Putin'e rağmen binlerce Rusu Antalya'ya getiriyor
Putin’e rağmen Rus turist Türkiye’den vazgeçmedi. Hem fuar hem tatil konsepti ile Antalya’da düzenlenen Dosso Dossi Fashion Show’a binlerce Rus turist akın etti. Organizasyonun mimarı Hikmet Eraslan “Bizim müşterimiz Putin’e rağmen gelir, Türkiye’den de asla vazgeçmez” dedi.
Rus turist Putin’in yaptırımlarına rağmen Dosso Dossi Show’dan vazgeçmedi. Türk tekstilciler ile yabancı alıcıları Antalya’da buluşturan Dosso Dossi Fashson Show bu yıl 10’uncu senesini kutluyor. Türk üreticilerin yeni koleksiyonlarını ağırlıklı Rus müşteri olmak üzere yabancı alıcılarla buluşturduğu ve gelenlerin Antalya’da tatil yaptığı organizasyon Rusya ile yaşanan krize rağmen sorunsuz yürüyor. Bu yıl 16 Aralık’ta gerçekleşecek olan Dosso Dossi’ye 2 bine yakın Rus turist gelecek. Patron Katı’nın bu haftaki konuğu olan Dosso Dossi’nin mimarı Hikmet Eraslan ile hem organizasyonu hem de Rus’ların Türkiye’ye bakışını konuştuk. Laleli piyasasının duayenlerinden biri olan Eraslan, Rusya ile Türkiye arasındaki krizin Dossi Dossi programına etki yapmadığını belirterek “Putin’e rağmen Ruslar Antalya’ya 16 Aralık’ta geliyor” dedi.
- İş hayatına nasıl atıldınız ?
Biz bir aile firmasıyız. Babam 4 yıl önce Laleli’de otel yeri alıyor. Laleli’deki 40 mağazanın olduğu bir yerimiz var. Ben babama burayı boşaltalım tek bir mağaza yapalım dedim. İlk tekstil işine girişimiz böyle oldu, ama tekstili hiç bilmiyoruz. 2 sene işlettim burayı. Bu esnada firmacılar mal getiriyorlar, dalavere yapıyorlar, canım sıkıldı bu durumdan. Üretim yapmaya karar verdim. Açıkçası onların ekmeğine göz diktim. Büyük bir fabrika kurdum Okmeydanı’nda. Benim mağazamda 30 firma varsa, ben hepsinin ürünlerini yapabilecek kadar üretim yapıyorum. O kadar büyüktük. Sonra işler kötüye gitmeye başladı. 2 senede ciddi bir para kaybettim. Rezil oldum. İnsanların bana güveni bitmiş durumda, hepsinin en ihtiyaç duydukları dönemde ben onlara ‘kusura bakmayın ben kendim üretim yapacağım’ demişim. Kazanma hırsıyla başkasının ekmeğine göz diktim ve sonu hüsran oldu. ‘İyi ki battım’ kitabımda buradan çıktı zaten.
- Dossi Dossi nasıl doğdu ?
Aslında ilk Dosso Dossi’yi üretimini yaptığım kendi markalarımda yaptım. Antalya’da bir fuar yapmaya karar verdim. Kendi üretimi yaptığım markaları yabancı alıcılarla buluşturdum. İlk Dosso Dossi orada başladı. Sene 2002. Çok iyi de iş yaptım, ama döndüğümde halen işlerin düzelmediğini gördüm ve iflas etmek zorunda kaldım. Üretimi kapadık. Benim 10-15 arkadaşım var. Onları ikna ettim. Koleksiyon hazırlayın, sizi Antalya’ya götüreyim. Müşterilerle buluşturayım dedim ve kabul ettiler. Kişi başı cüzi bir rakam aldım ve Antalya’da fuar yapmaya karar verdik. Benim portföyümdeki 40-50 müşteriyi davet ettim. 2004 yılı o zaman, 12 firma, 45 de müşteri vardı. Şimdi Dosso Dossi olarak 5 bin insan 120 standa çıkıyoruz. O zaman 1.5 milyon dolar ciro yaparken, şimdi 50 milyon dolar ciro yapar hale geldik. Bu Amerika’da veya Avrupa’da olmasaydı, milyarder bir adam oldum.
-Dünyada nasıl bakıyorlar bu işe?
Dosso Dossi’ye dünyada hayranlıkla bakıyorlar. Steve Jobs’un Türkiye versiyonu diyorlar. Yaptığımız büyük bir iş. Benim Bulgar bir müşterim ‘Benim komşumun böyle bir şey yaratıyor olması bile benim için gurur’ dedi. Hangi sektör olursa olsun, böyle bir projeyi gerçekleştirmek önemli. Sürdürülebilir bir durum var burada.
-Ruslar gelecek mi Antalya’ya?
Dosso Dossi 32 ülke ile çalışıyor. Sadece bir pazara yönelik hareket etmiyoruz. Dünyanın her yerinden müşterimiz var. 2 bine yakın Rus müşterimiz var. Toplam müşteri sayımızın yüzde 35’ini oluşturuyor. Bizim ile sağlam bağları var. Azerbaycan üzerinden geliyor, ama geliyor. Dosso Dossi müşterisi Antalya’ya Putin’e rağmen gelir. Yaz olsun Ruslar’ın buraya gelmemesini sağlasın hadi. Mümkün değil. Rus turistin alternatifi yok. Türkiye’ye gelmek zorundalar. Bir insanı tanımak için ya tatil yapacaksın ya iş yapacaksın ben ikisini de yapıyorum. Ben bu insanları uzun zamandır tanıyorum. Yıllardır karşılıklı güven esaslı bir diyalog var. Ben Ukrayna üzerinden uçarız, Azerbaycan’da uçarız yine geliriz diyorlar. Karısının pasaportunu yırtanlar var. Gitmeyeceksin diye ama gelecekler. Hiç firemiz yok. 1.500 müşterimizin tamamı geliyor.
DÜNYA YILDIZLARI ANTALYA’DA
- Hangi sanatçılar olacak bu yıl?
Bu yıl Leps geliyor Dosso Dossi’ya. Ruslar için önemli bir şarkıcı. Mustafa Sandal orada, Inna orada, Akcent geliyor, Otilla geliyor. Bu yıl 10’cu yıla özel bir organizasyon yapacağız. Bu yıl en büyük atılımımızı yaparak, 3 milyon dolarlık bir kampanya yaptık. Bu rakamı sadece reklama harcadık. 6 ülkede çok ciddi tanıtımlar yaptık. Rusya’da dahil. 1 ay boyunca bu ülkelerin en önemli televizyonlarında reklam filmimiz gösterildi. Ben bunun Türk firması olduğunu her tanıtımda belirtiyorum. Dosso Dossi bir İtalyan ressam ismi ancak bunun Türk firması olduğunu herkes biliyor. Bu işi devlet projesi olarak yönetmeliyiz. Sonuçta Türkiye’nin tanıtımını yapıyoruz. Devlet destek olmalı bu konuda. Ankara’dan da çok büyük tebrikler aldım. Bu işin çok insana faydası var. Baktığında o tekstil ürünü hazır olarak gökten inmiyor. İpliğinden düğmesine kadar bir emek var orada ve çok insana da istihdam sağlamış oluyoruz. 30 bin insana iş veriyoruz. Hayatta kendin dışında başkaları için de yaşamayı öğrendim. Biz çok büyük bir aileyiz.
Çocuklarım para kazanan robot olmamalı
- Ailenizden bahseder misiniz?
Eşim benim çocukluk aşkım. 2 çocuğum var, ikisi de okuyorlar. Çocuklarımla oldukça ilgiliyim. İşim çok yoğun ancak onların sürekli hayatlarındayım. Spor ve sanat konusunda onlara destek oluyorum. Spora gidiyoruz, sanat galerilerine götürüyorum onları... Ekip sporuna yönlendiriyorum onları, o zaman iş hayatında da çok başarılı olacaklarını düşünüyorum. Ben çocuğumun hayatta para kazanan bir robot olmasını istemiyorum. Sanat ve sporla ilgisi olmalı. İnsan olmayı öğretiyorum ona.
İkinci kitabımı sanatla ilgili yazıyorum
- Boş zamanlarınız nasıl geçiyor?
Haftanın 4 günü spor yapıyorum. Tenis oynuyorum. Sanat ile ilgiliyim. İyi bir koleksiyonerim. Hatta kitap da yazıyorum resim sanatı ile ilgili. 1 yıl sonra yayınlanacak. Benim kayınpederim resim uzmanı. Benden sonra ben bu konuyla ilgilenmeye başladım. 20 yılda topladığım iyi bir resim koleksiyonum var. 100’e yakın resim var. İnsanlara sanatı aşılamak istiyorum. Aslında bu parayla ilgili bir durum değil. Ben illa bir Van Gogh sahibi olacağım diye bir durum yok. İlk kitabım ‘İyi ki battım’da iş hayatı tecrübelerimi anlattım. Şimdi ise sanatı ilgili olacak. -Star
Bakmadan Geçme