• Haberler
  • Konya
  • Rehberlik Öğretmeni Ebru Keçeci'den YKS öncesi altın tavsiyeler

Rehberlik Öğretmeni Ebru Keçeci'den YKS öncesi altın tavsiyeler

ÖSYM Başkanlığınca düzenlenecek, 2,5 milyonun üzerindeki adayın katılacağı YKS sınavı bu hafta sonu yapılacak. Sınav öncesi öğrenci ve velilere tavsiyelerde bulunan Rehberlik Öğretmeni Ebru Keçeci, 'Fazla heyecan öğrenciye zarar verir' dedi.

Üniversiteye girişte ilki geçen sene uygulanan ve bu yıl yarın ve pazar günü yapılacak 2019 YKS, üç oturumdan oluşacak. YKS'nin ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi (TYT) saat saat 10.15'te gerçekleştirilecek. Bu oturumda adaylara 135 dakika süre verilecek. TYT'de Türkçe testinde 40, sosyal bilimler testinde tarihten 5, coğrafyadan 5, felsefeden 5, din kültürü ve ahlak bilgisi veya ilave felsefe sorularından 5'er olmak üzere toplam 20, temel matematik testinde 40, fizikten 7, kimyadan 7 ve biyolojiden 6 sorunun yer aldığı fen bilimleri testinde de 20 soru yöneltilecek.

Alan Yeterlilik Testi (AYT) pazar günü saat 10.15'te, Yabancı Dil Testi (YDT) ise 15.45'te uygulanacak. AYT'de "Türk dili ve edebiyatı- sosyal bilimler-1" testi 40 sorudan oluşacak. Bu testte adaylar, Türk dili ve edebiyatından 24, tarih-1'den 10, coğrafya-1'den 6 soru yanıtlayacak. AYT'nin "sosyal bilimler-2" testi 40, matematik testi 40, fen bilimleri testi de 40 sorudan oluşacak. Sosyal bilimler testinde tarih-2'den 11, coğrafya-2'den 11, felsefe grubundan 12, din kültürü ve ahlak bilgisi veya ek felsefe sorularından 6 soru yer alacak. Fen bilimleri testindeki dağılım ise fizik 14, kimya 13 ve biyoloji 13 soru şeklinde olacak. YDT'de de Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce ve Rusça dillerinde toplam 80 soru yer alacak.

yks-sinavi-1.jpg

VELİLERE KRİTİK UYARI

Sınav öncesi öğrenci ve velilerde yoğunlukta yaşanan heyecanın zararlı olduğuna dikkat çeken Form Kampüs Koleji Rehberlik Öğretmeni Ebru Keçeci, “Sınav giriş yerlerinin geçtiğimiz haftalarda belli olmasıyla heyecan iyice arttı. Bu heyecan sadece çocuklarda değil velilerimizde de hayli fazla oldu. Sınav hazırlıklarını tamamlayan öğrencilerimiz artık son adımları yaşadılar. Form Kampüs Koleji olarak bayram öncesi son denemelerimizi yaptık. Hem o heyecanı atsınlar, hem de farklı denemelerle ÖSYM sorularına yakın sistemi görsünler istedik. Bu süreçte de öğrencilerin heyecanının artması makbul fakat velilerin heyecanlarını çocuklara yansıtması doğru değil. Çünkü onların heyecanını daha da artırıyorlar. Önemli olan burada velilere heyecanlarını öğrencilere belli etmemelilerdir. Tabi ki kaygılılar. Ancak bu kaygılar onlara yansıtılmamalıdır.

İlk aşamada yapmaları gereken şey moral verip onları koşulsuz sevdiklerini belli etmeleridir. Sınavın bir aşama olduğunu, her şey olmadığını, her koşulda onlar için hayatlarına başlayacakları yerde yalnızca bir merdiven oluğunu anlatmaları gerekir. Çok büyük anlam yüklememeleri gerekiyor. Çünkü bu sınav zekayı ölçen bir sınav değil. Öğrencilerimizin çalışıp çalışmamalarıyla, neyi ne kadar bildiklerini göstermeyle alakalı bir sınavdır. Çok zeki bir öğrenci sınav anında farklı şeyler yaşayarak başarısız olabilir. Ama rutin çalışmış, rahat kendini motive etmiş bir öğrenci çok daha iyi yerlere gidebilir. Bu sebeple zekayı ölçmüyor” ifadelerini kullandı.

“BİLGİYİ KULLANMAK VE YORUMLAMAK GEREKİR”

YKS sınavında öğrencilerin bilgiyi doğru kullanıp yorumlaması gerektiğine dikkat çeken Ebru Keçeci, “Öğrencilerimiz cumartesi günü TYT’ye, Pazar günü de AYT’ye girecekler. Cumartesi günü girecekleri sınav daha çok çocuklarımızın yorum yapmasını ölçecek bir sınavdır. Bilgi gerektirmeyen, okuduğunu anladığını yorumlamayla alakalıdır. İkincisi daha bilgi ağırlıklıdır. Tabi bilgiyi kullanmayı bilmeleri lazımdır. Hem bilgiyi kullanmak, hem yorumlamak gerekir. Bir sorunun içerisinde tek bilgi yeterli olmayabiliyor. Bazen birden fazla bilgi içeren, birbirleriyle geçiştirmeniz gereken sorular karşılarına çıkabiliyor. Çocuklarımız sınava ilk girdiklerinde eğer pozitif bakarlarsa çok daha başarılı olabilirlerdir diye düşünüyorum. Enerjinin olumlu olması da onlar için önemlidir. Evrene nasıl bir enerji yolluyorsanız size geri dönüşü de öyledir. Çocuklar ‘Ben yapamayacağım, çok kaygılıyım. Şu konu da bitmedi. Bunu tamamlayamadım’ gibi söylemlerden çok yüksek motivasyonla ‘Yapabilirim. Başarabilirim. Kendime güveniyorum’ cümlelerini kullanmalılardır. Bu süreç bir yıllık bir süreç değil. 4 yılı aşan bir zaman dilimi var. ‘Bu zamanda elimden geleni yaptım. Çalıştım, soru çözdüm. Denemelere girdim. Birden fazla soru çeşitlerini taradım. Buna bağlı olarak da sınava giriyorum’ şeklinde söyleyerek kendilerini motive edebilirler. Zor ama bunu yapabildiğimiz taktirde başarı gelecek zaten” şeklinde konuştu.

form-kampus-koleji-ebru-kececi.jpg

STRES VE KAYGININ FAZLASI ZARAR

Sınav öncesi öğrencilerde yaşanan stres ve kaygının fazla olmaması gerektiğini belirten Keçeci, “Öğrencilerimizin bu dönemde stres ve kaygıları çok fazla oluyor. Tabi ki olmalıdır. Hiç kaygısız bir öğrenci de problem yaşar. Onda da sıkıntı vardır. Çok yüksek de olmamalıdır. Stresin azı karar çoğu zarar. Az kaygı ve stres sizi motive eder. Farklı bakış açısıyla bakmanızı sağlar. Bu yıpratacak şekilde olmamalıdır. Öğrencilerin hayatını şekillendirecek bir sınava girdiğini düşündüğümüz için daha az kaygı ve stres onların yolunun daha açık olmasına sebep olacaktır. Bu aşamada öğrenciler kendini yoracak ve zarar verecek şeylerden uzak durması gerekiyor. Aşırı spor yapmamalılar, aşırı beslenmemelilerdir. Beslenme ve uyku düzeni burada çok önemlidir. Bunu aylardır söylüyoruz. Özellikle de son bir ayda buna dikkat etmeleri gerekiyor. Alışkanlıklar en az 20 günde kazanılıyor. Kahvaltı alışkanlıkları varsa yapmalılar ama yoksa az da olsa yiyip sınava aç gitmemeleri gerekmektedir. Sınav öncesinde rahatlamaları açısından ılık duş yapabilirler” dedi.

yks-sinavi-2.jpg

“SINAVDA RAHATLATICI EGZERSİZLER YAPABİLİRLER”

Öğrencilerin sınavda fazla efor sarf ettikleri için yorulacaklarını bu sebeple de ara ara kendilerini rahatlatacak egzersizler yapmaları gerektiğini söyleyen Ebru Keçeci, “Öğrenciler sınavda ister istemez fazla efor sarf ediyorlar. Beyinlerini çalıştırıyorlar ve bunu yaparken de bedenlerini yoruyorlar. Sınav anında sürekli aynı şekilde değil de inişli çıkışlı efor sarf edecekler. Sınava nasıl başladıkları önemlidir. Soruya çözmeye başladıklarında güzel çözüyorlar. Ama bu süreç sınav boyunca sürmeyebilir. Burada çocuklar illaki kopmalar yaşayacaklardır. Vücutlarının farkında olup vücuda enerji yüklemek için oturuş biçimlerini değiştirebilirler. Nefes alışları çok önemlidir. Derin bir nefes almak onları çok rahatlatacaktır. Tabi ki bunu çok sık yapmak oksijeni fazla yükleyip zarar verebilir. Düzenli nefes egzersizleri onları rahatlatacaktır. Önemli olan şey bedenlerinin farkına varmak olacaktır. Sınavın nasıl bir ortamda olacağını bilemediğimiz için çocukların sese de alışmaları lazım. İlla ki korna çalmayın, siren sesi çıkarmayın diye ama yine yaşanabiliyor. Bu sebeple çocukların bu tür dış seslere alışkın olmaları gerekiyor. En azından sınav öncesi sesli bir ortamda deneme yapabilirler” ifadelerini kullandı.

RAHAT KIYAFET ÖNERİSİ

“Çocuklar kendini nasıl rahat hissediyorlarsa sınava o kıyafetlerle gitsinler” diyen Keçeci, “Spor ayakkabı, eşofman, tişört giyilebilir. Ama üşümemeleri gerekir. Kısa kollu giyinin sınav sıcak olacak diyoruz ama üşüyebilecekleri bir zaman diliminde olacak. Sınav anında odaklanmalarından dolayı beyindeki kan akışı farklı olabiliyor. Bazıları terleyebiliyor, bazıları da üşüyebiliyor. O yüzden bunlara dikkat etmelidirler. Bazen aksilikler sınav anında yaşanabiliyor. Çocuğun burnu kanayabiliyor. Dışarı çıksa sınavı iptal olacak. O da gözetmenin vicdanına kalıyor. En azından çocuğa yardımcı olup sınava devam etmesi sağlanmalıdır. Geçmiş yıllarda bunu yaşayan öğrencilerimiz var. Orada gözetmen faktörü önemli oluyor” şeklinde konuştu.

“SORUYU DİKKATLİ OKUMAK GEREKİR”

Sınavda en önemli faktörlerden birinin de soruyu dikkatli okumak gerektiğini kaydeden Ebru Keçeci, “Öğrenciler soruyu dikkatli okumalıdırlar. Sadece soruya ve soru köküne odaklanmaları gerekir. Altı çizili sözcükler çok önemlidir. Bazen –meli ya da –malı yanlış okunabiliyor. Dikkatli olmaları lazımdır. Çocuklar kendileri illaki bir sistem geliştirmişlerdir. Önce hangi dersten çözmeye başlayacaklarını evvelden biliyorlar.  Ayrıca daha önceden girdikleri denemelerde de optiği nasıl kodlayacaklarını biliyorlar. Soru soru kodlayan öğrenciler de var, sayfa bitince kodlayanlar da var. Bunları nasıl alıştılarsa sınavda da öyle yapmalıdırlar. Sınav anında yöntem değişikliği tamamen kargaşaya sebep olur. Her soruyu gözden geçirsinler. Çözemedikleri soruyu boş bıraksınlar. Kaydırmaları engellemek için boş bıraktıkları sorunun üstüne minik bir çizgi çizebilirler. Daha sonrasında o soruya dönmek doğru olacaktır” dedi.

“KOLAY SORU YANILTMASIN”

Öğrencilerin karşılarına çıkan kolay soruyu görünce buna imkansız gözüyle bakıp kendilerini zorladıklarını belirten Keçeci “Bazen sorular çok kolay olabilir. Matematikten örnek vermek gerekirse 2+2 diye soru da çıkabilir. Çocuk bunu görünce bu kadar kolay olmamalı, altında bir şey vardır diyor. Soru neyi soruyorsa gerçekten onu ister. Altında bir şey aramamak gerekmektedir. Zaten ölçümün sağlıklı olabilmesi için genelde sorular öyle soruluyor. Orta düzey, kolay, üst düzey, daha üst düzey veya belirleyici soruların olduğu bir sistem karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple öğrencilerin bütün sorulara bakması gerekmektedir. Sorular birbirinden bağımsızdır. Üstteki soruyla alttaki soruyu karıştırmamalıdırlar. O yüzden sadece karşılarındaki sorulara bakmaları lazımdır. Sınavdan erken çıkan çocuklar diğerlerinin morallerini bozmasınlar. ÖSYM’nin getirdiği en güzel sistem, ilk 90 dakika ve son 15 dakika çıkamıyorlar. O yüzden herkesle eşit oluyor öğrenciler. Daha sonra çıkanlar çıksın zaten. Belki yapamadılar. Ama öğrenci kendisine odaklanmalıdır” diye konuştu.

HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme