Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Brüksel'e hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu.
Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
"17 Aralık girişimi, hepinizin yakından izlediği gibi, bir algı operasyonu ile birlikte sürdürülmek istendi. Bu algı operasyonu, Türkiye içinde tutmadı. Bu operasyonu hazırlayanların çok yoğun bir şekilde, başta Avrupa olmak üzere dünyada belli çevreleri etki altına almaya çalıştıklarını görüyoruz. Uluslararası basında çıkan haberlerle, internette, sosyal medyada yapılan kampanyalarla bazı lobilerin çirkin girişimleriyle Avrupa ve dünyada olduğundan farklı bir fotoğrafın verilmeye çalışıldığını görüyoruz. Özellikle malum bazı odakların ihanet derecesinde kendi ülkelerini, ekonomilerini kötülemek için yurt dışında yoğun propaganda yaptıklarını gözlemliyoruz"
"Brüksel ziyaretimiz, Türkiye'de yaşananları en doğru ve en tarafsız şekilde muhataplarımıza anlatmamıza fırsat verecektir. İnşallah bu ihanet şebekelerinin oyunları da bu şekilde bozulacaktır. Türkiye'ye özellikle yolsuzluklarla kararlı şekilde mücadele eden bir iktidarın, yargıya değil yargı içindeki örgütlenmeye müdahale edildiğini, muhataplarımıza açık ve net şekilde delilleriyle ortaya koyacağız"
"17 Aralık müdahale girişimi başarısız bir girişim olmuş, ancak Türkiye'de demokratikleşmenin ve çözüm sürecinin önündeki engel ve direncin kalkmasına vesile olmuştur. Prangalarını özellikle geride bırakan Türkiye, 2014 ve sonrasında daha kararlı, daha cesur şekilde reformlarını sürdürecektir"
Hukuki süreç başlatıldı
"(Kılıçdaroğlu'nun MİT ile ilgili iddiaları ve tırların durdurulması) Bir defa bu ifadeyi kullanan kişi bu ülkenin bir muhalefeti olamaz. Dünyada milli istihbarat teşkilatları ne gibi görevler yaparlar, bunlar bellidir. Ne yazık ki Türkiye'deki ana muhalefetin genel müdürü Milli İstihbarat Teşkilatı'nın görev alanlarını bilmeyecek kadar ne yazık ki bulunduğu makamdan uzaktır. Tavsiye ediyorum 26. maddeyi açsın, okusun. Bir defa savcı, benim iznim olmadan kalkıp böyle bir müdahalenin içine giremez, Adalet Bakanlığının haberi olmadan böyle bir müdahalenin içine giremez ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın ne getirip ne götürdüğüne bakamaz. Bu, bu paralel yapılanmanın işte diğer bir versiyonudur, biliyorsunuz daha önce şurada kısa bir zaman önce atılan adımın bir başka devamıdır"
"(Tırların durdurulması) Ne yazık ki burada jandarmamız da kullanılmış tır.Tabii burada gerek bu savcıyla ilgili, gerekse jandarmayla ilgili, tabii komuta kademesini kastediyorum oradaki eratı kastetmiyorum, hepsiyle hukuki süreç başlatılmıştır, gereği de bunlarla ilgili yapılacaktır. Kendi Milli İstihbarat Teşkilatı'nı dünyaya bu şekilde lanse eden bir insanın vatanseverliğinden ben şüphe ediyorum. Başka bir şey söylemeye de gerek yok"
HSYK ile ilgili düzenleme
"(Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin partileri ziyareti) CHP'de bir çay içebildiler. MHP'de çay da içemediler, o kadar kısa sürdü. Ardından BDP'yi ziyaret ettiler. Maalesef üçünden de bu ziyaretlerde, herhangi bir olumlu cevap alamadılar. Bu arada Komisyon çalışmaları esnasında, biliyorsunuz, itiraz ettikleri konularda da arkadaşlarımız gerekli değişiklikleri Komisyon'da yaptılar. Bunların ötesinde de herhangi bir değişiklik söz konusu olabilirse, olursa bunları da Genel Kurul'da yapabileceğimizi de biz deklare ettik, buna da açığız.
Sayın Cumhurbaşkanı'na 'Evet, biz bu tür değişikliği, anayasa değişikliğini yapmaya varız' diyeceksin, dışarı çıkacaksın, dışarıda 'Biz anayasa değişikliğinde yokuz' diyeceksin. Ondan sonra da kalkıp AK Parti ile ilgili olarak, 'Biz, AK Parti ile anayasa değişikliğini yapamayız' diyeceksin. Arkadaşlarımız görüşmeyi yapacak, perşembe günü, iki gün sonra bize dönecekler, 'Hayır' diyecekler. CHP'nin bu ülkede yasama organında da yürütme organının çalışmalarında da hiçbir zaman ülkemize, katkı sağlayacak, demokrasisine katkı sağlayacak bir adımı bugüne kadar olmamıştır, bundan sonra da olmaz. Çok açık, net bunu söylüyorum.
Komisyonda nasıl kavga, gürültü, patırtı çıkardıysalar, herhalde şimdi yine 'Biz, Genel Kurul'da bunu ne kadar engellersek buradan zaman kazanırız' diyecekler, bu tür şeyleri yapacaklar. Ne yaparlarsa yapsınlar, biz şu anda çıktığımız yolda, anayasa değişikliğine yanaşmadıklarına göre, biz HSYK ile ilgili yasal düzenlemeyle ilgili attığımız adımı devam ettireceğiz ve çarşamba gününden itibaren bu devam edecektir. İnşallah, ara vermeksizin arkadaşlarımız süratle bunu parlamentodan çıkaracaklar. Ondan sonrası artık Cumhurbaşkanımızın takdiri. Cumhurbaşkanımızın takdirinden sonraki gelişmeleri de bizler izleyeceğiz"
"Sayın Cumhurbaşkanımız ortaya bir iyi niyet koydu. Biz ana muhalefetle ve diğerleriyle bu tür işlerin yapılamayacağını biliyorduk, biliyoruz"
"Herhangi bir değişiklik söz konusu olabilirse, olursa bunları da Genel Kurul'da yapabileceğimizi de biz deklare ettik, buna da açığız"
Cüzi rakamlar
"(Dolar ve avronun yükselmesi) Tabii olay, 17 Aralık'a bağlanırsa bu yanlış olur. Şu anda ABD'de FED'in yaptığı girişimler var, ülkemizde bu olayı, ben zaten süreklilik arz edecek bir olay olarak görmüyorum. Türkiye'den para çıkışı sıkıntı verecek bir konumda değil. Rakamlar cüzi rakamlar. Bunları Türkiye, rahatlıkla absorbe edecek konumdadır"
Ziyaretim fayda sağlayacak
"İnanıyorum ki ziyaretim AB ile ilişkilerimizin mevcut durumunun değerlendirilmesi ve ileriye götürülmesi bakımından faydalı olacaktır"
Yargıtay'ın şike kararı
"(Yargıtay'ın şike kararı) Zamanlaması itibarıyla bunları ben anlamlı buluyorum. Niye bugüne kadar böyle bir karar açıklanmadı. Şimdi tam seçimin arefesinde niçin böyle bir karar açıklanır. Böyle bir kararı açıklayacaksın, öyle veya böyle, bunu 30 Mart sonrasında da yapabilirdin. Bütün bunlar zihin bulandırmaktan başka bir şey değil. Bunu da anlamlı buluyorum. İşte şu ana kadar yargıdaki o paralel yapı, burada da çok ince hesaplar yapmak suretiyle böyle bir adım attıklarına inanıyorum"
"(Kuzey Irak'tan petrol akışı) Kendileriyle ne konuştuysak ne görüştüysek onun devamı istikametinde sürecin devam ettiğini biliyorum. Şu ana kadar olumsuz, bize Kuzey’den gelen herhangi bir şey yok. Biliyorsunuz yüzde 17 anayasal hakları var ve bu yüzde 17 anayasal haklarını Türkiye üzerinden paylaşmak istiyorlar. Olayın aslı budur. Bunun dışında olanlar sadece bana göre laf-ı güzaftır"
Brüksel'e gitti
Başbakan açıklamalarının ardından özel uçak "ANA" ile TSİ 19.30'da Brüksel'e gitti.
Başbakan Erdoğan'ı Esenboğa Havalimanı'ndan, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Başbakanlık Müsteşarlığına atanan Fahri Kasırga, Ankara Valisi Alaaddin Yüksel ve diğer ilgililer uğurladı.
Erdoğan'la eşi Emine Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, milletvekilleri ve bürokratlar da Brüksel'e gitti.