- Haberler
- Teknoloji Bilim
- Rüya gibi PAZAR
Rüya gibi PAZAR
Türkiye'de internet ekonomisinin 25 milyar liraya ulaşması küçük girişimciler için önemli bir gelir kapısı oldu. Sanal dünya, ufak bir sermaye ile özellikle gençlere hayallerini gerçekleştirme şansı sunuyor
İnternette en çok aranan kelimeler arasında ilk 10 'da yer alan 'rüya tabirleri' sektörü, girişimciler için ciddi bir gelir kaynağı oldu. Örneğin günde ortalama 10 bin kişinin girdiği bir rüya tabirleri sitesi ayda bin 500 TL reklam geliri elde ediyor. Ancak günde 500 bin kullanıcının rüyalar için bu siteleri ziyaret ettiği düşünülürse en çok tıklananların gelirleri bir hayli yüksek. Rüya tabileri konusunda bir uzman sektörü şöyle açıklıyor: 'Türk halkı rüya tabirlerine internetten bakmayı çok seviyor ve oldukça fazla vakit geçiriyor. Bu alandaki ekonomi günde 500 bin kişi. İlginç olan bu durumun dünyada bir örneği daha yok. Sadece Google aramalarını baz almayalım.'
SOSYAL MEDYAYI DA EKLEYİN
Mobil uygulamalar ve facebook sayfalarını düşündüğümüzde toplamda 700 bin kişinin günde rüyalarla ilgili internete girdiğini söyleyen girişimci, 'Peki rüya siteleri ne yapıyor. Aslında sadece basit bir şekilde kelimelerin ne anlama geldiğini söylüyor. Yorum konusunda ise kelimeleri birleştirip sizin mantıksal bir yorum yapmanız gerekiyor' dedi.
200 ZİYARETÇİ İÇİN 1 TL
'İnternet üzerindeki gördüğünüz bir çok sitenin aslında çoğu zaman bir ticari işletmeden farkı yoktur' diyen girişimci bu sitelerin ağırlıklı olarak reklam geliri modeli üzerine çalıştığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bu sitelere girdiğinizde aradığınız içeriğin sağında solunda reklamlar görürsünüz, bunlara tıklandıkça site sahibi gelir elde eder. Kabaca, günlük sadece 'rüya tabirleri' kelimesinin arama hacmi 60 bin iken oyunlar kelimesinin 250 bin kadardır. Bunlar da çok ciddi ziyaret anlamına gelir. Türkiye'de ortalama her 200 ziyaretçi için 1 TL reklam kazancı elde edebilirsiniz. Rakamlar kategoriye ve içeriğe göre değişkenlik gösterir ama ortalaması budur.'
SANAL İSTİHDAM
Bir başka site sahibi ise, yaklaşık 100 TL'ye bir internet alan adı satın aldığını, arkadaşının da yardımıyla sitesini kurduğunu söyledi. Aynı zamanda üniversite öğrencisi olan girişimci aramalarda sitesinin üst sıralarda yer alması için ayda 300 ile 400 TL arasında arama motorlarına ödeme yaptığını belirterek, 'Kurduğum site ile fazla ilgilenmeme rağmen ayda 2000 TL'yi bulan gelirim var. Birçok kişi de bu sektöre yöneliyor' diyerek 25 milyar liralık sanal dünyada yer bulmanın fazla zor olmadığına dikkat çekiyor. Türkiye'de resmi rakamlarla 36 milyon kişi internet kullanıyorken, e-ticaret pazarı yüzde 40'lık büyüme oranına sahip. Tabiri caizse internetin dinamizmi, düşleri gerçeğe dönüştürmek için genç girişimcilere yeni imkanlar tanıyor.
GEZEREK 200 EURO KAZANÇ
Fatih Yılmaz, özel ders sitesi sahibi. Küçük bir site iken şimdilerde binlerce kişinin üyelik aidatı ödediği ve ciddi reklam gelirleri sayesinde aylık 20 bin TL kazanıyor. Çağrı B. ise aslında bir fotoğrafçı, yurt dışında iken gördüğü bir hizmeti internete taşımış. Çağrı, turist kafilelerine bahşiş usulü rehberlik yapıyor. Kişi başı 20 euro alan Çağrı, sezonda günlük 200 euro kazandığını belirterek, 'Profesyonel bir tura kişi başı 70 euro ödemek yerine daha ucuz yollu bu hizmeti tercih ediyorlar' dedi.
BU HABER GERÇEKLE BİTMEZ
Sümeler'in Çivi yazılarında şu ifadelere rastlanmış: 'Bu gençliğin hali ne olacak.' Biz haberi tamamlamak için yola koyulurken, sokak müzisyeni Hamza abi, İstiklal'de elinde kemençesiyle bahşiş topluyor. İnterneti, gençliği, düşleri soruyoruz, bu konuda Sümerler kadar dertli, 'Aklım ermez benim, bu devir bir başka' diyor ve ekliyor: 'Trabzon'dan meşhur olmak için umudun peşinde İstanbul'a geldim. Hayat engebeli, yine de ben yaşadım. Bunları not et bir kenara. Beni de yaz bir ara.' Haberi gerçekçi bitirelim diyoruz ne mümkün. Sokaktaki süper hızlı gençliğe türküsünü söylüyor. Elçiye zeval olmaz orhanorhun yaz gitsin: 'Bu hemşine gelenun, İki sebebi vardur, Birisi karli dağlar, Birisi nazli yardur.'
Düşler para eder
Mezun olduktan sonra büyük bir inşaat firmasında mekanik şefi olarak iyi bir maaşla çalışan Oğuzhan Ünal ani bir kararla film çekmek için işinden ayrılmış. O dönemde birçok insanın kendisine olumsuz bakış açısını 'Belki aptallık yapıyordum ama onlar benim hayallerim değil planlarımdı' diyerek açıklıyor. Oğuzhan bunun için kredi çekmiş ve kendi ifadesiyle bütün parasını, bir filmin nasıl çekilemeyeceğini öğrenmek için harcamış. İnternet ve sosyal medyanın şans olduğunu vurgulayan Oğuzhan Ünal hikayenin devamını şöyle anlatıyor: 'Piranafilm'e katıldıktan sonra piyasanın altında fiyatlara ama kaliteli işler yaptık. Belgesel ve reklam filmleri çektik. Bizim gibi açıkta kalmış gençlere yanımızda yer verdik.' Oğuzhan, film sektöründe ayda 10 bin tl civarı kazandıklarını belirterek, 'Şu anda yeni bir web diziye başladım. İnternette şansımı deneyeceğim orasının daha verimli olacağını düşünüyorum. Düşleyin yeter' mesajını veriyor.
Köşke çıktım
Ekrem Doydu, makine teknikerliği bölümünde iken kısa filmler çekerek yola koyulanlardan. Yine internetin olanaklarından yararlanarak piyasa değerinin altında işler yapmış. Ekrem Doydu, ilk aşamada kazandığını bir bakıma geleceğine yatırdığını belirterek. 'Şimdi geldiğim yerde uzun metraj çekebileceğim bir ekipmanım ve çevrem var. Eskiden benimle alay edenlerin bakış açıları, çektiğim belgeselin ardından, köşkte Cumhurbaşkanımız ile olan resmimi görünce değişti. Şu an terk ettiğim işe göre çok daha fazla kazanıyorum. Her yerden ısırık alan gençleri ve fikirlerimizi kullanan firmalara bir tepki olarak ismini koyduğumuz 'Pirana Film' şu an epey canlı. Ciddi firmalarla çalışıyoruz' şeklinde konuştu.