'Onlar üşüyor biz hastalanıyoruz!'

Uluslararası ticarette karşılıklı milli para kullanımında Türkiye'nin ciddi çabalarının olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Önder Kutlu, 'Onlar üşüyor biz hastalanıyoruz!' dedi.

Uluslararası ticarette karşılıklı milli para kullanımında Türkiye’nin ciddi çabalarının olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Önder Kutlu, “Döviz kurlarına ciddi derecede dış destekli müdahaleler yapılıyor. Bunun örneklerini hem Rahip Brunson olayında hem de Barış Pınarı Harekatı sürecinde gördük. Amerika’daki bir iç problem bile hemen piyasalara yansıyor. Adeta onlar üşüyorlar biz hastalanıyoruz. Bu yüzden, son dönemde Çin ve Rusya ile yapılan mutabakat önemli” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir süre önce yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Rusya gibi önemli ticaret ortaklarıyla ticarette ulusal para birimlerinin kullanımının artırılacağını duyurmuştu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de bu görüşe destek çıkarak, ikili ticarette ulusal para kullanımının, dış faktörlerin olumsuz etkisini en aza indirgeyeceğini vurgulamıştı. Rusya ile Türkiye arasında ödeme ve anlaşmalarda yerel para birimleri olan ruble ve Türk lirasının kullanılması yönünde anlaşma imzalandı. Ayrıca Türkiye bankaları, Rusya'nın ABD kontrolündeki SWIFT sistemine alternatif olarak yarattığı Rusya Merkez Bankası Ulusal Ödeme Sistemi’ne bağlanması konusunda da mutabakat sağlandı. Bazı uzmanlar, bunun "ABD yaptırım hedefi durumundaki iki ülkenin dolarizasyona karşı attığı bir adım olarak niteliyor. Necmettin Erbakan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Önder Kutlu, ticarette milli para kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘ULUSLARARASI TİCARET DAHA BAĞIMSIZ HALE GELECEK’

Amerika’daki rezerv bankasının faizle ilgili kararlarının Türkiye’yi de etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Önder Kutlu, “Sadece Türkiye değil dünya ekonomisi Amerika’ya endekslenmiş şekildedir. Amerika’daki bir iç problem hemen piyasalara yansıyor. Adeta onlar üşüyorlar biz hastalanıyoruz. Onlar soğuk alıyorlar biz hapşırıyoruz. Tabi bu durum sürdürülebilir bir şey değildir. Amerika egemen devlet olduktan sonra dünya gerçekten aşırı derecede büyüdü. Ülkemizin ve ülkelerin üçüncü bir ülkenin egemenliğinden kurtulmaları gerekiyor. Türkiye’nin kendi milli parasıyla ticaret yapma çabaları uluslararası ticareti daha bağımsız, daha ekonominin kaynaklarıyla işleten bir süreç haline getirecektir” dedi.

‘YÜKSEK DOLAR, İHRACATIN ARTMASINA İTHALATIN AZALMASINA NEDEN OLUYOR’

Doların yükselmesinin ihracatın atmasına, ithalatın da azalmasına neden olduğunu ifade eden Kutlu, “Ekonomik veriler açısından baktığımız zaman döviz kurları, ülkelerin hem bir yandan yönlendirmeye çalıştığı alanlardır hem de bu alan üzerinden iç ekonomiye de ekonomik dengelere de birtakım etkiler ürettiği bir alandır. Bu bakımdan Dolar veya Euro özellikle de Dolar bir dünya parasıdır. Dolar, İkinci Dünya Savaşından sonra rezerv para haline gelmiştir. İç piyasayla, iç ekonomik denge arasında döviz kurları önemli bir göstergedir” şeklinde konuştu. 

onlar-usuyorlar-biz-hastalaniyoruz-1.JPG

‘DOLAR VE DÖVİZE CİDDİ ANLAMDA MÜDAHALE EDİLİYOR’

Dolar ve döviz kurlarına ciddi derecede müdahaleler yapıldığını aktaran Kutlu, “Nitekim Barış Pınarı Harekatı’yla ilgili olarak Amerikan Başkanı Trump’ın Rahip Brunson krizi nedeniyle ekonomilerine müdahale ettik ve ekonomilerini ciddi derecede zarara uğrattık. Doları yükselttik. Tekrar yükseltiriz, tekrar Türkiye ekonomisine bir zarar verebiliriz gibi açıklama yapmıştı. Bu bir itiraftır. Normalde Dünya Ticaret Örgütü normları çerçevesinde döviz kurlarına ve ekonomiye devletlerin ve hükümetlerin müdahale etmemeleri beklenir. Devletler, üye ülkeler buna bu konuda söz vermişlerdir. Ama Amerika bunu bir silah olarak gerek döviz kurlarında gerekse de petrol fiyatlarıyla ilgili zaman zaman manipülasyonlar yaparak yükseltiyor. Bazen çok aşırı derecede yükseltiyorlar bazen petrol fiyatlarını düşürüyorlar. Petrolü düşürerek petrol ihraç eden ülkeleri mesela Rusya’ya terbiye etmeye çalışıyorlar. Yükselttikleri zaman petrol tüketen ülkeleri tehdit ediyorlar. Haliyle ekonomiyi devletler elinde ciddi bir silaha dönüşme ihtimali bulunan bir mekanizma olarak görüyoruz” diye konuştu.

‘CARİ AÇIK AKILLICA YÖNETİLMELİ’

Cari açığın uzun zamandır Türkiye’nin gündeminde olan bir mevzu olduğunu vurgulayan Kutlu, “Cari açık, Türkiye’nin dış ticaret dengesindeki bir açıktır. İhracat ve ithalat arasındaki bir açıktır. Cari açığın düşmüş olması bir açıdan baktığımızda yüksek döviz kuru döneminde ekonominin kendine gelebilmesi için yeterlidir ama asıl olan cari açık değildir. Cari açığın büyümesi bazen iyi de olabilir. Ekonomideki bu büyümeyi finansa edebilirsiniz ama bazen de tabi o cari açık eğer kontrol edilemez, yönetilemez boyutlara ulaşırsa ülkeyi aynı bir ev gibi düşünürsek eve giren parayla evin yaptığı harcamalar arasındaki açık ne kadar fazla olursa bir müddet sonra sürdürülemez hale gelir. Borçları ödemek zor hale gelebilir. O nedenle makul bir cari açık belki kabul edilebilir. Çünkü o açığı da devlet bir şekilde finansa etmek zorunda. Ne yapabilir? Devlet gidip uluslararası piyasadan borçlanabilir. Eğer uluslararası piyasadan borçlanmazsa ülke içinden borçlanmak zorundadır ve borçlar tabi geldiği zaman ödenecek artı faizi geldiği zaman ödenecek ki faiz de tabi ki daha verimli kaynaklara ayırabileceğiniz paraları faiz ödemesi için kullanmak ülkeler için çok akıllıca bir durum değildir. Cari açık çok akıllıca yürütülmesi gereken bir süreçtir” diye aktardı.

ddolar-3.jpg

‘PARA BEDELİ TÜRKİYE İÇİN DE RUSYA İÇİN DE AYNIDIR’

Türkiye ile Rusya arasında 100 milyar dolarlık ticaretin milli paralarla yapılacak olmasının ticareti daha rasyonel yapacağına işaret eden Kutlu, “Dolar dediğiniz para tamamen ABD’nindir. ABD’de özel bir banka olarak federal rezerv bankasının bir tasarrufudur. Onlar diledikleri gibi para basmak suretiyle dünya listelerine dolar sürüyorlar ve doların da bir karşılığı yok. Tamamen uluslararası piyasalarda son zamanlarda manipülasyonlarla yönlendirmelerle değeri belirlenen bir para birimidir. Ticaretin Milli paralarla yapılması halinde Türkiye’nin ve Rusya’nın milli paralarından oluşan bir demetle bu ticaret yapılırsa, ülkeler daha rasyonel daha reel ticaret yapacaklar. Mesela Amerika’dan 100 dolarlık mal almak için 100 dolar vermeniz lazım. Bir defa ülkeler kullandıkları her bir dolar için Amerika’ya borçlanmış oluyor. Onun karşılığında siz bir mal vererek bu doları alıyorsunuz. Ama milli paralarla alındığında Rusya da, Türkiye de kendi paralarıyla değişim yapacaklar. Haliyle para basmanın bedeli Rusya için de Türkiye için de aynıdır” şeklinde değerlendirdi.

‘MİLLİ PARA KULLANIMINDA CİDDİ ÇABAMIZ VAR’

Son dönemlerde Türkiye’nin milli paraya geçme yolunda ciddi çabalarının olduğunu dikkat çeken Kutlu, “Mesela Çin ile anlaşma yapıyoruz. Çin Yuanı’yla Türk Lirası’nın karşılıklı ticaretlerde kullanılması planlanıyor. Türkiye’nin başka ülkelerle de bu yönde çabaları var. Çünkü bizim Amerika’nın aracılığına ve dolarına ihtiyaç olmadan kendi paralarımızla kendi ticaretimizi yapabilmemiz son derece sağlıklı bir uluslararası ekonomik ortam oluşacaktır diye düşünüyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

•SÜMEYRA KENESARI - YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme