Panik yapma hayat kurtar
Trafik kazaları, sara nöbeti, nefes borusuna cisim kaçması gibi durumlarda doğru ilk yardım hayat kurtarıyor.
Trafik kazaları, sara nöbeti, nefes borusuna cisim kaçması gibi durumlarda doğru ilk yardım hayat kurtarıyor. Birçok vatandaşımızın zamanında müdahale edilmediği için hayatını kaybettiğinin altını çizen Ayşe Arzu Kılıç, “İlk yardım, profesyonel bir şekilde çekirdekten başlayarak modüler ve kademeli olarak çocuklarımıza öğretilmesi gerekiliyor” dedi.
Gündelik hayatta en çok trafik kazası, ev ve iş kazası, kalp krizi, boğulma, elektrik çarpması, sıcak ya da soğuk çarpması gibi ilk yardım gerektirebilecek olaylarla karşılaşılıyor. İlk yardım konusunda ülke olarak yeterince bilinçli olmadığımızı aktaran Batı Akademi OSGB İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Ayşe Arzu Kılıç, “Trafik kazaları, sara nöbeti, nefes borusuna cisim kaçması gibi durumlarda doğru ilk yardım hayat kurtarırken birçok vatandaşımız zamanında müdahale edilmediği için hayatını kaybediyor. İlkyardım; bilgi, özgüven ve duyarlılıkla bir bütün halindedir. İlkönce algısı açık aktif nüfustan bahsetmek istiyorum. Okuduğum bir makalede üniversitenin Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü 3. ve 4. sınıf öğrencileri ve farklı fakültelerin farklı bölümleri üzerinde ilkyardım konusunda bilgi düzeylerini belirlemek amacıyla belirlenen kişilere bazı sorular sorularak araştırma yapılmış. Kalp masajının kalbin üzerine yapılacağını belirten öğrenci oranının yüksek olması ise (yüzde 82,2) öğrencilerin kalp masajının yapıldığı yer konusunda bilgilerinin olmadığını düşündürmektedir. Oysa kalp masajı İman tahtasının tam ortasına, göğüs 1/3 oranında esneyecek şekilde yapılır” diye konuştu.

“HASTANELERDE İLK YARDIM DERSLERİ VERİLMELİ”
İlk yardımın profesyonel bir şekilde çekirdekten başlayarak modüler kademeli olarak çocuklarımıza öğretilmesi gerekildiğine değinen Kılıç, “İlkokulda öğrencilerin ilkyardımla ilgili Hayat Bilgisi kitabında ve trafik dersinde birkaç cümle ile yetinilmemeli. Öğretici dramalar ile konular kavratılabilir. Yetişkinlerde ise; En hassas olduğum nokta hamileler. Bu kişiler hamilelik süresince eşleri ile birlikte ilkyardım eğitimi almalıdırlar. Kadın Doğum, şehir, numune ya da üniversite hastaneleri belirli periyotlarda ilkyardım eğitimi vermeli. Kurumlar bu ihtiyaçları teknik personel ya da zaman eksikliği nedeniyle karşılayamıyorsa özel kurumlar ile işbirliği içine girmeli. Taze anne ya da baba bebeğinde tam tıkanıklık yada kısmi tıkanık oluştuğunda buna müdahale edebilmeli. Çünkü bebeğin genzine mama kaçması ya da kusup soluk borusunun tıkanması kaçınılmaz bir durumdur” şeklinde konuştu.
“HAYATIMIZIN HER DÖNEMİNDE İHTİYACIMIZ OLABİLİR”
Okula yeni başlayan çocuğu olan ebeveynlerin ise düşme, burkulma, hafif yaralanma ile ilgili küçük olumsuzluklara karşı bilgi sahibi olması gerektiğinin altını çizen Kılıç, “Çünkü oyun çağındaki çocuğumuzun hareketlerini kısıtlayamayız. Halk arasında sık kullandığımız bir söz vardır; çocuk düşe kalka büyür. Aktif çalışma hayatımızda Sağlık Bakanlığı ilkyardım yöneltmeliğinde çok tehlikeli grupta 10 kişide 1 kişi, tehlikeli grupta 15 kişide 1 kişi az tehlikeli grupta 20 kişide 1 kişinin ilkyardımcı sertifikası olması zorunludur. 16 saatlik temel ilkyardım eğitimini tamamlamış, Sağlık Müdürlüğü’nün yapmış olduğu yazılı ve uygulama sınavından en az 85 puan alan kişiler ilkyardımcı sertifikasına sahip olabilirler. Bizler ilkyardıma bakanlığın çizmiş olduğu çerçevede değil hayatımızın her döneminde ihtiyacımız olabileceğini düşünerek bakmalıyız” dedi.

“KİŞİDE KALICI HASAR BIRAKABİLİRİZ”
Yaşanan olaylarda bilinçsiz müdahale yapılmasının hukuki sorumluluklarının olmasının yanı sıra her şeyden önce insan sağlığına zarar verileceğine dikkat çeken Kılıç, “İlkyardımın amacı; yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesini sağlamak, iyileşmesini kolaylaştırmak, hasta ya da yaralının durumunun kötüleşmesini önlemektir. İlkyardımı yaparken ne eksik nede fazla uygulama yapmamalıyız. Düşme, trafik kazası geçirmiş ya da travması olan kişiyi hareket ettirirken boyun ve vücut ekseninin bozulmamasına dikkat ettirmeliyiz. Hatta ortam güvenli ise hasta ya da yaralıyı hiç hareket ettirmemeliyiz. Kişide kalıcı hasar bırakabiliriz. Bak-dinle-hisset’e dikkat etmez isek çalışan kalbi durdurabilir, yaşamına son veririz” ifadelerini kullandı.

“ÖNCELİKLE GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINMALI”
Sara nöbeti sırasında doğru ilk yardımın öneminden bahseden Kılıç, “Sara krizi; Herhangi bir nedenle beyin zedelenmesi oluşan kişilerde gelişir. Uzun süreli açlık, uykusuzluk ve aşırı yorgunluk, sara krizinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Hastada normalde olmayan kokuları alma ve adale kasılmaları gibi ön belirtiler oluşur. Öncelikle, olayla ilgili güvenlik önlemleri alınır. Örneğin kişi yol ortasında kriz geçiriyorsa olay yerindeki trafik akışı kesilmelidir. Kriz, kendi sürecini tamamlamaya bırakılır. En çok yaptığımız yanlış ise hastayı bağlanmaya ve kilitlenmiş çenesini açmaya çalışırız. Genel olarak yabancı herhangi bir madde kullanılmaz, koklatılmaz ya da ağızdan herhangi bir yiyecek içecek verilmez. Kişinin yaralamamasına dikkat edilir. Başını çarpmasını engellemek için başın altına yumuşak bir malzeme konur, yaralanmaya neden olabilecek gereçler etraftan kaldırılır, sıkan giysiler gevşetilir, kusmaya karşı tedbirli olunur ve düşme sonucu yaralanma varsa gerekli işlemler yapılır. Kriz 5 dakikayı geçiyorsa 112’ye haber verilir” diyerek sözlerine son verdi.
YİĞİT BERKAY ÇOPUR/YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme