OSMANLICA GEÇ KALINMIŞ BİR ZARURETTİR

MERVE ATEŞ / YENİ HABER

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 19. Milli Eğitim Şurası’nda alınan kararla  Osmanlı Türkçesi'nin zorunlu ders olarak liselerin öğretim programlarında yer alması kararına varıldı. Bu kararı gazetemize Tarihçi akademisyen Doç.Dr.Caner Arabacı “geç kalınmış bir uygulama” olarak değerlendirdi. Arabacı, Alt yapı hazırlıklarını yapmadan bunu gerçekleştiremezsiniz. Pilot uygulamalar yaparak Osmanlıcayı öğretirsiniz. Arap alfabeli Türkçeyi bilmiyorsanız, geçmişte yazılanları bilemez geleceği de bu doğrultuda yorumlayamazsınız, kendi tarihinizi Viyanalı Hummel, Amerikalı  Bernard Levis gibi yazarlardan öğrenmek zorunda kalırsınız.” dedi.

 

 150 MİLYON OSMANLICA BELGE

 

Öncelikle Osmanlıca nedir Türkçe midir, Arapça mıdır, Türkiye ve Türk devletleri için neler ifade eder. Kültürümüzün ne kadarında etkilidir?

Osmanlıca dil olarak Türkçedir. Arap Alfabeli dil olarak kayda geçirildiği için Osmanlıca deniyor günümüzde. Bu yeni gelişmiş bir olay değil 1000 yıllık bir mazisi var. Yani 1928 ‘den beri bir bu yönde tartışmaları yapıyoruz. Türkiye ‘böylece Türk dünyasındaki yazılı iletişimden kopmuş. Selçuklu Osmanlı dönemi birikimi İstanbul’daki 150 milyon civarındaki belge, dünyanın muazzam arşivi okunamaz öğrenilemez hale gelmiş. Sadece uzmanların faydalanabildiği bir hal almış.

BALKAN TÜRKLERİ İRTİBATI KOPARMAMAK İÇİN LATİN HARFLERİNİ ÖĞRENMİŞLER

 

Latin alfabesine geçişte, farklı ülkelerde yaşayan Türklerin biz geçtiğimiz için bu alfabeyi öğrenme çabaları olmuş, aynı zamanda takip edilen bir ülkeyiz. Diğer ülkelere örnek teşkil eder miyiz uygulamalarımızla?

Türklerin İslam’la tanıştığı dönemden 1928’e kadar Türkiye coğrafyasında kullanılmış. Türkiye’den sonra Kırım’da, Sibirya’da, Yunanistan’da kullanılmış. Türkiye Latin alfabesine geçince batı Trakya Türkleri gizlice Türkiye ile irtibatı koparmamak için Latin alfabeli yazıyı öğrenmeye çalışmışlar. Yetişkin Bulgaristan Türklerinden dinledim, çok güçlük çekerek Latin alfabeli yazıyı 1940’larda öğrenmişler. Türkiye’de ki değişiklikten sonra Rusya’da Kiril alfabeli 29 çeşit ayrı yazı tipinde, farklı alfabeler kullanılmış.

FARKLI ALFABELER İLE KÜLTÜR EMPERYALİZMİ YAPILDI

 

Uzun yıllar Türk devletlerinde dil ayrılığı için çeşitli politikalar uygulandı .Orta Asya bizden koparılmaya çalışıldı. Dilde birliğin önemi bu noktada neler ifade ediyor?

Aynı dili kullanabilirsiniz, fakat aynı alfabeyi kullanamazsanız boşlukları dolduramazsınız. Geçmiş yıllarda bu Orta Asya’da gerçekleştirildi .Rusya, Türklerin alfabelerini değiştirdi. Hem de her ülkeye farklı kollarda alfabe öğretti  ki birbirlerini anlamakta zorlansınlar. Bu bilinçli bir politikaydı. Farklı alfabeler ile kültür emperyalizmi yapıldı.

TÜRKİYE, TÜRK DÜNYASINDAN 1000 YILLIK BİRİKİMİNDEN KOPARILDI

 

İletişim günümüzde önemi gittikçe artan bir faktör .Soydaşlarımızla iletişim ne kadar kuvvetli olursa dünyadaki yerimiz o derece sağlam olacaktır.Latin alfabesine geçişler ne değişmişti?

Türkleri soylarından kardeşlerinden geçmiş birikimlerinden kopardılar bununla. Cumhuriyetle birlikte gerçekleştirilen harf devrimi ile de bu yapıldı 1000 yıldır iletişim kurduğunuz kültürlerle artık bugün konuşamaz onların yazdığı kitapları okuyamaz oldunuz. Türkiye, Türk dünyasından 1000 yıllık birikiminden koparıldı geçmişte.

 

BİLMEZSENİZ, BİRİLERİNİN ANLATTIĞINA İNANMAK ZORUNDA KALIRSINIZ

 

Basın tarihinin temelleri Osmanlıca ile atılmış ilk gazeteler bu şekilde çıkmış, bu açıdan Osmanlıca ne ifade eder?

Türk basın tarihi 1828 -1928 yılları arasında Arap alfabeli Türkçeyle yazıldı. Yüzyıllık geçmişinizi öğrenmek istediğiniz zaman, Arap alfabeli Türkçeyi bilmiyorsanız, geçmişte yazılanları bilemez geleceği de bu doğrultuda yorumlayamazsınız. Türk basınının temeli Arap alfabesiyle atılmış. O yüzyıllık dilimi matbu olduğu halde Osmanlıca bilmezseniz öğrenemez, birilerinin anlattığına inanmak zorunda kalırsınız.

HASTALIKLI, HAFIZASINI YİTİRMİŞ  BİR VARLIK OLMAYIN

Geçmiş dönemlere ait hafızamıza ulaşmanın yolu  Osmalıca’dır . Osmanlıca bilmeyen bir Türk toplumu kendi değerlerine ait neleri kaybetmiş olur?

Türkçeninim dününü okuyabilme kültürel birikimimize ulaşmamızı sağlar. Ulaşmaz isek ne olur. Kültür ve tarihi birikimimizi kullanmayız Geçmişimiz kesintiye uğramış olur. Adını annesini babasını bilmeyen hafızasını bilmeyen genç insan konumuna düşeriz. İnsan değil de hastalıklı bir varlık durumuna düşeriz . Adını bilmeyen hafızasını kaybetmiş bir gençten farkı olmaz dününü okuyamayan bir toplumun. Osmanlıcanın okutulması bir ihtiyaçtır. Şu an geç kalınmış bir ihtiyaç uygulanmaya çalışıyor.

OSMANLICA BİR ZARURETTİR

 

Bir karar çıktı okullarda artık Osmanlıca dersi verilecek, kararı nasıl değerlendiriyorsunuz. Eksikleri var mıdır, ne şekilde uygulanırsa  Türk toplumuna, kültürüne katkı sağlar?

Uygulama yerinde bir karar olmuş fakat düzgün ve yeterli alt yapı yokken bu uygulamayı yapmak yeterli olmaz. Siz bu dersi okullara koyarsınız. Fakat Osmanlıca bilen öğreticileriniz yoksa yeterli ders materyaliniz yoksa boş geçen dersten ibaret olur. Alt yapı hazırlıklarını yapmadan bunu gerçekleştiremezsiniz. Pilot uygulamalar yaparak Osmanlıcayı öğretirsiniz. Bu bir zarurettir. Osmanlıca. İşte o zaman yazık olur. Okullarda öğretilecek Osmanlıca eğer doğru bir şekilde uygulanıp öğrenciler okuyacak seviyeye getirilirse, Türkçenin dününü okuyabilme kültür birikimine ulaşılmasını sağlar. Bu zamana kadar kültür birikimimiz alfabe değişikliyle kesintiye uğramış.

 

 BATI KULLANILMAYAN LATİNCEYİ ÖĞRETİYOR

 

Avrupa’da karanlık dönemlere ait dillerin okullarda eğitiminin verildiğini biliyoruz. Toplumun bir kısma Osmanlıca ’ya karşı çıkıyor. Mezar taşı okumak için öğrenildiğini düşünüyor, neden gerekli Osmanlıca?

Bir kıyasla düşünsek lazım. Bugün Almanya Latince konuşmuyor, ama bütün liselerinde Latinceyi öğretiyor. Batı kültürünün kökünü oluşturuyor ama kullanılmayan bir dil. İtalya İngiltere Fransa’da böyle. Kültürel kodlarla iletişimin bir aracı olarak görmek lazım Osmanlıcayı. Osmanlıca bir vasıtadır.

 

TARİHİNİZİ SİZ DEĞİL AMERİKALI  BERNARD LEVİS GELİR VE YAZAR

Osmanlıcayı öğrenmediğimiz taktirde Türk toplumunu bekleyen tehlikeler nelerdir?

Osmanlıca okuyamazsanız, kendi tarihinizi Viyanalı Hummel, Amerikalı  Bernard Levis gibi yazarlardan öğrenmek zorunda kalırsınız, çünkü  bunlar Osmanlıca biliyor ve araştırıyor. Türk tarihini anlayabilmek için geldiler öğrendiler.

Bakmadan Geçme