Özel tasarımların adresi: Berru Moda Evi
Kıyafet tasarımında tüm eğitimlere sahip olan ve yıllardır sektörde hizmet veren Hatice Yüksel, kendi kurduğu markası Berru Moda Evi'nde şıklık ve zarafetin öncüsü oluyor.
Hanımların hayallerindeki kıyafetleri tasarlayabildiklerini dile getiren Firma Sahibi Hatice Yüksel, başarı hikâyelerini Yeni Haber okurlarıyla paylaştı.
Sizi tanıyabilir miyiz?
Giyim branşında eğitimimi tamamladım. Şuan ki mesleğim okulda da severek yaptığım bir işti. Kendime kıyafetler dikebileyim diye bu bölümde okumayı tercih ettim. Herkeste olan ürünleri değil de kendi tasarımlarımı giyinmek istedim. Hayal ettiklerim ve mağazalardan esinlendiklerimle kendi tasarımlarımı oluşturdum. Kumaşlar o dönemlerde şimdiye göre çok daha kaliteliydi. Kışlıklar yün, yazlıklar da ipek ve ketendi.Şimdiki ürünler genelde polyester olmaktadır ve eskideki gibi yüksek kaliteli ürün bulmak zordur.
İş hayatına giriş süreciniz nasıl oldu?
İş hayatına girişim tesadüfi oldu diyebilirim. Çünkü böyle bir düşüncem yoktu. Bir gün annemle birlikte mahallemizdeki terziye gitti. Terzi, annemin kıyafetiyle ilgilenirken ben de ilgi duyduğum için bazı müdahalelerde bulundum. Bana 'Bu işten anlıyorsun galiba' dedi. Ben de 'evet' dedim. Atölyeleri olduğunu ve desteğe ihtiyaç duyduklarını dile getirerek iş teklif etti. Çalışmayı düşünmediğimi dile getirince yalnızca bir hafta gelip denememi istedi. O zamanlar daha önce hiç atölye görmemişim. Sadece evde özel abiyeler dikiyordum. Kalıp çıkarma, kesme alanlarında da tecrübelerim vardı. Çünkü bu alanda eğitimliydim. Konfeksiyonda çalışan kişilerde her alanda bir uzman olmaktadır. Kesen eleman dikimi, diken eleman kalıp işini, çizen kişi de kesimi bilemez. Ama ben eğitimde hepsini bir arada öğrendiğim için deneyime sahiptim.
İşe başladığınız dönemde neler yaşadınız?
Atölyede hızlı bir akış vardı ve ben bu akışa alışkın değildim. Başlangıçta bu tempoya ayak uydurmakta zorlandım diyebilirim. İlk başta düğme makinasında düğme dikerek çalışmaya başladım. Sonra işimi düzgün yaptığımı fark edince ütü bölümüne aldılar. Ardından kalıp işleri yaptım. En son kalıp konusunda “tamam” dediler. Çünkü bir elemanın bu alanların hepsinde tecrübesinin olması konfeksiyon sektörü için çok değerlidir. Kalıp alanında çalışmaya devam ettim. Uzun yıllar emek verdim ve bir süre sonra aranan eleman oldum. Hamilelik dönemimde patronuma bunu söyledim ve işten çıkmak istediğimi dile getirdim. Kendisi daha az tempoyla çalışmamı ama çıkmamamı rica etti. Ben de işime 8. aya kadar devam ettim. O zamanki ayrılıktan sonra da geri çağırdıklarında artık kendi iş yerimi açacağımı söyledim ve kendi markamı kurdum.
Berru Moda Evi'ni kurduğunuz dönemde neler yaşadınız?
Ailem iş yeri açma noktasında çok destekledi. Onların desteği ile böyle bir sorumluluğa giriştim. İlk dönemlerde pek iş gelmeyeceğini, zamana ihtiyacım olduğunu düşünüyordum. Fakat açıldığımız günden sonra çok yoğun bir şekilde iş tempomuz oluştu. Özellikle ilk ay yetiştiremediğimiz işleri geri verdik. Birçok müşterimiz dikim, tasarım için bizi tercih etti. Başlangıç için çok güzel bir süreç yaşadım. İşletmemi açtığımda kızım kucağımda bebekti ve her işi onunla birlikte yaptım. Bu sebeple işletmeme de kızımın adını verdim.
Kendi iş yerinizde çalışmalarınızı önceki dönemle aynı şekilde mi sürdürdünüz?
Sanayide yaptığım iş ile burada yaptığım iş arasında tabi ki farklar bulunmaktadır. Konfeksiyonda seri üretim söz konusuyken burada özel tasarımlarla tek kişi satışı olmaktadır. Kişiye özel beden ölçüleri, ona göre özel dikim kıyafetler tasarlıyoruz. İş aynı ama seri değil. Burada okuldaki bilgilerim ve konfeksiyon geçmişimi harmanladığım için şanslıyım.
İşletmeniz bünyesinde ne tür ürünler bulunmaktadır?
Hanımefendilerin her alanda kullanabilecekleri, günlük kıyafetlerden özel gün kıyafetlere varıncaya kadar her türlü ürünü tasarlayabiliyoruz. Onların kıyafeti giyeceği yere ve o yerdeki konumuna yönelik dokunuşlarla özel çizimler yapıyor ve üretiyoruz. Günlük kıyafetler, özel gece kıyafetleri, kişiye özel tasarım gelinlikler, dış çekim gelinliklerin tasarımları bünyemizde bulunmaktadır. Özellikle kayınvalidelere kıyafet dikimi konusunda ağırlıklı çalışıyoruz. Tamamen kişiye özel dikim yapıyor, hazır giyim bulundurmuyoruz. Daha evvel diktiklerimizden örnekler sunuyor, tercihe göre onu kişinin ölçülerinde tasarlıyoruz. Mezuniyet ve kına kıyafetlerinin dikimini de yapıyoruz. Ayrıca yine hanımlarımızın hayalini de tasarlıyoruz. Dilerlerse kendi çizimlerini getiriyorlar, dilerlerse de hayallerindeki kıyafeti söylüyorlar ve çizimini yapıp tasarlıyoruz. Moda geçer ama stil kalıcıdır. Stil kişinin kendisi için kıyafet oluşumudur.
Sabit müşterileriniz bulunmakta mıdır?
Çoğu müşterimiz sabittir. Hatta onlar daimi oldukları için evlerindeki dolaplarında hangi kıyafetleri var bilmekteyiz. Buraya gelip bir ürün istediklerinde 'Daha evvel aldığınız şu ürünün üzerine bu gidebilir' şeklinde tavsiyelerde de bulunuyoruz. Altı ay arayla iki çocuğunu evlendiren müşterimiz oldu. Ona her ikisi için de alternatif bir kıyafet sunduk. İki kere farklı tasarım yapıp kazanç elde etme amacı gütmedik. Kombin konusuna da hakim olduğumuz için işlerimiz daha da güzel olmaktadır.
Hazır giyimde yaşanan artış sizleri etkiledi mi?
Firmamızı yeni açtığımız yıllarda markalaşma bizi yoruyordu. Özel dikimi alt kademe görüyorlardı. Halbuki özel insanlar özel kıyafet giyerler. Marka giyinen insanların bunu fark etmesi herkeste aynı kıyafet olduğunu gördüklerinde ortaya çıktı. Fiyatı ve yeri belli kıyafetler ilgi çekmedi. Bir süre sonra farklı olanlar “nereden aldın?” soruları yönelince herkes özel dikime geçti. Kaliteli kumaş,dikiş olmasını isteyenler bu alana yöneldi. Dikimler konusunda beğenmediğimiz bir işi müşterimizin beğenisine sunmayız. Önce bizim beğenmemiz gerekir.
Müşterilerinizle diyalogunuzda unutamadığınız bir anı yaşadınız mı?
Konya’da giyime çok önem verilmektedir. Farklı gün ve konseptler için tasarıma gelen müşterilerimiz bulunmaktadır. En çok şaşırdığımız kişi boşanma kıyafeti diktirmek isteyen müşterimiz olmuştur. “O gün çok şık olmalıyım” dedi. Bir söz vardır “insanlar giyimleri ile ağırlanır, fikirleri ile uğurlanır” diye. O hanımın zaten sağlam bir duruşu vardı ve biz o gün için özel kıyafete gerek olmadığını, dik duruşunun yeterli olduğunu söylesek de yine şık olmak istediğini dile getirdiği için böyle bir çalışma yapmıştık. Bu anımızı hala unutamıyoruz.
Girişimde bulunmak isteyen kadınlara mesajınız nedir?
Akıllarında yer eden işi düzgün yapacaklarına inanan her kadın o işe başlamalıdır. Bu hangi alan olursa olsun geçerlidir. Sonrasında başladığında zorluklara sabretmeli ve ben yaparım demek gerekir. Sabırsız iş olmaz ve ilerlemez. Biri işine bahane bulanlar olunca onu savunacak kadar sahiplenmeliler. ve işini hakkıyla yapmalılar. Para kazanmak değil de insan kazanmak olarak işe bakarlarsa başarı onları zaten bulur.
•HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / TÜRKAN YILMAZ
YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme