Özel günler tüketime zorluyor

İSMAİL POÇAN / YENİ HABER

Özel günler tüketime zorluyor
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Sevgililer Günü, Anneler Günü, Babalar Günü gibi özel günler vatandaşı alışverişe zorlayarak tüketim toplumuna sürüklüyor. Bu günlerde vatandaşların lüks hediyelerle zor duruma soktuğunu belirten Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç, kredi kartıyla alınan hediyenin gelecek aylardaki taksidi ödenemeyince çiftler arasında sıkıntıya neden olabildiğini söyledi.

Vatandaşların, Sevgililer Günü, Anneler Günü, Babalar Günü, yılbaşı gibi günlerde çeşitli yöntemler ve cazip gösterilen taksitlerle kredi kartlarıyla alışveriş yapmaları sağlanıyor.  Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç, Sevgililer Günü benzeri ithal günlerde cep telefonu, tek taş yüzük gibi daha çok ithal hediyelere yönlendirilerek tüketicinin zora sokulduğunu söyledi.

LÜKS HEDİYELER ZOR DURUMA SOKUYOR

Sevgililer Günü nedeniyle satışlarını artırmak isteyen birçok firmanın tüketicilere yönelik baskısının daha da arttığını belirten Dinç,  firmaların Sevgililer Günü nedeniyle tüketicilerin ilgisini çekmeye dönük çalışmalarını artırdığını ifade etti.  Yapılan reklam ve tanıtım faaliyetleriyle vatandaşları günler öncesinden psikolojik baskı altına aldığını ifade eden Dinç, '' Sevgililer Günü benzeri ithal günlerde cep telefonu, tek taş yüzük gibi daha çok ithal hediyelere yönlendirilerek hem ülke ekonomisi hem de tüketici bütçesi zora sokulmaktadır. Sevdiklerimiz, değer verdiklerimiz, ailemiz şüphesiz ki her şeyden önce gelir ve hiçbir hediye onlar için çok değildir. Fakat gerek ülke gerekse de bireysel bazda borçların tavan yaptığı, kredi kartlarının limitlerinin dolduğu, bu dönemlerde tüketimi artırmaya çalışan firmalar ve tüketiciye kredi verme yarışına giren bankalar yabancı kültürlerden aşırdıkları gün ve geceleri toplum gündemine sokmaya çalışıyor'' şeklinde konuştu.

GEREKSİZ KREDİ KARTI HARCAMALARINDA UZAK DURUN!

Kişilerin kendilerini maddi bakımdan zora sokacak hediyelerden ve gereksiz kredi kartı kullanımından uzak durmaları gerektiği uyarısında bulunan Dinç, ''Tek taş yüzük gibi bazı şeyler bugüne özel moda gibi gösteriliyor. İnsanların, Sevgililer Günü, Anneler Günü, Babalar Günü, yılbaşı gibi günlerde çeşitli yöntemler ve cazip gösterilen taksitlerle kredi kartlarıyla alışveriş yapmaları sağlanıyor. Bu günlerde küçük hediyeler tercih edilmeli ya da tatlı sözle bu tür günler kutlanmalıdır. Tüketicileri, firmaların ve bankaların bu oyununa gelmeyerek, kültürümüze ait olmayan bu günlerden ve bu günlere özel yapılan alışverişlerden uzak durmaya çağırıyoruz. Küçük bir hediye ya da bir tatlı sözle hediyeleşebilirsiniz. Sevgililer Günü dolayısıyla yüksek miktarda alışveriş yapmaya gerek yok'' diye konuştu.

AİLE İÇİ SIKINTILARA YOL AÇIYOR

Vatandaşa yeterince pahalı ve gösterişli bir hediye almamaları durumunda yeterince iyi bir baba, sevgili ya da arkadaş olmadığı yanılgısı da oluşturulduğunu belirten Dinç, insanların bu yanılgıyla pahalı ürünlere yöneldiği söyledi.  Pahalı ürünlerde bankaların taksit imkanı sunduğunu söyleyen Dinç, “Taksitlerin bitmeden, 1 yıl sonraki Sevgililer Günü'nün geliyor. Dar gelirli bazı vatandaşlar, kredi kartlarına taksitle gelirlerinin üzerinde alışveriş yapıyor. Gelecek aylarda taksitleri ödeyemediği takdirde sıkıntılar başlıyor. Bir anlık mutluluk için kredi kartıyla alınan hediyenin gelecek aylardaki taksidi ödenemeyince çiftler arasında sıkıntı yaşanmasına neden olabiliyor” ifadelerini kullandı.

SEVGİ HAYATIMIZIN ANAHTAR KELİMELERİNDEN BİRİ

Sevginin hayatımızın anahtar kelimelerinden biri olduğunu ifade eden Aile Danışmanı Gökhan Kırlangıç, “Sevgisiz bir hayatın lezzeti olmadığı gibi böyle bir hayatta huzuru yakalamak da zor. Sevgiyle büyüyen çocuktan, sevgiyle yapılan ibadete, hatta pişirilirken sevginin de katıldığı yemeğe kadar sevginin değdiği her şey bambaşka bir hale bürünür” dedi.  “Sevgisiz kalan kalplere ise bencillik, para hırsı, merhametsizlik ve vahşet duyguları yerleşerek toplumu telafisi olmayan sonuçlara götürüyor” diyen Kırlangıç, “Sevgi ahlakını, Kur’an-ı Kerim’den ve Sevgili Peygamberimiz’den (s.a.v) öğrenen, Hz. Mevlana’dan, Yunus Emre’den, Hacı Bektaş-ı Veli’den dinleyen bu toplum nasıl oldu da bu kadar sevgisiz oldu?  Sohbetlerimizin adı bile “muhabbet etmek” iken şimdi neden Sevgililer Günü gibi yapay günlerden medet umuyoruz.  Günümüz insanının her duyguya sevgi diyerek sevgiyi tüketilen bir nesne haline getirmedi mi ?  Bizim kültürümüzün yüzü Allah’a bakar. Biz bu kültürle yoğrulmuşuz. Müslümanlar bu dünyayı geçici imtihan meydanı olarak görür. Onun asıl mekânı ebediyettir. Ahirete bakan Müslüman’ın dünyevi hazların içine dalması onu yolculuğundan alıkoyar. Sevgililer Günü ve diğerleri, bizi öz muhabbetten uzaklaştırdığı gibi, çok süslü, albenisi fazla ancak içi boş bir dünyaya çekti.” diye konuştu.

HIRSLI BİR TOPLUM HALİNE GELDİK

Müslüman’ın en büyük serveti inancı olduğunu belirten Kırlangıç, “Allah’tan daha güçlü kim var, Allah’tan daha muhabbetli kim var? O zaman sevgimizi ona vermeli, sırtımızı ona dayamalıyız  “Sevginin azaldığı, toplumsal sorunların arttığı dönemlerde Hz. Mevlana, Yunus Emre ve daha birçok Allah dostu gelmiştir. Allah dostları en karışık devirlerde geldi ve insanlara sevgiyi sundular. Böyle yüzyıllar geçti ancak tasavvuf edebiyatından uzaklaştık ve kâinata sevgi gözüyle bakamaz hale geldik. Batı’ya ayak uydurma gayretiyle de özümüzden uzaklaşarak her şeye nefsanî arzularla bakmaya başladık. Daha güzelini, daha fazlasını almaya çalışan bir toplum haline geldik. Bütün bunları yaparken de farkına varmadan ‘ben merkezli’ olduk. Oysa ki, milletimiz ve vatanımız var. Allah’ın yarattığı çocukları sevgi gözüyle bakarak yetiştirme sorumluluğumuz var. Ancak çocuklara başta devlet, ebeveynler ve öğretmenler sevgi gözüyle bakmayı unutunca çocuğun beslendiği kaynaklar azaldı. Medyanın pompaladığı popüler kültür de eklenince ‘ben merkezli’ bir birey olduk” ifadelerini kullandı. 

Bakmadan Geçme