• Haberler
  • Konya
  • Prof. Dr. Cevat Akşit: Felaketleri saadete çevirin

Prof. Dr. Cevat Akşit: Felaketleri saadete çevirin

İnsanların koronavirüs gibi felaketleri saadete çevirecek bilinçte olmaları gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Cevat Akşit, 'İnsanlar sıkıntıda olduğu zaman daha güzel dua ediyor. Şuan tam zamanı. Böyle içten gelen bir dua, günahlarımıza tövbe bir şeylerin düzelmesine vesile olacaktır' dedi.

Prof. Dr. Cevat Akşit: Felaketleri saadete çevirin
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Selçuklu Sosyal Ekran programının Ramazan’a özel konukları birbirinden güzel sohbetleriyle evlere konuk oluyor. Sami Bayrakçı’nın hazırlayıp sunduğu Selçuklu Sosyal Ekran programının konuğu Prof. Dr. Cevat Akşit oldu. İnsanların koronavirüs gibi felaketleri saadete çevirecek bilinçte olmaları gerektiğini vurgulayan Akşit, “İnsanlar sıkıntıda olduğu zaman daha güzel dua ediyor. Şuan tam zamanı. Böyle içten gelen bir dua, günahlarımıza tövbe bir şeylerin düzelmesine vesile olacaktır” dedi.

Bu sıkıntılı günlerde isyan edilmemesi gerektiğini kaydeden Akşit, “Peygamber efendimizin duası şu şekildedir: Ya Rabbi müminlerin bu azgınlıkları sebebiyle, bana karşı yanlış işler yapması sebebiyle onları birbirine kırdırma. Müslüman birini darp edip öldürmesinler. Peygamberimizin böyle bir duası var. Eğer biz bunu hak etmemişsek, mesela başkası yüzünden o felaket umumidir. O yanlış yapana gelmez. Onun bulunduğu topluma gelebilir. Onun için biz Allah’a karşı asla niye bunu bizim başımıza verdi demeyeceğiz. Biz Müslümanız. Cenab-ı Hak diyor ki: Böyle sıkıntılar müminlerin günahlarını sildirir. Peygamber efendimiz: ‘Allah, hayır dilediği insanları başına sıkıntı verir’ diyor. Şimdi biz beşeriz şaşarız. Günahsız olanımız var mı? Bu sıkıntılı günlerde sabredeceğiz, Allah’a isyan etmeyeceğiz ve tövbe, istiğfarla geçirerekten bu sıkıntılar sebebiyle Allah mümine cennette yer hazırlamış ama mümin yanlış işler yapılıyor. Günahı inkâr etmeden işlerseniz, günahkar olursunuz” ifadelerini kullandı.

aksit-selcuklu-sosyal-ekran-1.jpg

‘İNSANIN YÜREĞİ YANDIĞINDA ALLAH’A SIĞINIR’

“İnsanın yüreği yanık olduğu zaman Allah’a daha çok sığınır” diyen Akşit, şöyle devam etti:” Biz Allah’a sığınmalıyız. Peygamberimizin başına gelen sıkıntılar hiç kimsenin başına gelmedi. Peygamberler masumdur.  Efendimiz hiçbir sıkıntıda yalpalamadı ve bundan dolayı da en büyük miraç tacı hiçbir peygambere verilmemiştir. Bizim peygamberimiz rahmet peygamberidir. Biz de kimseye asla beddua etmeyeceğiz. Allah’ım onlara da hidayet ver diyeceğiz. Kendi günahlarımızın affı için Allah’a yalvaracağız, kendimizi hemen toparlayacağız. Devlet kumarhaneleri yasakladı diye evinin altını kumarhane yapanlar var. Ya bu bir Müslümana yakışır mı? Müslümanlar kardeştir bir vücudun azaları gibidir. Senin başına gelecek felaketlerden dolayı üzülüyorum. Ondan dolayı hiç olmazsa Ramazan’da Allah’a yönel. Böyle gaflet içinde olanlarımız var. Onlar için de dua edeceğiz. Allah’ım günahtan elimizi çek. Batılı uzak kalanlardan eyle, Peygamberimizi örnek alan, onun sünnetlerini her safhasında uygulayan, insanlar olmamızın tam zamanı.”

aksit-selcuklu-sosyal-ekran-3.jpg

‘FELAKETLERİ SAADETE ÇEVİRİN’

İnsanların korona virüs gibi felaketleri saadete çevirecek bilinçte olmaları gerektiğini vurgulayan Akşit, “ İnsanlar sıkıntıda olduğu zaman daha güzel dua ediyor. Şuan tam zamanı. Böyle içten gelen bir dua, günahlarımıza tövbe bir şeylerin düzelmesine vesile olacaktır. Mesela her gün Fatiha, Ayetel Kürsi okumadan yatmamalıyız. İstiğfar etmeden, tesbih çekmeden yatmamalıyız. “Her namazın arkasından Ayetel Kürsi’yi okuyan müminin cennete girmesine ölüm engeldir” böyle bir hadis-i şerif var. Yani öldüğünde direk cennete gidecek. Ramazan’da bunu mutlaka yapmalıyız. Hem de Ayetel Kürsi’yi okuduğunuz zaman hırsız evinize giremez. Malınızı çalamaz, size zarar veremez. Amennenresulu’yu okuyup o gün ölsek günahlarımız affedilmiş olacak. Böyle müjdeler var.  Bunu kendi evimizde yapalım. Kendimizi ibadete verelim.  Bu sıkıntılı günleri fırsat bilip değerlendirmeye çalışalım. Peygamberimiz de zaten bunu istiyor” diye anlattı.

‘O SIKINTI RAHMET OLUR’

“Allah sıkıntı verdiği zaman kul isyan etmezse o sıkıntı rahmet olur” diyen Akşit, şunları aktardı:” Günahları varsa günahları temizlenir. Günahları yoksa makamı yükselir. Yaptığımız duaları yüreğimizden yapıp yapmadığımız anlaşılır. Yürekten yaptıysak kuzu gibi oluruz. Yumuşacık oluruz. Kimseyi diliyle, eliyle gasp etmez. Bütün kardeşlere iyilik azalıyla bakar, onu kendi eli kolu gibi bilir. Müminlerin başına sevinç geldiği zaman onların sevincini daha çok arttırır. Dışarıya çıkamıyoruz. Gözümüz, dilimiz, günahtan kesiliyor. Böyle olunca yapılan ibadetler daha etkili olur. Davranışlarımızdan, sözlerimizden bunu insanlar fark eder. Ramazan’da kışın yağan yağmur güneşinden sonra çatıdan çıkan tozları da yıkadıktan sonra yıkadığı gibi Ramazan müminin günahlarını siler. Ayrıca ateş pislikleri yakar, kül eder. Ayrıca Ramazan’ın kelime anlamı da günahlarımızı yok eder’ anlamına gelir. Böyle olduğu zaman da görünüşten bunu kişinin arkadaşları fark eder. Tabi ona göre arkadaş seçmek lazım. İyi bir komşu seçmek lazım. İnsan yanındakinden çok etkilenir. Farkında olmasa bile etkilenir. Onun için iyi arkadaş, iyi komşu seçip bizim şuurumuzu, bilincimizi destekleyen kişilerle konuşmamız lazım.”

‘BÜTÜN AZALARIMIZ SORUMLULUK TAŞIYOR’

Ramazan’da, elimize, dilimize, belimize, gözümüze, hakim olmamamız gerektiğinin altını çizen Akşit, “Çünkü bütün azalarımız sorumluluk taşıyor. Kur’an’ı Kerim’de öyle diyor. Harama bakmayacaksın. Kur’an’da: Mümin erkeklere söyle harama bakmasınlar, gözlerini indirsinler’ diyor. Sokağa çıktığımız zaman açık saçık bir bayan gördükleri zaman erkekler bakamazlar. Arkadaşınla oturduğun zaman dedikoduya başlarsan dedikodu çift günahtır. Hatta Peygamber efendimiz zinayla eşit olduğunu söylüyor. Tabi Allah affeder ama gıybet ettiğin zaman Allah’ın emrini çiğnemiş oluyorsun. Ve dedikodu yaptığı kişinin kul hakkına girmiş oluyor. Allah kullarına karışmıyor. Ya helalleşeceksin ya da dedikodu adam senin sevabını alıp götürecek. 40 gün bir adam güzel yaşasa, eline, diline, beline hakim olsa kalbi hikmet nuruyla dolar, nurlanınca da azalarında görülür. Bu sıkıntı günlerinde bunları değerlendirmemiz lazım, ömrümüzü boşa geçirmememiz lazım” şeklinde konuştu.

‘GECE GÜNDÜZ ALLAH’A YALVARMAMIZ LAZIM’

Ramazan ayında tövbe etmenin önemine değinen Akşit, “Son halimizi düşünerek, akıbetimizin hayır olması için gece gündüz Allah’a yalvarmalıyız. Tövbe istiğfar etmeliyiz. Allah’a olan ibadet borçlarımızı ödemeliyiz. İbadetimizde kusur etmemeliyiz. Zekatımızı kuruşu kuruşuna vermeliyiz. Sadaka vermeliyiz. Sadaka belaları def eder. Sadaka hastalıkları iyi eder. Onun için sadaka vermemiz için tam zamanı. İş yeri kapananlar, aç kalanlar var. Ramazan’da kat kat sevap alınacağının bilinmesi lazım” ifadelerine yer verdi.

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme