1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Ramazan’da kontrolsüz tüketim kâbusunuz olmasın!
Ramazan’da kontrolsüz tüketim kâbusunuz olmasın!

Ramazan’da kontrolsüz tüketim kâbusunuz olmasın!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Havvanur Pampu, “İftarda kontrolsüz ve hızlı yemek risk oluşturmaktadır” dedi.

A+A-

Beslenme ve diyetetik üzerine aldığı eğitimleri insanlara sunabilmek adına 2018 yılında açmış olduğu B-Fit Kadınların Spor ve Yaşam Merkezi ile birçok kişinin hayatına dokunan Beslenme ve Diyet Uzmanı Havvanur Pampu, Ramazan ayında beslenmemizde dikkat etmemiz gerekenleri ve sağlık beslenme konularını Yeni Haber okurları ile paylaştı

Ramazan’da sağlıklı bir vücut için nasıl beslenilmesi ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatan Havvanur Pampu; “Ramazan ayı ile birlikte değişen yemek düzenimizde dikkat edilmesi gereken birçok husus var. Bunu düzenlemek bizim elimizde iftar ve sahur arasındaki zaman dilimini sağlığımız için doğru değerlendirmeliyiz. İftarda yediğimiz yemeklere ve su tüketimimize özen göstermeliyiz. Gereğinden fazla yemek vücudu yıpratır bunu unutmayalım. Gün içerisinde de spor yapmaya önem vermeliyiz. Egzersiz şart! Evde kalalım ama hareketsiz kalmayalım. Hem bağışıklık sistemimiz hem de genel sağlığımız için egzersiz yapmayı ihmal etmeyelim” dedi.

onemli-1-002.jpg

‘MİDE KAPASİTESİNİN ÜZERİNDE TÜKETİM, VÜCUDU YORAR’

Hızlı yemek yemenin sağlığa zarar verebileceğini sindirim sistemini yormadan yemek yenilmesini söyleyen Pampu; “Her zaman hızlı yemek yenilmesi sağlık sorunlarına sebep olabilir. Ama uzun süre aç kalmanın verdiği durumla iftarda kontrolsüz ve hızlı yemek risk oluşturuyor. Şöyle ki hızlı yemek yediğimizde doyduğumuzu anlamayıp mide kapasitemizin üstünde tüketim yapabiliriz.  Bu durumda hem sindirim sitemimizi yorar hem de sorunlara sebep oluruz. İftar için genel önerim hurmayla orucu açıp su ile devam edip bir kase çorba içerek ilk kısmını tamamlamak. Daha sonrasında 10-15 dakika mola verip ana yemeğe o şekilde geçmek gerekiyor. Ana yemek olarak hem sebze hem etten oluşan dengeli bir tabak hazırlamalıyız. Her gün tatlı yemeyi önermesem de tatlı gibi gıdaları ara öğün olarak iftardan 1-1,5 saat sonra tüketebiliriz” ifadelerini kullandı.

havvanur-pampu-001.jpg

‘RAMAZAN’DA BESLENME DÜZENİNE DİKKAT’

Ramazan’da aç kalan vücudun dinlenme sürecini iftardan sonra desteklememiz gerektiğini ifade eden Pampu; “Ramazan’da beslenme düzenimiz değişiyor, uzun süre açlık oluşuyor. Fakat vücudumuz dinleniyor kendini temizliyor. Bizim de iftar sonrası vücudumuza destek olmamız gerekiyor. Yeterli miktarda su içmeli, çok yağlı ağır yemekler yerine hem sebze hem de et ürünleri içeren dengeli tabaklar oluşturmalı, vücudun kendini arındırmasına destek olacak bitki çayları tüketmeliyiz. Haftada 2-3’den fazla kırmızı et tüketmemeliyiz.  Sahur, iftar ve bir ara öğün şeklinde menü planlaması yapmalıyız” diye konuştu.

onemli-3-001.jpg

‘SAĞLIKLI OLMAK İÇİN HAREKET ETMELİYİZ’

Koronavirüs sürecinde evdeki hareketsizliği engellemek adına spor yapmak gerektiğine dikkat çeken Pampu; “ Bu süreçte evde olmak ve hareketsiz kalmak maalesef kilo problemlerini beraberinde getiriyor. Genel olarak vücudumuzda tembellik oluştu. ‘Nerede hareket orada bereket’ özlü sözümüze uyarak evlerde hareket etmeliyiz. Aslında vücut yapımız uzun süre oturmaya uygun değil. Bu oluşan tembelliğe bir dur demeli ve daha sağlıklı olmak için spor yapmalıyız. Ramazan’da spor yapmak, vücudumuzun daha iyi çalışmasını, yapılan iç temizliğin daha iyi olmasını, bağışıklık sistemimizin gücüne güç katmayı, en sık yaşanan sorunlardan kabızlığın önüne geçmeyi, mutluluk hormonlarımızın seviyesini artırarak stres düzeyimizi azaltmayı, kilo kontrolü yapmayı sağlayacaktır” dedi.

onemli-2-001.jpg

‘SAHUR YAPMAYI İHMAL ETMEYELİM’

Sahurun oruç için gerekliliğine vurgu yapan Pampu; “Sağlıklı bir oruç tutabilmemiz için sahur gerekiyor. Çünkü sahur yaptığımızda bile yaklaşık 15-16 saat açlık yaşıyoruz bu da vücudumuzun dinlenmesi ve temizlenmesi için yeterli oluyor.  Daha fazla aç kalmak ise alt bilincimizde kıtlık oluşuyor mesajı veriyor. Bu durum da vücudumuz kıtlık olması durumunda kullanmak için yediğimiz tek öğün olsa bile depolamaya çalışıyor. Ayrıca vücudumuz besin alımı çok azaldığı için metabolizma hızımızı da yavaşlatıyor. Böylelikle en çok enerji sarf ettiğimiz iç organlarımızın çalışması yavaşlıyor. Sonraki dönemlerde oluşan enerji harcanmanın azaltılmasını tersine çevirmek güçleşiyor. Hem kilo kontrolü sağlamak hem de daha sağlıklı olmak için sahur yapmayı ihmal etmeyelim” şeklinde konuştu.

onemli-4-001.jpg

‘İFTAR MENÜSÜNDE OLMAZSA OLMAZLAR’

Ramazan’da olmazsa olmaz tatlı ve pideyi hiç yememek yerine, az yemek önerisinde bulunan Pampu, “Ramazanın en meşhur yiyecekleri ramazan pidesi ve güllaçtır. Bir diyetisyen olarak bunları hiç tüketmeyelim demek kolay olurdu. Elbette tüketebiliriz bu noktada önemli olan miktarlarıdır. Miktarını bildiğimiz takdirde tüketebiliriz. Tatlı akşamları çay ile vazgeçilmez oluyor ve ramazan da başı güllaç çekiyor. Önerim haftada bir kez tüketilmesi yönünde ayrıca meyve tüketmeyi ihmal etmeyelim.  İftar menümüzde de uzun süreli açlık sonrası kan şekerimizi dengelemek için tarçınlı su (iftardan 2 saat önce hazırlamalıyız), glisemik indeksi düşük olup sağlıklı bir şekilde kan şekerimizi yükseltecek hurma, uzun süreli açlık sonrası midemizi yormayacak kremasız bir çorba, kas kaybı yaşamamıza engel olacak et yemeği, sindirim kolaylaştırmak için sebze yemeği, bağırsaklarımızın sağlıklı olmasını sağlayacak bir salata olmazsa olmazlarımızdır” dedi.

onemli-5-001.jpg

 ‘GAZLI İÇECEKLERDEN UZAK DURALIM’

Ramazan’da su içmenin önemini anlatan ve gazlı içeceklerin zararlarına değinen Pampu; “Sağlığımız için günde ortalama 2-2,5 litre su tüketmeliyiz. Ramazan döneminde de su tüketimi azaltmamalıyız. 2 litre yaklaşık 10 bardak su yapıyor.10 bardak suyu tabi ki tek seferde içmemeliyiz. İftarda 2 bardak, iftardan uyuyana kadar 4 bardak, sahura kalkınca 2 bardak, sahur da 2 bardak şeklinde ölçülü içmeliyiz. Ramazan’da  uzun süreli susuzluk sonrası daha fazla içecek tüketme gereksinimimiz oluyor.  Özellikle yemekte önerim olan içecekler su, ayran, maden suyu, ev yapımı ramazan şerbeti ya da ev yapımı limonata tercih edebilirler. Mümkünse gazlı içeceklerden uzak durmalısınız. Çünkü gazlı içecekler mide asit dengemize zarar veriyor. Bu durumda sindirim sistemimizde hasara neden oluyor. Sadece ramazanda değil hayatımızda gazlı içecek tüketmesek daha sağlıklı oluruz” şeklinde sözlerini sonlandırdı.

TÜRKAN YILMAZ / YENİ HABER GAZETESİ

onemli-6-002.jpg

onemli-7.jpg

HABERE YORUM KAT