Onkoloji uzmanından kolon kanseri uyarısı: 45 yaş altı vakalarda büyük artış
Doç. Dr. Halit Karaca, dünya genelinde en sık görülen üçüncü kanser türü olan kolon kanserine karşı uyardı. Karaca 'İşlenmiş gıdalar, obezite ve insülin direnci bu sinsi hastalığı tetikliyor' diyerek erken teşhisin önemine dikkat çekti.
Haberin Özeti
- • Onkoloji uzmanı Doç. Dr. Halit Karaca, dünya genelinde ve Türkiye'de 45 yaş altı kolon kanseri vakalarında büyük bir artış yaşandığını belirtti.
- • İşlenmiş gıdalar, obezite, insülin direnci, aşırı alkol ve sigara gibi yaşam tarzı faktörleri kolon kanseri riskini önemli ölçüde artırıyor.
- • Dünyada en sık görülen üçüncü kanser türü olan kolon kanserinde erken teşhis ve gelişmiş tedavi yöntemleri yaşam süresini uzatıyor.
Memorial Kayseri Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Halit Karaca, kolon kanseri ile ilgili önemli bilgiler verdi. Doç. Dr. Karaca; "Aşırı alkol tüketimi, sigara tiryakiliği, obezite, işlenmiş raf ömrü uzun gıdalar, insülin direnci, aşırı radyasyon maruziyeti ve bağışıklık sisteminin baskılanması riski artırmaktadır" dedi.
Kolon kanseri (kolorektal kanserler); özellikle beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıkları nedeniyle son yıllarda sık görülüyor. Dünya genelinde en sık tanı alan üçüncü kanser türü ve kansere bağlı ölümlerin en sık ikinci nedeni olan kolon kanserinin, ülkemizde ve dünyada 45 yaş altında görülme sıklığı giderek artıyor. Ancak teşhis ve tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde yaşam kalitesi ve süresi artırılabiliyor.
Memorial Kayseri Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Halit Karaca, kolon kanseri ile ilgili önemli bilgiler verdi. Karaca; "Toplumdaki kolon kanseri vakalarının yüzde 70’i farklı zamanlarda ve öngörülemez şekilde ortaya çıkmaktadır. Kalıtsal genetik mutasyonlara sahip durumlar, vakaların yüzde 3-5’ini oluşturmaktadır. Hastaların yaklaşık yüzde 20- 25’inde güçlü bir aile öyküsü bulunmaktadır. Yani kalıtsal bir mutasyon nedeniyle kolon kanseri ortaya çıkmaktadır. Kalıtsal genetik nedenli vakaların dışındaki kolon kanserinde tanı konulan ortalama yaş 65’in üzerindedir. Ailede kolon kanseri vakasının olması, kişinin de bu hastalığa yakalanma riskini artırır. Kalıtsal kolon kanseri ile ilgili mutasyonlar yani HNPCC, FAP ve Peutz-Jegher polipozisi gibi, kolon kanseri riskini artıran genetik durumlardır. Kolonoskopi taramasında belirlenen adenomlar: Kanser riski en yüksek seviyede polipler de (villöz adenomlar, tübülo-villöz adenomlar) görülmektedir. Ülseratif kolitin, iltihabi bağırsak hastalığı tanısından sonraki ilk 10 ila 20 yıl içinde tahmini yıllık kanser görülme sıklığı yüzde 0,5’dir. Bundan sonra yılda ise yüzde 1'e yükselmektedir. Crohn hastalığı, ileokolik bölgede mevcutsa kanser riskini artabilir.
Aşırı alkol tüketimi, sigara tiryakiliği, obezite, işlenmiş raf ömrü uzun gıdalar, insülin direnci, aşırı radyasyon maruziyeti ve bağışıklık sisteminin baskılanması riski artırmaktadır. Kolon kanserinde klinik muayeneler ve tarama yoluyla erken teşhis, görüntülemedeki gelişmelerle daha doğru evre belirleme, cerrahi tekniklerdeki iyileşmenin yanı sıra kemoterapi ve radyasyondaki ilerlemeler sayesinde yaşam süresi uzamaktadır. Özellikle doğru planlanan kemoterapi, yeni nesil akıllı ilaçlar ve immunoterapiler sayesinde vücudun diğer bölgelerine yayılan kanserli hücrelerle mücadelenin başarısı artmaktadır. Kolon kanseri için uygulanan kemoterapi, vücuttaki hızlı büyüyen kanser hücrelerini yok etmeyi amaçlamaktadır. Bu ilaçlar genellikle damar yoluyla ya da tablet şeklinde ağızdan alınmaktadır. Kolon kanseri tedavisinde kemoterapi genellikle cerrahi, radyoterapi, hedefli tedavi (akıllı ilaçlar) veya immünoterapi gibi diğer tedavilere ek olarak kullanılır. Kemoterapi, iyileşme şansını artırmak ya da kanserin tekrarlama riskini azaltmak, belirtileri hafifletmek veya kanser hastalarının daha uzun ve daha kaliteli bir yaşam sürmelerine yardımcı olmak için kullanılır. Kemoterapi, cerrahi öncesi ya da sonrasında hastalarında sağ kalım oranını yükseltmektedir. Hastaların 4’te 3’ünün ameliyat sayesinde ek tedavi ile nüks oranları azalırken genel sağ kalımı iyileştirme çabası, kolon kanseri tedavisinin evriminde önemli bir adım olmuştur" ifadelerini kullandı.
Tekrarlama riskine karşı kemoterapinin önemine değinen Doç. Dr. Halit Karaca; "Kolon kanseri ameliyatından sonra, varsa kalan kanserli hücreleri yok etmek ve tekrarlama riskini azaltmak için genellikle adjuvan kemoterapi olarak adlandırılan tedavi önerilir. Adjuvan kemoterapiye çoğunlukla kolon kanseri ameliyatından sonraki 8 hafta içinde başlanmaktadır. Ameliyattan sonra kansere dair hiçbir kanıt kalmasa bile, kanserin tekrarlama veya vücudun diğer bölgelerine yayılma (metastaz) riski yüksekse, adjuvan kemoterapi yine de önerilebilir. Kolon kanserinin bulunduğu bölgenin yakınındaki lenf düğümlerinde kanser hücreleri varsa, kalın bağırsakta kanser bölgesinde perforasyon adı verilen bir yırtık oluşmuşsa, kanser hücreleri, hızlı büyüyen ve yayılan, az farklılaşmış veya yüksek dereceli kanser hücreleri olarak adlandırılan türdense, kanser bağırsakta tıkanıklığa yani obstrüksiyona neden oluyorsa risk artabilmektedir. Bu durumda kişiye özel tedavi yöntemleri uygulanarak başarı şansı artırılmaktadır" diye konuştu.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Kolon kanseri riskini artıran temel faktörler nelerdir?
Obezite, sigara ve alkol tüketimi, işlenmiş gıdalarla beslenme, insülin direnci, radyasyon maruziyeti ve genetik mutasyonlar riski artırmaktadır.
2. Aile öyküsü kolon kanserinde ne kadar etkilidir?
Vakaların %20-25'inde güçlü bir aile öyküsü bulunurken, %3-5'i doğrudan kalıtsal genetik mutasyonlar (HNPCC, FAP vb.) nedeniyle ortaya çıkmaktadır.
3. Hangi bağırsak hastalıkları kanser riskini yükseltir?
Ülseratif kolit (tanıdan 10-20 yıl sonra risk artar), Crohn hastalığı ve kolonoskopide saptanan belirli polip türleri (villöz adenomlar) riski artırabilir.
4. Adjuvan kemoterapi nedir ve ne zaman uygulanır?
Ameliyat sonrası gözle görülür kanser kalmasa bile, nüks riskini azaltmak ve mikroskobik hücreleri yok etmek için genellikle cerrahiden sonraki 8 hafta içinde başlanan destekleyici tedavidir.
5. Kolon kanseri tedavisinde yeni yöntemler nelerdir?
Geleneksel kemoterapinin yanı sıra; cerrahi tekniklerdeki iyileşmeler, yeni nesil akıllı ilaçlar (hedefli tedavi) ve bağışıklık sistemini güçlendiren immünoterapiler başarı oranını yükseltmektedir.
Bakmadan Geçme
