- Haberler
- Konya
- Paris İklim Anlaşması ekonomik katkı da sağlayacak! Sanayi şimdiden tedbirini almalı!
Paris İklim Anlaşması ekonomik katkı da sağlayacak! Sanayi şimdiden tedbirini almalı!
Paris İklim Anlaşması'nın onaylanmasının ardından iklim değişikliğiyle mücadele konusunda bazı adımlar atılmaya başlandı. Bu noktada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın ismi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştirildi.
Paris İklim Anlaşması'nın onaylanmasının ardından iklim değişikliğiyle mücadele konusunda bazı adımlar atılmaya başlandı. Bu noktada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ismi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştirildi. Önümüzdeki yıllarda sanayiciler açısından iklim konularının önemini artacağına değinen Prof. Dr. Bilgehan Nas, “Konya sanayisinin de bu noktada uzak kalmaması ve gündemi sıkı takip etmesi gerekiyor. Bunun sonucunda oluşabilecek ihracatla ilgili sorunların yaşamaması adına şimdiden ülkelerin koyduğu politikaları, yeşil mutabakatla ilgili kararları sıkı takip edip tedbirini şimdiden almaları gerekiyor” dedi.
Türkiye’de iklim değişikliğiyle mücadelede önemli atımlar atılıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Konya Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilgehan Nas, “ Paris İklim Anlaşması’nın olumlu etkilerinin olacağını düşünüyoruz. Eğer olmazsa karbon emisyonuyla ilgili önümüzde birçok felaket senaryoları var. Sıcaklık artışını 2 santigrat derecenin altında tutamazsak dünyada önümüzdeki yıllarda daha yoğun orman yangınları, daha yoğun sel felaketleri görmeye başlayacağız.” ifadelerini kullandı.
‘İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN EKONOMİK BOYUTUYLA YÜZLEŞTİK’
İklim değişikliğinin ekonomik boyutunu gözler önüne seren Prof. Dr. Bilgehan Nas, “Dünyada aşırı iklim olaylarının yoğunluğu artmaya başladı. Sel, yangın, kuraklık gibi kavramları artık daha sık duymaya başladık. 1850 yılından bu yana yaşadığımız son 5 yıl en sıcak yıllar olarak tarihe geçti. Aşırı iklim olaylarının sebep olduğu ekonomik zarar dünyada 350 milyar doları buldu. Dünya aşırı iklim olaylarının sebep olduğu sel, yangın felaketleri ile olayların ve kuraklığın ekonomik boyutlarıyla da yüzleşmek zorunda kaldı. Fosil yakıtları kullandığımız için atmosfere sera gazı emisyonları salınıyor. Bu emisyonlar da artık iklimle alakalı değişikliklere sebep oluyor. Paris İklim Anlaşması’nın amacı uzun vadede küresel sıcaklık artışını 1 buçuk santigrat derecede tutabilmektir. Paris İklim Anlaşması Sanayi Devriminden günümüze kadar olan sıcaklık artışını bununla sınırlayabilmeyi hedefliyor. Dünyanın artık daha fazla ısınmaması sıcaklığın artık daha fazla artmaması hedefleniyor” şeklinde konuştu.
‘ANLAŞMANIN TARAFI OLMAYAN 5 ÜLKE VAR’
Paris İklim Anlaşmasını onaylamayan toplam beş ülkenin olduğunu aktaran Nas, şöyle konuştu: “İklim değişikliği çevreyi koruma olayının da ötesine geçti. Artık bir ekonomik, tarım, turizm, göç, kalkınma meselesi haline geldi. Türkiye 2016 yılında Paris İklim Anlaşmasına imza attı ama onaylamadı. Mart 2021 tarihi itibarıyla 191 ülke antlaşmaya taraf olmuştu. Taraf olmayan 6 ülke kalmıştı. Bunlar Irak, İran, Yemen, Libya, Eritre ve Türkiye’ydi. Artık Türkiye de anlaşmaya taraf oldu ve geriye taraf olmayan 5 ülke kaldı. Türkiye bu anlaşmayla birlikte 2053 yılında karbon nötrü olmayı hedefliyor. Ekim ayının sonunda Glasgow’da Paris İklim Anlaşmasıyla ilgili taraflar toplantısı yapılacak. Taraflar toplantısında iklim finansmanı konuşulacak. Karbon emisyonlarının sorumlusu olan ülkelere baktığımızda büyük nüfusu olan gelişmiş ülkeler karşımıza çıkıyor. Çin, Amerika, Hindistan, Japonya, Avrupa Birliği ülkeleri emisyonu dünyaya yoğunlukla salan ülkelerdir. İklim krizine sebep olan ülkeler arasındaki finansal dengelerin nasıl kurulması gerektiği tartışılacak.”
‘ÇEVRE VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI OLMALIYDI’
Nas, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının şehircilikten ayrılması gerektiğini savundu. Nas şunları sözlerine ekledi: “Türkiye Paris İklim Anlaşmasını onayladıktan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın isminde değişiklikler oldu. Ülkemizde yapılan endüstriyel yatırımların ve diğer emisyon oluşturan unsurların kontrol altına alınması, izlenmesi, çevre ve iklim bilincinin ülkede doğru algılanması açısından bakanlığın isminin içerisinde iklim olması çok faydalı olacaktır ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının İklim Değişikliği Bakanlığı olarak kurulması yerine Çevre Bakanlığı ismiyle kurulsaydı çevre dediğimizde bunun içine iklim de girerdi ve ülkede daha müstakil, daha güçlü bir çevre algısı oluşabilirdi. Çevre Bakanlığı olmasa bile Çevre ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak kurulabilirdi. Bu durumda çevreyle iklimi bütünleştirmiş olurduk. Şehirleşme de iklimle ilgili konuları bünyesinde bulunduruyor ancak şehircilik bakanlığının çok ciddi bir görev ve sorumlulukları var. Bu nedenle ayrı bir şehircilik bakanlığı olabilirdi.”
‘SU KONUSU TEK BİR BAKANLIKTA BİRLEŞTİRİLMELİ’
Su konusunun tek bir bakanlıkta birleştirilmesi gerektiğine vurgu yapan Nas, “İklim değişikliği denilince aklımıza gelen konulardan bir tanesi de su konusudur. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın isminde su konusunu da bütünleştirecek bir yapılanma olabilirdi. Çevre ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın altına suyla ilgili kurumlar toplanabilirdi. Su konusunun özellikle tek bir bakanlıkta birleştirilmiş olması su yönetiminde daha etkin bir yönetim anlayışını bize getirebilirdi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının altına Tarım ve Orman Bakanlığımızdan iki Genel Müdürlüğümüz aktarıldı. Bunlardan bir tanesi Meteoroloji Genel Müdürlüğü diğeri ise Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü Tarım ve Orman Bakanlığından Çevre ve Şehircilik Bakanlığına kaydırıldı. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın görev yetki sorumluluk alanı daha da genişlemiş oldu. Yükü daha çok arttı. Umarım bu değişiklik ülke için hayırlı olur” ifadelerini kullandı.
‘SANAYİCİLER YEŞİL MUTAKABATA DİKKAT ETMELİ’
“Önümüzdeki yıllarda sanayicilerimiz açısından iklim konuları çok önemli olmaya başlayacak” diyen Nas, “Konya sanayisinin de bu noktada uzak kalmaması ve gündemi sıkı takip etmesi gerekiyor. Bunun sonucunda oluşabilecek ihracatla ilgili sorunların yaşamaması adına şimdiden ülkelerin koyduğu politikaları, yeşil mutabakatla ilgili kararları sıkı takip edip tedbirini şimdiden almaları gerekiyor” şeklinde sözlerini tamamladı.
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme