Rıza Çalımbay uyudu!
Yeni Haber ekibi, basın tribünü köşesinde Konyaspor'un Beşiktaş ile 2-2 berabere kaldığı maçı değerlendirdi. Basın Tribünü ekibi, Rıza Çalımbay'ın oyuna müdahale konusunda sıkıntı yaşadığını ve taktiksel hatalar yaptığı tespitinde bulundu
Yeni Haber Gazetesi Spor Müdürü Veli Özkan’ın moderatörlüğünde Genel Yayın Yönetmeni Lokman Koyuncuoğlu ve Yazı İşleri Müdürü Seyfullah Koyuncu görüşlerini dile getirdi. Basın Tribünü ekibi, Konyaspor teknik direktörü Rıza Çalımbay’ın oyuna müdahale konusunda sıkıntı yaşadığını ve taktiksel hatalar yaptığı tespitinde bulundu.
Veli Özkan:
Elimizdeki maçı verdik. Belki farka gidecektik ama iş kazası geçirdik. Maçı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Lokman Koyuncuoğlu:
Beşiktaş’ın İsveç’ten yorgun geleceğini bekliyorduk. Rıza hocanın da bunu görerek bir kadro yapacağını düşünüyorduk. Maçın ilk 11’ine baktığımızda Volkan Fındıklı’nın ilk 11’de olması şaşırttı. 2 senedir söylüyoruz. Yine tekrarlayalım. Selim ne kadar bu takımın oyuncusu değilse, Volkan Fındıklı da bir o kadar bu takımın oyuncusu değil. Zorla bu isimleri kadroya monte etmek, Konyaspor’a gönül verenlere de haksızlık. Volkan Fındıklı’nın, bundan sonra ilk 11’de olması bir macera olur. Hurtado’nun, hücum gücünün ele alınması gereken dönemde ilk 11’de olması doğruydu. Hoca’nın geç taktiksel müdahaleleri, topu ileriye taşıyacak hücum oyuncularının azlığı ve bireysel hatalar skoru tutmaya yetmedi. İlk golde Volkan Fındıklı’nın Love’yi takip etmemesi, İkinci golde de yanlış pasla topu taca atması ve pozisyonun devamında Lens’i takip etmemesi oyunun kaderini belirledi diye düşünüyorum. Çünkü, Beşiktaş’ın o sıra gol atma şansı neredeyse yoktu ama bireysel hata ve hocanın taktiksel hatası, buna yol açtı.
Veli Özkan:
Seyfullah, seninle de beraber izledik maçı. Sen, ‘Goller art arda gelecek’ dedin. Sonrasında da goller art arda geldi. Sen ne gördün sahada?
Seyfullah Koyuncu:
Gollerden iki dakika önce, gollerin geleceği hissettim. Bunun için futboldan anlamaya gerek yok. Oyuna bakınca görüyorsun. Konyaspor, maça çok güzel başladı. İlk yarı çok güzel futbol oynadı özellikle. Fakat, ikinci yarı resmen döküldü. Hoca, müdahalelerde geç kaldı. Beşiktaş’ı bir daha böyle yakalayamazsın. Yakalamışsın, atacaksın. Gollerden önce, ‘1 gol yersek 2’yi de yeriz ve 2-1 geriye düşeriz. Bu büyük takım’ dedim. Onu söyledikten hemen sonra, arka arkaya 2 gol yedik. Çok belliydi. Konyaspor, geriye çekildi. Anadolu takımlarının en büyük hastalığı, geriye çekilmek. Karşındaki takım büyük takım da olsa zayıf yakaladığında acımayacaksın. Bir de penaltıyla alakalı bir eleştirim var benim. Bir maçta aynı futbolcunun 2 tane penaltı kullanmasına karşıyım. Bu sadece Konyaspor ile ilgili değil, futbolun genelinde karşıyım. Penaltı kullanmanın da bir tekniği var. Futbolcunun tekniği, karşı takımın kalecisine bir kopya veriyor zaten. İlk penaltı golü atıldığında kaleci, o oyuncuyu çözüyor. İkinci penaltıyı da kullanması, golü atmış olsa bile özgüven açısından bir panik havası estirebilir. Ben, ikinci penaltıyı Yatabare’nin kullanmasını istemiyordum.
Veli Özkan:
Bu takım penaltıcısı, normalde Skubic zaten. Penaltıyı Yatabare’ye verdiler. İkinci penaltıyı Uğur Demirok kullanacaktı. Hurtado, onun elinden topu istedi. Uğur, ‘Ben kullanacağım’ dedi ve vermedi topu. Sonra bir olay oldu ve Yatabare kullandı penaltıyı. Yani, Ligin 8. haftası geride kalmış ama daha takımın penaltıcısı belli değil. Maçtan önce duran topları kimin kullanacağı belli olur ama burada bir karışıklık var. Bu da Rıza Çalımbay’ın otorite eksikliğini gösteriyor. Ben, Rıza Çalımbay’ın özellikle kırmızı kart ve penaltı golünden sonra daha cüretkar bir oyun ortaya koymasını isterdim. İkinci golü Volkan’ı geri çekip Traore’yi oyuna aldıktan sonra hücum gücünü yükselterek bulduk. Bizim, penaltı golünden sonraki bölümü böyle oynamamız lazımdı. Beşiktaş’a 4-5 tane gol atabilirdik. Tarihi bir farkı kaçırdık ama Rıza Çalımbay’ın ve futbolcuların psikolojik olarak korkak futbol oynaması, en büyük engellerden biriydi.
Lokman Koyuncuoğlu:
İkinci yarı başlarken iyi bir taktikle daha güzel şeyler olabilir diye konuştuk. Rakip 10 kişi, 1-0 öndesiniz, önünüzde 45 dakika var ve Avrupa sıkı bir mücadele etmiş takım var. Rıza hoca, bu durumda yapılması gerekeni maçın bir kısmında yaptı. Bunu kabul edelim ama Son 45 dakika yapmadı. Yapmanız gereken, topla oynamak ve topu rakibe vermemek. Özellikle Beşiktaş gibi bireysel yetenekleri fazla olan oyuncuların bulunduğu ve son vuruşların iyi olduğu bir takıma, topu vermemeniz gerekiyor. Bu noktada hocanın, affedilmez orta saha yanlışları var. Hoca, ‘Jonsson sakatlandı, çıktı. O bizi sekteye uğrattı’ diyor ama Deni Milosevic’i çıkartması, maçın kırılma noktalarından bir tanesi. Çünkü, Ömer Ali ve Skubic ile çok iyi anlaşıyorlar. Sağ kanatta 3’lü oyun yaparak topu hızla ileriye çıkartıyorlar. Yatabare de onlara katılınca çok güzel kombinasyonlar ortaya çıkıyor ve uzun süre topun Konyaspor’da kalmasını sağlıyorlar. Golden önce bakın. Yaklaşık 40 pas yapıldı. Konyaspor tarihinde bu kadar fazla pas yaptığı bir maç hatırlamıyorum ben. Bunu devam ettireceksiniz. Beşiktaş üzerinize gelecek. Beşiktaş’ın takati yok. İkinci espri bu zaten. Adamlar yorgun, zaten güçleri yok. Sen daha hızlı çıkabilirdin. Fofana olmuyorsa Vedat’ı alırsın. Alternatiflere bakarak oynarsın ve hocanın kendisi için de Konyaspor için de tarihe geçecek bir maçta küçük hatalarla 2 puan kaybettik.
Veli Özkan:
Rıza Çalımbay’ın, oyunu okuma anlamında büyük problemleri var. Jonsson sakatlandı, çıktı diyelim ama Milosevic’i neden çıkartıyorsun? Bizim amacımız, topu ileride tutmaktı. Milosevic, ayağa pas yapmayı çok iyi bilen bir isim. Gerektiğinde de topu forvet hattında da tutabiliyor. Bitirici de olabiliyor ama Rıza Çalımbay, hem Jonsson’u hem de Milosevic’i çıkartarak kendine büyük bir kazık attı.
Seyfullah Koyuncu:
Konyaspor, ikinci golü duran toptan bulmuş olsa da duran toplarda da büyük eksiklik gördüm. Ömer Ali, kötü korner kullanıyor. Birçok kornerini beğenmedim.
Veli Özkan:
Ömer Ali gibi bir oyuncunun maç esnasında duran topları kullanmayı becerebilmesi gerekiyor. Her kanat oyuncusunun direkt orta açması lazım. Zaten kornerleri bek oyuncusu ya da kanat oyuncusu kullanır ama Ömer Ali maalesef bunu gerçekleştiremiyor. Bir röportajında ‘Biraz daha kendimi geliştirmem lazım orta açma konusunda’ demişti. Ömer Ali’nin problemi bu. Bir noktaya geldi ama orayı aşamıyor, orada kalıyor.
Lokman Koyuncuoğlu:
Ön direk çalışmak istemişler herhalde. Zaten ikinci golü tekrar izlediğimde golün Skubic’in olduğunu gördüm. Olağanüstü bir şekilde ceza sahası dışından içeriye kat ediyor. Kendisini marke eden oyuncudan kurtuluyor ve topu arkaya aşırtıyor. Asıl gol o. Hurtado’nun ki boş kaleye. Ömer Ali’nin ön direğe orta kesmesinde anlıyoruz. Ön direğe at, topu arkaya aşırtalım diye çalışılmış. Sonuncuda bunu becerebildik.
Seyfullah Koyuncu:
Ömer Ali bunu düzgün uygulasa güzel bir taktik. Fenerbahçe’de Gökhan Gönül-Alex uyumu vardı. Bir ara çok gol atıyorlardı. Ömer Ali’nin sıkıntısı ön direğe yerden oynaması. Hep adamların diz kapağı boyundan toplar kesti. Ön direğe kafa topu hizasında kesmesi lazım. Benim çok dikkatimi çekti. Bir çok korner boşa gitti. Bir de maça 7 değil de 9 dakika eklenmiş olsa,2 dakika daha olsa Konyaspor’un 3-2 kazanacağına kesin gözüyle bakıyordum.
Lokman Koyuncuoğlu:
Geçen seneki Kayserispor maçında da bunu tartışmıştık. Burada da daha 5 dakika vardı. 2 dakika sevinçle kaybedildi. Beşiktaş’ın atma ihtimali de var ama senin şansın yüzde 70, Beşiktaş’ın şansı yüzde 30. 5 dakika daha var. Bir gol daha atın denmez mi? Bunlar çalışılmaz mı? Orada 2 dakika nasıl boşa harcanır merak ediyorum.
Veli Özkan:
Hurtado’yu nasıl buldunuz?
Lokman Koyuncuoğlu:
Hurtado, ilk yarıda çok iyiydi. İlk goldeki penaltının oluşumunda kilit pas ondan geldi. Skubic’in de kaleye vurmak yerine topu dışarıya çıkartması olayı değiştirdi. Burada Hurtado’yu alkışlayalım. Konyaspor’un önümüzdeki 3- 4 yılına katkı sağlayabilecek bir oyuncu.
Veli Özkan:
Boşlukları çok iyi görebilen bir oyuncu. İkinci yarıda bir pozisyon vardı. Kavisli bir şekilde topu arkadaşıyla buluşturmayı başardı.
Lokman Koyuncuoğlu:
Burada ona uyum sağlayacak kanat oyuncuları lazım. Bir de Jahovic’in eksikliği hissediliyor. Evdeki maçlarda yaslanan takımlara karşı derin paslar atılarak yapılacak hücumlarda çok katkı sağlar bize. Volkan’ı geriye alarak tek ön liberoyla oynama fikri, ikinci penaltı kaçtıktan sonra yapılabilirdi. O zaman Konyaspor her 3 dakika bir rakip kalede topla buluşurdu. Bu durumda ayağı top tutan adamlarla oynayacaksınız. Maç 11’e 11 oynansa da Beşiktaş’ı yenebileceğimiz inanıyorduk. Çünkü, fiziksel olarak bitiktiler. Doğru hamlelerle yenebilirdik. Üstelik rakip 10 kişi kalmış. Üzülmemek elde değil.
Seyfullah Koyuncu:
Traore’yi daha çok kullanabilirdi diye düşünüyorum ben. Oyuna girdi ve hemen hareketlilik geldi. Bir topunu Gökhan Gönül çizgiden çıkardı ve devamında gol geldi. Beşiktaş’ı böyle bulmuşken sana bu tarz oyuncu lazımdı. İnce oynayacak oyuncu lazımdı.
Lokman Koyuncuoğlu:
Traore, yavaş yavaş kendine geliyor. Bir süre sonra zaten 11’in değişmez oyuncusu olur diye düşünüyorum. Ondan da faydalanmak lazım..
Veli Özkan:
Rıza Çalımbay ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyim? Rıza Çalımbay, sezon sonunu görür mü?
Lokman Koyuncuoğlu:
Çok iyi bir fikstür vardı. 8 maçın 8’inin de kazanılabileceği fırsatlar geldi. Geçtiğimiz sezonlara baktığımızda ‘Konyaspor ilk 8 maçı kazanır’ diyemeyiz ama bu yıl diyebilirdik. Rıza Çalımbay’a biraz daha süre verilmesi gerektiğini ama bu zaman eksikleri düzeltme konusunda verilmeli. Zorlu maçlar geldiğinde Rıza Çalımbay’ın gerçek hocalığı gözükecek zaten. Bunun yanı sıra 8’de 8 yapabilirdik. Yapamamamızın en büyük etkenlerinden bir tanesi de Rıza Çalımbay.
Seyfullah Koyuncu:
Rıza hocayla devam edileceğini düşünüyorum. Hoca, ne kadar hatalı olsa da sezon devam ederken hoca değişikliklerinin çok radikal olduğunu düşünüyorum. Devre arası öyle bir şey yapılabilir. Fakat, yeni gelen hoca transfer isteyecek, yeni bir düzen kuracak. Türk kulüplerinin en büyük sıkıntısı da bu. Belli bir istikrar yok. Her gelen kendi adamını getiriyor, yeniden sistem kuruluyor. Fatih Terim gelse hücum, Aykut Kocaman gelse defans oynatır. Her hocanın sistemi var. Bu sistemlere uygun oyuncu havuzu da belli Türkiye’de. Rıza hoca fena değil. Elindeki malzemeyle bir şeyler yapmaya çalışıyor ama hocanın uyarıları dikkate alması ve oyunda uyumaması gerektiğini düşünüyorum. Fenerbahçe maçını aynı sıkıntıyla kaybettik. Hoca uyudu. Daha yerinde müdahaleler ve cesaret lazım. Korkmayacaksın. 30-35 bin taraftarınla birlikte Konya’da güçlü bir takımsın.
Bakmadan Geçme