1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Osmanlı’nın unutulan mirası: Tellaklık
Osmanlı’nın unutulan mirası: Tellaklık

Osmanlı’nın unutulan mirası: Tellaklık

Osmanlı’dan günümüze kadar gelen tellaklık mesleği artık son demlerini yaşıyor. Türk kültürünün bir parçası olan tellaklığa olan ilgi her geçen gün azalıyor. 40 yıldır tellaklık mesleğini icra eden Yunus Çatalçam, kendisinden sonra bu mesleği devem ettirecek kimsenin olmamasından yakınıyor.

A+A-

Geçmişten günümüze gelen tellaklık mesleğini icra edebilecek kimse neredeyse kalmadı. Yeni nesil tellaklık mesleğine ilgi göstermiyor. Konya halkının hamam kültürüne çok fazla ilgisinin olmadığını söyleyen Yunus Çatalçam, hamam kültürünün Türk kültürü bünyesinden çıkmak üzere olduğunu duyurdu.

‘BENDEN SONRASI YOK’

Sauna Gümüşkapı’da tellaklık yapan Çatalçam, mesleğe başlama hikayesini şöyle anlattı: “Ben bu mesleğe 1975 tarihinde başladım. Aradan 46 yıl geçti. Aslen Sivaslıyım. Önce 7-8 yıl Sultan Hamamı’nda bu işi yaptım. 16 yaşında tellaklığı öğrendim. Şuanda 60 yaşındayım, emekliyim. Benim rahmetli dayım ilk olarak 1971’de Sultan Hamamını açtı. Ben de dayımın aracılığı ile başladım. Hamamcılık dede mesleğidir. Dededen oğula geçmiştir ama benden sonrası yok. Şimdi kendi oğluma bu mesleği yap diyorum ama yapmam diyor.”

‘TÜRK KÜLTÜRÜNDEN ÇIKMAK ÜZERE’

Hamam kültürünün yurt dışında yaygınlaşmaya başladığının altını çizen Çatalçam, “Bugün itibarıyla bu kültür elimizden gidiyor. Türk kültüründen çıkmak üzere. Otellerimizde olsun, hamamlarımızda olsun, Antalya, İzmir, bu gibi lüks yerlerde yabancı uyruklu tellaklar çalıştırıyorlar. Böyle yaparak kendi kültürümüzü satmış oluyorlar. Kültür elden gidiyor. Türkiye’deki insanların kendi kültürlerini tanıması amacıyla bu tür yerlerde çalıştırılması gerekiyor. Hamamı özellikle gurbetçiler çok tercih ediyor. Yaz ayından bu sektör daha çok hareketleniyor. Bizler üzerine düşmezsek, bu meslek unutulacak ve kültürümüz gidecek. Bu mesleğin, bu kültürün elden gitmemesi için yapılması gereken bu kültürü en iyi ve doğru bir şekilde tanıtmaktır. Bu işi ben bıraksam benden sonra yapacak yok. Günümüz toplumuna hamam kültürünü aşılamamız lazım, sevdirmemiz lazım” şeklinde aktardı.

‘ÖNCE TEMİZLİK SONRA İMAN’

Kesenin sağlık açısından faydalarına değinen Çatalçam, “Kese vücudun toksinlerini atar, gözeneklerini açar, kılcal damarları harekete geçirir. Bir nevi kılcal damarlara masaj yapar. Saunanın faydasına gelecek olursak, o da stresi atar, dinlendirir, uyku problemi yaşayanların bu sorunu çözmesini sağlar. Temizlik olmadan iman olmaz. Önce temizlik, sonra iman. 10 kişiden 4’ü biliyor. 6’sının haberi yok. Ben evde yıkanıyorum diyorlar. Evde yıkanmayla olur mu? Gözenekler açıldığı zaman vücut hava alır ve dinlenir.  Düzgün uyku uyursun, dinlenirsin, sabah işine erken kalkar gidersin ama vücut ağırlaştıkça sen de ağırlaşırsın. Yatmayı tercih edersin, kalkmayı değil” diye aktardı.

‘BİZİM İŞİMİZ HİZMET SEKTÖRÜDÜR’

‘Bizim işimiz hizmet sektörüdür’ diyen Çatalçam, “Bu zamana kadar hep tellaklık yaptım, böyle devam ediyoruz. Bizim işimiz hizmet sektörüdür. Vatandaşların derisinde dış etkenlerden dolayı oluşan toz, kir, ve ölü deriyi kese yoluyla temizliyoruz. Masaj yoluyla da insanları günlük yaşantılarındaki stresten, yorgunluktan uzaklaştırmaya ve vücut ağrılarını dindirmeye çalışıyoruz. Mesleğimiz icra edilmesi zor. Keseden, masajdan anlamak uzmanlık isteyen şeylerdir, herkesin yapabileceği işler değildir" ifadelerini kullandı. Kendisinin de tellaklığı babasından devraldığını aktaran Çatalçam, "Gençler başka işlere yöneldi, bu işte çalışacak son insanlarız diyebiliriz. Biz de ekmeğimizi bu işten kazandığımız için devam ediyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

•SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT