Onlar savaşın mazlumları

İSMAİL POÇAN / YENİ HABER

Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle ülkede her gün ortalama 100’ün üzerinde insan hayatını kaybediyor. Saldırı, işkence ve tecavüz riski, temel ihtiyaç maddelerinin yokluğu vb. sebeplerle evlerini, yurtlarını terk etmek zorunda kalıyor. Bu zorunlu göç ve beraberinde gelen mültecilik ise insanlara ciddi mahrumiyetler ve mağduriyetler yaşatıyor.

SURİYE KRİZİNİN ARKA PLANI         

1963 yılında Baas Partisi’nin gerçekleştirdiği askerî darbenin ardından olağanüstü hâl ile yönetilmeye başlayan Suriye’de 1970’ten bu yana Esed ailesi iktidarı hüküm sürmektedir. Darbenin ardından ülkenin tek söz sahibi olan Hafız Esed’e karşı Suriye İhvan-ı Müslimin hareketinin başlattığı özgürlük mücadelesi dönemin en büyük muhalif hareketi hâline gelmiştir.

TOPLU KIYIM

Muhaliflerin özgürlük mücadelesine karşı çok sert tedbirler alan Hafız Esed, 1982’de hunharca bir yönteme başvurarak yaklaşık 50.000 kişinin öldürüldüğü, 20.000 kişinin kayıp olarak raporlara geçtiği Hama Katliamı’nı gerçekleştirmiştir. Yine Tadmur, Halep, Al-Rakkah başta olmak üzere diğer birçok bölgede sivilleri hedef alan katliamlar  yapılarak halkın özgürlük talepleri yıllarca bastırılmaya çalışılmıştır. Yaklaşık 50 yıldır zulme, baskılara, yolsuzluk ve yoksulluğa karşı mücadele veren Suriye halkı, bugün yine büyük bir toplu kıyıma maruz kalmaktadır.

ÜLKE ÇAPINDA BİR BAŞKALDIRI

Mart 2011’de ülkenin güneybatı ucunda bulunan Deraa şehrinde yaşları 9 ila 15 arasında değişen aynı aileden 15 çocuk okul duvarına yazdıkları bir slogan nedeniyle tutuklanarak alıkonulmuş, işkenceye uğramış, takip eden günlerde bu durumu protesto eden çocukların yakınlarına kolluk kuvvetleri şiddetle karşılık vermiş, bu olayların ardından başlayan kitlesel gösteriler İdlib, Halep, Hama, Humus, Banyas ve Lazkiye gibi farklı şehirlere yayılarak ülke çapında bir başkaldırıya dönüşmüştür.

DÖRT AY İÇERİSİNDE YÜZLERCE İNSAN

2011 Mart ayından itibaren altı ay boyunca yalnızca cuma namazları sonrasında gösteriler yaparak barışçıl bir şekilde reform talep eden Suriye halkı, sadece daha özgür bir ortamda yaşayabilmek için reformlar yapılması yönündeki taleplerini dile getirmiştir. Protestoların yayılması üzerine Beşşar Esed 2011 Mart ve Nisan aylarında Şam’daki meclisten yaptığı iki konuşmada örgütlenme, parti kurma, sendikal haklar, daha özgür seçimler, sosyal adaletin sağlanması ve Kürt, Arap, Türkmen gibi Suriye içerisinde yaşayan farklı toplulukların haklarının korunmasına yönelik çeşitli alanlarda reformlar gerçekleştirileceğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Ancak verilen sözlerin hiçbirinde durulmamış, aksine gösterileri bastırmak için ateşli silahlar kullanılarak sadece Deraa’da ilk dört ay içerisinde yüzlerce insan öldürülmüştür.

İHH SURİYE İÇİN NEREDE NE YAPIYOR?

İHH İnsani Yardım Vakfı 2011 yılının Mart ayından bu yana hem Suriye içerisinde yerinden edilen hem de Türkiye, Lübnan ve Ürdün’e sığınan Suriyeli mültecilerin barınma, beslenme, sağlık, gıda gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması için çeşitli yardım faaliyetleri yürütmektedir.

SURİYE

İHH, Haziran 2012’den bu yana Suriye içerisinde fiili olarak hem yerlerinden edilen Suriyelilere hem de Filistinli mültecilere yönelik yardım faaliyetleri gerçekleştirmektedir.

TÜRKİYE

İHH, Türkiye’ye mülteci akınının başladığı Mart 2011 tarihinden itibaren Kilis ve Hatay’da açılan koordinasyon ofisleri ve yardım ekipleri aracılığı ile Türkiye sınırında bulunan mültecilere insani yardım ulaştırmaktadır. Reyhanlı’daki kamplar 2012 yılında kaldırılarak buradaki mülteciler civar kamplara yerleştirilmiştir.

 LÜBNAN

İHH, 2011 yılının Ağustos ayından bu yana Suriye-Lübnan sınırındaki mülteciler için çeşitli yardım organizasyonları gerçekleştirmektedir.

ÜRDÜN

İHH, Suriye-Ürdün sınırındaki mülteciler için 2012 yılının Mart ayından bu yana çeşitli yardım organizasyonları gerçekleştirmektedir.

SAĞLIK TIR’LARI

İlk olarak Hatay’da faaliyet göstermeye başlayan 2 sağlık TIR’ından biri bugün Kırıkhan ilçesinde, diğeri ise Kilis Öncüpınar’a sınır Babü’s-Selam Sınır Kapısı’nda hizmet vermektedir.

Sağlık TIR’larının her birinde günde ortalama 100 mülteci muayene edilmekte, hastalara ilaç dağıtımı yapılmaktadır. Sağlık TIR’larında pratisyen hekim, kulak-burun-boğaz uzmanı, kadın doğum uzmanı ve kardiyolog hekim görev yapmaktadır.

SAVAŞ BÖLGESİNDE  İNSANİ DİPLOMASİ

İHH İnsani Yardım Vakfı, kuruluşundan bu yana insani yardım operasyonları ile birlikte yürüttüğü insani diplomasi çabalarıyla kriz bölgelerinde savaşan taraflar arasında hakemlik ve arabuluculuk görevleri üstlenerek mümkün olan en etkili şekilde sivillere yardım ulaştırmaya çalışmaktadır. İHH, Suriye’de yaşanan krizde de sivillerin korunması/kurtarılması için insani diplomasi çalışmaları yürütmektedir. Bu çerçevede ilk olarak 2012 yılının Mart ayında Suriye istihbarat teşkilatı tarafından tutuklanan iki gazetecinin serbest bırakılması için girişimlerde bulunmuş, girişimlerin sonuç vermesiyle gazeteci Adem Özköse ve kameraman Hamit Coşkun 58 gün sonra serbest bırakılmıştır. 

BOYUTLAR ENDİŞE VERİYOR

İnsani diplomasi çabalarıyla İHH bugüne kadar Suriye’de hem Suriye hükümeti hemde muhaliflerin alıkoyduğu 2.137 Suriyeli, 70 İranlı, 6 Batılı gazeteci ve 1 Afgan’ın serbest bırakılmasını sağlamış, gazeteci Adem Özköse ve kameraman Hamit Coşkun’un yanı sıra aileleri ile birlikte Suriye’de ikamet eden Türk vatandaşları İdris Çanakçı ve Ekrem Ciğerli’nin de serbest bırakılarak Türkiye’ye getirilmelerini sağlamıştır.Kadın ve çocuklar başta olmak üzere sivilleri hedef alan ihlaller ve mağduriyetlerin endişe verici boyutlara ulaştığı Suriye’de İHH, krizin daha geniş bir coğrafyaya yayılmasını önlemek için bölge ülkelerinin dinî liderleri ve kanaat önderlerinin bir araya gelerek istişare ettiği ortamlar oluşturmakta, aklıselimin hâkim kılınması için kamuoyu desteği sağlamaya gayret etmektedir.

Bakmadan Geçme