Pandemi dönemi en çok müzisyenleri vurdu!

Pandeminin en çok etkilediği meslek gruplarından biri de müzisyenler oldu. Konya'da birçok müzisyen ayakta kalma mücadelesi veriyor.

Pandemi dönemi en çok müzisyenleri vurdu!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Pandeminin en çok etkilediği meslek gruplarından biri de müzisyenler oldu. Konya’da birçok müzisyen ayakta kalma mücadelesi veriyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı,  Koronavirüs ile mücadele sürecinde, müzisyenleri teşvik etmek amacıyla proje başlattı. Müzik sektörü çalışanları da destek ödemeleri kapsamına alındı. Böylece yevmiye ücretiyle çalışan, sosyal güvencesi olmayan diğer sanatçı ve sektör çalışanları desteklenecek.

Koronavirüs salgını birçok sektörü durma noktasına getirdi. Bunlardan biri de müzik piyasası oldu. Geçtiğimiz gün bu duruma bir nebze çare olması amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı müzik emekçilerini kapsayan bir projeyi hayata geçireceklerini ve başvuranlara kişi başı aylık 1000 lira yardım yapılacağını açıkladı.

pandemi-donemi-en-cok-4.jpg

‘MÜZİSYENLERE YENİ BİR SAYFA AÇILSIN’

Konya’dan ekmek yiyen çok fazla yerli ve  yabancı müzisyenler olduğunu söyleyen Emekli Müzisyen Sabahattin Yusuf Alık, “Pandemiden dolayı hiçbir yer çalışmıyor. Henüz emekli olmayan müzisyen arkadaşlarımız var onlar gerçekten çok büyük sıkıntıdalar. Bizim müzisyenler olarak tek isteğimiz her müzisyenin bir sigortasının olmasıdır. Müzisyenlerin çalıştıkları yerlere kontrollere gidilip, çalıştığınız müzisyenlerin sigortası var mı yok mu diye sorulması gerekmektedir. Artık müzisyenlere yeni bir sayfa açılsın. Her bir müzisyene sigorta yapılarak işleri garanti altına alınsın. Pandemi döneminde müzisyenler de çok sıkıntı çektiler ve hala de çekmeye devam ediyorlar. Mesela Konya’mızda dışarıda kalmış müzisyenler var. Konservatuarda mezun olan öğretmenlerimiz var ama onlar maaş alıyorlar. Piyasada çalışan alaylı müzisyenlerin hiçbir gelirleri yok. İstanbul’da müzisyenler arabaları vs. satmak zorunda kalıyorlar. Çünkü bir şekilde geçinmek zorundalar ve devletin yakasına yapışacak halleri de yok. Bizden önceki piyasadaki ünlü müzisyenler bu işi ele almamışlar. Çünkü hep kendi ceplerini doldurmak istemişler. O yüzden müzisyenlere hiçbir hak tanınmamıştır” diye anlattı.

pandemi-donemi-en-cok-1.jpg

‘MÜZİSYENLİK ARTIK MESLEK DEĞİLDİR’

Müzisyen olmak isteyen gençlere tavsiyelerde bulunan Sabahattin Yusuf Alık, “Müzisyen olmak isteyen gençlere kesinlikle müzisyenliğin yanında ikinci bir iş yapmalarını tavsiye ederim. Çünkü müzisyenlik bir iş değildir. Bir müzisyen anne, bir müzisyen baba hiçbir zaman evladına müzisyenliği tavsiye etmesin. Ancak bu işin okulunu okuyacaksa tavsiye edilebilir. Bütün gençlerin bunu kulak ardı etmemesi gerekmektedir. Anadolu’da çalışan müzisyenler sakın İstanbul’a gidip müzisyenlik yapıp para kazanacağım hayaline kapılmasınlar. Çok sıkıntılar çekerler, memleketine bir ay içinde geri dönerler ve hayal kırıklığına uğrarlar. Gençler müzisyenlikten para kazanıp bir aile geçindirmeye heveslenmesinler. Ancak ikinci bir iş yaparlarsa müzisyenlik yapabilirler. Konya’da Mart ayından beri gazinolar çalışmıyor ama çalıştıkları zaman iyi paralar kazanıyorlar. Aylıkları 8-9 bin liraya geldiği yerler oluyor ama faydası yok. Sağ elden gelen sol eden gidiyor. Müzisyenlik artık bir meslek değildir” ifadelerine yer verdi.

pandemi-donemi-en-cok-2.jpg

‘TÜRKİYE’DE İLK DEFA TÜRK SANAT MÜZİĞİNDE ORG ÇALDIM’

1960’lı yıllarda Türkiye’de ilk defa Türk sanat müziğinde org çaldığını kaydeden Alık, müzisyenliğe nasıl başladığını şöyle anlattı: “Babam geçmiş dönemlerde Türkiye’nin en sayılı müzisyenlerindendi. Babam Atatürk’ün sofrasında bulunmuş bir müzisyendi. Ben şimdi 75 yaşındayım. Benim babam eğer sağ olsaydı en az 120 yaşlarında olacaktı. Babam bana 15 yaşındayken keman verdi. Fakat kemanı sevemedim. O zamanlar Türk Sanat Müziği Topluluğu vardı. Üsküdar Musiki Cemiyeti vardı. Hatta Bülent Ersoyların, Ahmet Özhan’ların gittiği bir yerdi. Keman çalmak istemedim. Ondan sonra bana kanun verdi. Kanun öğrendim. 12 yaşımda müzik eğitimi almaya başladım. Babam beni bir gün konsere götürdü. Sahnede iki hit kız vardı. Program yapıyorlardı. Biri akordiyon çalıyordu. Orada Akordiyonu elime aldım. Hiç bilmediğim hiç kullanmadığım halde o zamanların meşhur parçası portatino’yu çalmaya başladım. Daha sonra akordiyon kurslarına başladım. Ben 15 yaşındayken babam vefat etti. O zamanlar anneme bakmak için sahneye çıkmam gerekiyordu. 1960 yılında Perihan Altındağ Sözer, Tülin Kormal, Nesrin Sipahi, Zeki Çetin, Behiye Aksoy, Emel Sayın, Mustafa Kandıralı gibi isimlerle çalıştım. Ben oradan işe başlayınca annemin eline para getiriyordum.  Daha sonra Konya’ya geldim. Eşimle tanıştım ve evlendim”

pandemi-donemi-en-cok-3.jpg

‘MÜZİSYENLERİN KADERİ HİÇBİR ZAMAN GÜZEL OLMADI’

“Müzisyenlerin hiçbir zaman kaderleri güzel olmadı” diyen Alık, “ O dönemlerde çok para kazanan çok farklı müzisyenler oldu ama 60’la70 yıl arası 70’den 80 ihtilaline kadar müzisyenlerin hayatları çok güzeldi. Ondan sonra müzisyenlerin hayatları inişe geçti. Çünkü İstanbul taşradan gelen müzisyenlerle dolmuştu. Ama gelen müzisyenlerin hepsi de çok iyi müzisyenlerdi. İstanbul doldu daha sonra gazino hayatı bitti. Ama müzisyenlerin hiçbir hak ve hukukları yoktu, geleceği yoktu, sosyal faaliyetleri yoktu, sigortaları yoktu. Rahmetli Turgut Özal müziği çok severdi. O dönemde müziği çok seven adamlardan birisi oydu. Ankara Sendika Başkanı vardı müzisyenleri hakkını korumak için sendika kurdu. Turgut Özal’a başvurdu. O zamanlar geriye borçlanma diye kanun çıktı. O zamanlar bin- bin 500 tane müzisyen emekliye ayrıldı” diye aktardı.

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme