Özel eğitimciler süre istiyor

Özel öğretim kursları takviye anlamında tek dersle faaliyet gösterecek. Bunun sonucunda, her ders için tek bina isteniyor. Yani 5 ders vermek isteyen bir kurs, 5 farklı binada ders vermesi gerekiyor. Bu durumda işletmeciler geçiş için süre istiyor

Özel öğretim kursları, kapanmanın eşiğine geldi. Merdiven altı çalışan kurslar için bu uygulama “yerinde” olarak değerlendirilirken, özel okul formatında çalışan büyük ve başarılı kurslar için işler büyük ölçüde zorlaştı. Çünkü her ders için bir bina uygulaması, hem işletmecileri hem de öğrencileri zora soktu. İşletmeciler, gerekli tüm denetimlerin yapılarak, sakıncalı görülen kursların kapatılmasını isterken, işini layıkıyla yapan kurslara ise, bir geçiş sürecinin verilmesini önerdi.

“HER DERS İÇİN BİR BİNA”

Kent Özel Öğretim Kursu Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yazıcı, özel öğretim kurslarının belli bir süre, ders izni kısıtlaması olmadan çalıştırılmasını istediklerini söyledi. Kurslarında yaklaşık 400 öğrencinin bulunduğunu aktaran Yazıcı, “Biz, kursların belirli bir süre geçici ruhsatlarla ders izinleri kısıtlaması olmadan çalıştırılmasını istiyoruz. Aksi halde çok zorlanıyorsunuz. Bir ders için bir bina, ikinci ders içinse başka bir bana ayarlamak zorunda kalınıyor. Yani 5 ders vermek istiyorsanız, 5 tane binanız olması gerekiyor. 5 binanın kirası ve gideri derken, maliyetler de veliye yansıtılıyor. Yapılan hamleler ile aslında yatırımcıya çok fazla bir şey olmuyor. Olan vatandaşa oluyor. Bu tarz kurslara devam eden veliler için anket yapılmasını da istiyoruz. Öğrenci velisi, niye çocuğunu kursa gönderme ihtiyacı duyuyor? Ayrıca özel okulların öğrencileri de zaten bizim öğrencimiz. Öğrenci, hem özel okula gidip tekrardan neden kursa gitme ihtiyacı duyuyor? Bu bir ihtiyaçtır. Bu nedenle, ara geçiş döneminde kursların desteklenmesini istiyoruz. Ayrıca, kurslara sıkı denetimlerin yapılmasını da istiyoruz. Sakıncalı görülen ne varsa aniden müdahale edilebilir.” dedi. 

“SAKINCALIYSA KAPATALIM AMA…”

Geçiş sürecinin hem öğrenciler hem de işletmeciler için faydalı olacağını aktaran İsmail Yazıcı, “Dershanelerin kapatılma sürecinden önce, biz malum yapıyla zaten 15 yıldır mücadele ediyorduk. Onlarlar biz ticari olarak büyük bir rekabette bulunduk. Biz yıllarca direndik. Ve malum süreçten sonra, dershanelerin kapatılma aşamasında ne yazık ki mağdur olan yine biz olduk. Kurs adı altında tekrar izinler verildi. İzin verildikten sonra, bu işe biz yatırım anlamında niyetlendik ve kurs açtık. Sonra ders izinleri tek derse indirildi. Tek derse inme süreci içerisindeki ani hareketler eğitimi yıpratıyor. Alınan kararlara kesinlikle saygılıyız. Ama bizi sakıncalı görüyorlarsa, kurumun anahtarını yetkililere teslim etmeye de hazırız. Kapatabiliriz. Hiçbir sıkıntı yok” diye konuştu. 

GEÇİCİ RUHSAT VERİLEBİLİNİR

Temel liseler için verilen sürenin, kendileri için de uygulanabileceğini aktaran Yazıcı, “Biz, eğitimcilerin rol model olmasını istiyoruz. 2000-2001’li yıllarda özel öğretimin bizdeki payı, yüzde 2’lerdeydi. Şuan özel öğretimin payı yüzde 8 buçuklara çıktı. Her ne kadar bu durum eleştirilse de mevcut hükümetin bir başarısıdır. Bu oran yeterli midir? Tabi ki değildir. Avrupa Birliği ortalaması nedir diye sorulursa, yüzde 19’dur. Yani özel öğretimin eğitime katkısı Avrupa’da bu şekilde. Özel öğrenim halen bir ihtiyaç. Bu konuda devletin yükünü tam üstlenemiyoruz. Onun için okullaşma olmalıdır. Ülke olarak yüzde 19’luk oranı yakalamamız gerekiyor. Bu da bir süreçtir. Süreç içerisinde, ara köprü konumunda olanlar ise özel öğretim kurslarıdır. Geçiş süreci içerisinde, belli bir yıl sınırı dahilinde özel öğretim kurslarına süre tanınmalı. Geçici ruhsatlar bile verilebilir. Örneğin, temel liseler uygulandı ve 4 yıl süre verildi. Bu süre de önümüzdeki yıl doluyor ve işletmeciler ona göre de önlemlerini alıyor.” şeklinde konuştu.

SALİH KÖPRÜLÜ / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme