayacak tanım: Paralel diye nitelenen kişi ya da kişiler, eroin aramalarında kullanılan köpekler kadar iyi yetiştirilmişlerdir...!!!

TEKMEN BATSIN YUSUF!

Tekmen batsın Yusuf, çünkü paralelciler Soma'daki can pazarından tarafı olduğun o olayı ürettirip, görüntülerini işbirlikçileriyle paylaştıkları andan beri her ne yazıyorlarsa, söylüyorlarsa sözü getirip senin tekmene bağlıyorlar.

Olayın nasıl geliştiği, senin bu harekete nasıl zorlandığın seni mülayim, uyumlu mizacınla tanıyanlar tarafından biliniyor; iyi kurgulanmış bir tertiple başbaşa kaldığın ve tercihini tekme atmaktan yana kullandığın tahmin ediliyor.

Zaten iki seçeneğin vardı. Ya saldırılan olmakla kalmayıp, öteki yanağını da çeviren olarak sopa yiyecektin ya da o tekmeyi atacaktın.

Birinci durum gerçekleşseydi, dövülen bir 'Başbakan Danışmanı' olarak aciz insan diye nitelenecektin. Dolayısıyla Başbakan'a yönelik aciz insanlarla çalışma suçlamanın da öznesi olacaktın.

İkinci durum gerçekleşince saldırı için özel olarak görevlendirilmiş birini değil, vatandaşı tekmeleyen ve böylelikle kendisi de despot(!) olan Başbakan'a yaraşan bir danışman olarak ilan edildin.

Yani her iki durumda da sonuç değişmeyecek, sadece sen suçlu ilan edilmekle kalmayacak senin üzerinden Başbakan suçlanmış olacaktı. Dolayısıyla sen ikinci olanı seçtin, peşinen suçlusun ve Tel Aviv ezberli paralelciler olduğu sürece de suçlanmaya devam edileceksin.

Burada seni aşan bir durum var ki, ancak o konuda tedbirli olabilseydin paralelcilerin de kendi tertiplerinde boğulmalarını sağlayabilirdin.

Şöyle ki, Kardeşim: Paralel diye nitelenen kişi ya da kişiler, eroin aramalarında kullanılan köpekler kadar iyi yetiştirilmişlerdir. 7 Şubat'ı hatırla, MİT TIR'ları için pusuya yatırılmış fotoğrafçıyı hatırla, 17 Aralık sonrası yurt dışı gezileri esnasında ya da programlı vesilelerle basın toplantısı yapan Başbakan ve Bakanlara musallat edilen, gazeteci vasıflı tetikçileri hatırla.

Sevgili Kardeşim, bu işin şakası yok. ABD'nin, dünya üzerinde kendisine memurluk yapmayacak yöneticiye tahammülü bulunmuyor. Bak, mesela çevrendeki on kişiye İngiltere başbakanının, Fransa cumhurbaşkanının adı nedir diye sorsan ancak bir ya da iki kişiden doğru cevap alabilirsin. Neden? Çünkü artık dünyada demokrasi tuluatı oynatılarak ABD kimi istiyorsa o yönetici seçiliyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dünya üzerinde ABD'nin memuru olmaya direnen iki kişiden birisidir, başkası yoktur. Bu nedenle paralelciler her ne pahasına olursa olsun onu etkisizleştirerek devre dışı bırakmakla ödevliler.

Açıkçası bu bir savaş durumudur. Başbakan halkının kendisine verdiği yetkiyi kullanmakta ısrarlı olduğu sürece de açık bir hedeftir. Senin de maruz kaldığın paralel medya saldırısıyla bizzat tanık olduğun gibi, 1- Onu aciz, dirayetsiz bir yönetici olarak göstermek, 2-Bu mümkün olmuyorsa onu baskıcı, zorba ilan etmek şeklinde ikili bir savaş veriyorlar...

 

Dolayısıyla sen sopa yeseydin birinci durumdaki Başbakan'ın danışmanı olacaktın; sopa yemediğin için ikinci durumdaki Başbakan'ın danışmanı oldun.

O halde vurgulamak istediğim konu kesinlikle basit değil ancak anlamak isteyenler için oldukça sadedir:

Paralelciler ABD'nin söz konusu amacı hasıl olmadıkça geriye çekilmeyecekler bilakis en küçük (ama en küçük) fırsatları bile bu uğurda kullanmaya devam edecekler. Nitekim seninle ilgili vuku bulan durum da göstermiştir ki, paralelcilerin ülkenin ve milletin maruz kaldığı ve (Rabbim korusun) kalabileceği felaketlerle, acılarla bir işleri yoktur. Onların derdi Başbakan'la ve dirayetli yönetici isteyen halk iledir.

Sevgili Yusuf, paralelcilere karşı tedbirden kastım öncelikle onların kötülüklerine karşı sürekli bilinçli olma halidir. Bu bilinç ki, uykuda bile azami uyanıklık içinde olmayı zorunlu kılmaktadır. Çünkü paralelcide numara, desise, kumpas, ihanet, din istismarı çoktur. Çünkü paralelcilerde şapka çoktur. Bugün ABD, yarın İsrail, sonraki gün İngiltere şapkasıyla çıkıverirler karşımıza. Paralel medyanın BBC'den Alman medyasına kadar kollarının nereden nereye uzandığına bir bakıverirsen mezkur imkanın boyutunu da görmüş olursun.

Bu belirlememe denk geldiği için şu örneği de vereyim:

Paralelci göbellerden biri örgütün yayın organında Soma felaketiyle ilgili krizin iktidar tarafından iyi yürütüldüğünü ama senin istifanı sağlayarak tepkileri düşürebilecekken bunu yapmamakla büyük hatanın işlendiğini söylüyordu.

Diğer bir göbel ise güya seni mizacınla övüyor gibi yaparak, paralelci aç köpeklerin önüne atılmamanı zulüm olarak niteliyordu.

Durum budur Sevgili Yusuf! Aynı günkü bir mevkutede ortaya çıkan bu farklı yaklaşımlar paralelcilerin Başbakan'a zarar vermede bir nispet, zaman, zemin, boyut ve içerik gözetmediklerini; küçük ya da büyük olası her krize, adi teşebbüse ihtiyaç duyduklarını belgelemeye yeter.

Ne demiştim: Paralelcilere karşı uyuyorken bile azami uyanıklık içinde olunmalı.

Atılacak asıl tekme buydu Sevgili Yusuf.

Bu manada diyorum ki, paralelcilere çok daha güçlü, çok daha etkili tekmeleri (inşallah) atabilmen için 'Soma'daki tekmen batsın!'

ÖZGÜN KAYNAK İÇİN TIKLAYINIZ

Bakmadan Geçme