Pandemi süreci kilo aldırdı

Pandemi sürecinin etkisiyle obezitenin tüm dünyada ve Türkiye'de artış gösterdiğini kaydeden Dr. Süleyman Kargın, günümüzde fazla kiloluğun yüzde 40'lara, obezite oranların iste yüzde 25'lere yükseldiğinin altını çizdi.

Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre en riskli 10 hastalıktan birinin obezite olduğu söyleniyor. Yine DSÖ’ye göre her yıl 2.8 milyon kişi obezite nedeniyle hayatını kaybediyor.  Obezite önlenebilir ölümlerde sigaradan sonra ikinci sırada yer alıyor. Pandemi sürecinin etkisiyle obezitenin tüm dünyada ve Türkiye’de artış gösterdiğini kaydeden Dr. Süleyman Kargın, günümüzde fazla kiloluğun yüzde 40’lara, obezite oranların iste yüzde 25’lere yükseldiğinin altını çizdi.

Önlenebilir ölümlerin sigaradan sonra gelen ikinci önemli nedeni obezitedir. Yapılan araştırmaya göre Türkiye’de yüzde 30’dan fazla obez insan bulunuyor. En son yapılan Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrinolojik Hastalıklar Prevalans çalışmasında her 3 kişiden ikisinin fazla kilolu ya da obez olduğu ortaya çıktı. Eğilim devam ederse 2030 yılına kadar yüzde 60 fazla kilolu ya da obez olacağı da öngörülüyor. Obezitenin başka hastalıkları tetiklediğine dikkat çeken Medicana Konya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Süleyman Kargın, Dünya Sağlık Örgütü’nün obeziteyi kronik bir hastalık olarak kabul ettiğinin bilgisini verdi. Son dönemlerde obezitenin tüm dünyada ve Türkiye’de artış gösterdiğini kaydeden Dr. Süleyman Kargın, günümüzde fazla kiloluğun yüzde 40’lara, obezite oranların iste yüzde 25’lere yükseldiğinin altını çizdi.

obezite-2.jpg

‘PANDEMİ SÜRECİ KİLO ALDIRDI’

Pandemi sürecinin, insanları obezite adına negatif olarak etkilediğini açıklayan Kargın, “ Hareketsiz kalmak ve daha çok yemek, obeziteyi tetikleyen bir nedenlerdir. Pandemi süreçlerinde özellikle kısıtlamalı olan dönemlerde kişilerin daha az kalori yakarak daha çok yeme eğilimleri oluşmuştur. O yüzden Eylül- Ekim aylarında obezitede ciddi artışlar tespit etmeye başladık. Pandeminin obezitede negatif yönde etkilerinin olduğunu söyleyebiliriz. Konya obezitede, Türkiye ortalamasının üstünde yer alır. Obezitede, birinci sırada İstanbul yer alırken ikinci üçüncü sıralarda ise Konya yer alır. 2014 yılında yayınlanan istatistiklere göre Konya’da kadınlarda yüzde 40, erkeklerde ise yüzde 25’lere varan obezite oranı var. Yani Konya’da kadınlar daha obez, erkekler de yine o üst sınırlara yakın seviyededir. Türkiye’de erkek obez oranlarına baktığımızda yüzde 18’lere varırken, Konya’da yüzde 25’lere çıkmıştır. Kadınlarda ise Türkiye’de yüzde 33’lerde görülürken Konya’da yüzde 40’lara çıkmıştır. Aslında Konya hem erkekte hem kadında Türkiye ortalamasının üstündedir” diye aktardı.

‘OBEZİTEYİ 3’E AYIRIYORUZ’

Obeziteyi 3’e ayırdıklarını söyleyen Kargın, bunu şöyle açıkladı: “Vücut kitle indeksi 30-35 arası olanlara evre 1 obez, 35-40 arası olanlara evre 2 obez, 40’ın üzerinde olanlara morbit obez dediğimiz ölümcül obez diyoruz.  Bu obezlere mutlaka bir cerrahi ya da medikal tedavinin gerekliliğini savunuyoruz. Çünkü vücut kitle endeksi kesin olarak 40’ın üzerinde olan hastaların mutlaka bir tedaviye ihtiyaçları vardır. Bu kişiler genellikle diyet ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kilolarını çok fazla veremezler. Obezitenin ilk ve en önemli tedavisi diyet yapmak ve davranış değişiklikleridir. Beslenme düzeni değişiklikleri ve fiziksel aktivitenin artışlarıyla büyük oranda obeziteyi yenme imkanı vardır. Diyet ve davranış değişiklikleriyle kişiler, istenilen kiloya erişemiyorlarsa artık biz tıbbi tedavi ya da cerrahi müdahaleleri düşünebiliyoruz. Hastanın vücut kitle indeksini, ne olursa olsun bizim için en az 6 ay diyet programından geçmesi gerekmektedir. Herhangi bir diyet programı uygulamamış kişinin tıbbi tedavi almış olması bizim için öncelikli değildir.”

‘VÜCUT KİTLE ENDEKSİNE GÖRE AMELİYAT YAPIYORUZ’

Tıbbi tedavi ihtiyaçlarında da kişilerin vücut kitle endeksine göre ameliyat yaptıklarını belirten Kargın, “Vücut kitle endeksi eğer 35’in üstünde ve bunun yanında obezitenin yol açtığı metabolik sendrom, tansiyon, şeker hastalığı, uyku bozukluğu, astım, dizlerde kireçlenme gibi bir problemi varsa 35 yaş üstündeki hastalara da cerrahi tedavileri uygulayabiliyoruz. Eğer vücut kitle endeksi 40’ın üzerindeyse bu gibi hastalıkların olmasını beklemeden cerrahi tedavi uygulamamız gerekmektedir. Vücut kitle endeksi 35-40 olan kişilerde uyguladığımız birkaç tane ameliyatsız tedavi yöntemleri vardır. Bunlardan bir tanesi mide balonu dediğimiz endoskopik yoldan yapılır. Yani herhangi bir kesme ve biçme olmaz. Hastanın mide hacminin yarısını kaplayacak kadar bir balon şişiriyoruz. Bu sayede kişiler hem midesinin yarısını kullanabiliyor hem de midesi tamamen boşalmadığı için uzun süreli bir tokluk hissi oluyor. Yaklaşık 6 ay ya da bir yıllık sürenin sonunda hastalarda 25 ile 35 kilolara varan bir kilo kaybı görebiliyoruz.” dedi.

‘OBEZİTE AMELİYATLARINDAN KORKMAYIN!’

Obezite ameliyatlarının artık korkulan ameliyatlar olmadığına dikkat çeken Kargın, “İkinci bir yöntemimiz ise mide botoksu uygulamasıdır. Klasik estetik uygulamalarında yapılan botoks tedavisini aslında midenin kaslarına uygulamış oluyoruz. Burada da midenin hem kas fonksiyonlarını düşürerek hem de açlık hücrelerini baskılayarak kişilerin uzun süreli tokluklarını sağlamış oluyoruz. Bu tedavi yöntemi daha az kiloları olan, obeziteden hızlı kurtulmak isteyen kişiler ya da ameliyat riskleri çok yüksek olan hastalar için uygundur. Bu ameliyatlar eskiden çok korkulan ameliyatlardı. Gelişen teknolojilerle ameliyatlar korku olmaktan çıkmaktadır. Artık kapalı yöntemlerle de ameliyatlarımızı gerçekleştirmekteyiz. Bu sayede hastalarda düşük ölüm oranları görebiliyoruz. Aslında ameliyatlardan sonra obezitede ölüm oranımız binde 4’dür. Örneğin 996 hastamızda herhangi bir problem gelişmezken 4 hastada olabilmektedir. Bunlarda zaten hasta herhangi bir ameliyata gireceği zaman görülebilecek risklerdir.” ifadelerini kullandı. Kargın, günümüzde obezitenin tedavisinde en etkin uygulanabilecek, en uzun süreli başarılar sağlayacak ve en doğru sonuçlar oluşturabilecek tedavi yöntemlerinde, cerrahi yöntemlerin daha başarılı olduğunu sözlerine ekledi.

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme