Şaban Topal: İnşaatta maliyetler düşmeli
Hazine ve Maliye Bakanlığının aldığı KDV indirimi kararının inşaat sektörüne can suyu olmadığını söyleyen Şaban Topal, 'İnşaat sektörü bir lokomotif, eğer lokomotif biraz hızlanırsa vagonlar da canlanır' diye konuştu.
Hazine ve Maliye Bakanlığının aldığı KDV indirimi kararının inşaat sektörüne can suyu olmadığını söyleyen Şaban Topal, “Sektörün canlanması için; demir, çimento, kum gibi maliyetleri artıran ürünlerde KDV’nin yüzde 8’e düşmesi ve belediyelerin de arsa üretmesi gerekiyor. İnşaat sektörü bir lokomotif, eğer lokomotif biraz hızlanırsa vagonlar da canlanır” diye konuştu.
İnşaat sektörünün 238 bin kalem ürünü desteklediğini söyleyen KOMÜT (Konya Müteahhitler Birliği) Başkanı Şaban Topal, “İnşaat sektörü Türkiye’de her zaman canlı bir sektör. Fakat şuanda durağan hale geldi. Bizim en büyük sıkımız malzeme temininde yaşanıyor. Paramız olsa bile malzeme alımında sıkıntı yaşıyoruz sektör olarak. Şuanda öyle bir durum oldu ki, 1 liralık malzemeyi 5 liraya almaya başladık. İnşaatlarda kullandığımız 30 lira maliyetli malzemeleri 75 liraya almaya başladık. Bu durum da inşaat maliyetlerinin artmasını kaçınılmaz hale getiriyor. Şuanda bu maliyetlere rağmen, daire fiyatlarına herhangi bir maliyet artışı yansıtmadık. 5-6 ay önceki fiyatlardan daire satmaya devam ediyoruz. Hem maliyet arttı, hem de bu artış daire fiyatlarına yansıtılmadı. Önümüzdeki süreçte bu sebeple iki kat daha fazla sıkıntı yaşanacak sektörde” dedi.
“VERGİ İNDİRİMİ İNŞAAT MALZEMESİNDE YAPILMALI”
Pazartesi günü, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’la Ankara’da bir görüşme gerçekleştirdiklerini ifade eden Topal, “Biz sektördeki bu sıkıntıyı sayın bakanımıza da ilettik. Konut sektöründeki KDV indirimi açıkçası bizim çok fazla işimize yaramadı. Bu indirim, sadece konut satarken yapılan bir indirim. Kampanyaya göre; bir daire, 150 metrekarenin altındaysa veya 500 bin TL’nin altındaysa yüzde 1 KDV indirimi sağlanıyor. Konya’da zaten eldeki konutların yüzde 90’ı bu kriterlere uyuyor. Bu durum piyasaya çok yansımıyor. Biz bunun yerine; malzemede, özellikle, demir, çimento, kum gibi para tutan yani götürüsü çok fazla olan ürünlerde KDV’nin yüzde 8’lere inmesini talep ediyoruz. Böylelikle piyasada bir sirkülasyon oluşur ve bu da beraberinde piyasayı rahatlatır. İnşaat sektörü bir lokomotif, eğer lokomotifi durdurursanız vagonlar da durur. Lokomotif biraz canlanırsa vagonların da hızı artar” diye konuştu.
“BELEDİYELER ARSA ÜRETMELİ”
Konya’da inşaat sektörünün yaşadığı başlıca sıkıntıların bir diğerinin de arsa problemleri olduğunu söyleyen Topal, “Konya’da yüzde 50’ye varan arsa payı var. Mesela 2 daire yapacaksınız, bir tanesini arsa sahibine vereceksiniz, diğeri ile de hem maliyeti kurtaracaksınız hem de kâr edeceksiniz. Bu para vatandaştan çıkıyor. Burada müteahhitten ziyade vatandaşın cebi düşünülmeli. Şuan ki faiz oranlarıyla zaten ev alma durumu çok kolay değil. O yüzden TOKİ’ye verilen imkanlar bizlere de verilmeli. Belediyeler arsa üretmeli. Mesela şehir merkezinde, ana yol kenarlarında bomboş bekleyen şahıs arsaları konusunda da yetkililerin bir yaptırım ya da teşvik kararı alması gerekiyor. Değeri artsın diye bekletilen bu arsalar, arz konusunda eksikliğe neden olduğu için maliyetleri artırıyor. Bu arsaların değerlendirilmesi gerekirse devlet müdahalesiyle sağlanmalı. Hatta Konya’nın uzak ilçelerine giden güzergahlarda tarım arazileri haricinde özellikle yol kenarları imara açılmalıdır” dedi.
“FAİZ ORANLARI DÜŞMELİ”
Faiz oranlarının düşürülmesi gerektiğine değinen Topal, “Tarım ve sanayiye verilen teşvikler olumlu yansıyor ama inşaatta sağlanan vergi indirimi bizlere cansuyu olmadı. Söylediğimiz gibi, asıl vergi indirimi bizim kullandığımız ara ürünlerde olmalı. Mevcut faiz oranlarıyla ve mevcut maliyetlerle sürdürülebilirlik çok mümkün değil. Dövizin düşüşüyle birlikte maliyetlerin de düşmesi beklentisi oluştu ama orada da fırsatçılar buna imkan vermedi. Ürün maliyetleri 5-6 kat arttı. Yalıtım malzemesi yüzde yüzün üzerinde zamlandı. Şimdi paramız olsa bile bir ay sonrasına sipariş verebiliyoruz. Mevcut ekonomik durumda, bizim ülke olarak lüksten kaçmamız gerekiyor. Vatandaş neyi talep ederse, sektör o tarafa doğru kayar. Geniş aileleri bir kenara bırakıyorum, 2 kişilik bir ailenin 4+1 dairede oturması sürdürülebilir değil. Ama burada en hassas nokta, ihtiyaçlar. Kullanım alışkanlıkları değişirse, üretim şekli de değişir. Bu da maliyetlere yansır. Sektör temsilcileri ve yönetenler olarak bizim bu konuda da bir ağız birliği yapmamız gerekiyor. Konya için yapılacak bir şey varsa, bunu elbirliğiyle yapmalı ve Konya’yı en iyi noktaya taşımalıyız” diyerek sözlerini noktaladı.
SEYFULLAH KOYUNCU / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme