'Saldırı altındayız'

Son zamanlarda TV'lerde artan evlilik programları, diziler, bazı yarışma programları toplum üzerinde olumsuz bir etki oluşturuyor. Bu tür programlar gündemimizde çok fazla yer ediniyor.

Son zamanlarda TV'lerde artan evlilik programları, diziler, bazı yarışma programlarının edepsizliği marifetmiş gibi göstermeye çalıştığını ifade eden Ahmet Poçanoğlu, “Hep eleştiriyoruz ama bir çözüm getirmiyoruz. Sanat, edebiyat alanında hakikat değeri, ahlak değeri yüksek programlar üretmeliyiz” dedi.

Son zamanlarda TV'lerde artan evlilik programları, diziler, bazı yarışma programları toplum üzerinde olumsuz bir etki oluşturuyor. Bu tür programlar gündemimizde çok fazla yer ediniyor. Bu tür programlar başta evlilik kurumunu, aile yapısını ve toplumsal ahlakı zedeliyor. Programlar insanlara yararlı gibi gösterilse de aslında geleneksel aile yapımıza ciddi ölçüde zarar veriyor. Selçuk Dini İhtisas Merkezi Müdürü Ahmet Poçanoğlu konu ile ilgili Yeni Haber’e özel açıklamalarda bulundu.  Evlilikle ilgili bazı dizi ve programların milletimizdeki edep ve ar anlayışını ortadan kaldırmak suretiyle edepsizliği sanki marifetmiş gibi göstermeye çalıştığını ifade eden Ahmet Poçanoğlu, bu durumun da toplum içinde büyük yıkımlar meydana getirdiğini söyledi.

İSLAM ÜMMETİNDE BİR AŞAĞILIK DUYGUSU OLUŞTURMAK İSTİYORLAR

Hayatın gösterildiği gibi sadece bir kadınla bir erkeğin yaşamı olmadığını belirten Poçanoğlu, “Hayatın gerçekleriyle diziler uyuşmuyor. Hayatın zorlukları, koşturmaları vardır. Hayat dizilerde gösterildiği gibi tozpembe değildir. Sadece dizilerdeki senaryolara uyarlanmış bir davranış biçimi de değildir. Kendi hayatıyla dizilerdeki hayatı kıyasladığından dolayı bir aşağılık duygusu oluşuyor.  Bunların amacı 200 yıldan beri İslam ümmetinde bir aşağılık duygusu oluşturmaktır. Böylece bu aşağılık kompleksi ile yaşadığı hayatın kadirini kıymetini bilmeyen mutsuz insanlar ortaya çıkarıyor. Bu mutsuzluğun yanında ahlaki zafiyete uğramış, Allah’ın haram kıldıklarına özenen, onları güzel gösteren programlar çıkıyor.  Bu tür programlar ülkeye mutsuzluk veriyor. Labirentler içerisinde üretmeyen üretemeyen, üretmek için çalışmayan bütün bunların arasında haline şükredemeyen bir topluluk oluşmasına sebep oluyor” diye konuştu.

HEP ELEŞTİRİYORUZ, ÇÖZÜM ÜRETMİYORUZ

Bu alanda alternatif güzel programlar üretilmesi gerektiğinin altını çizen Poçanoğlu, “Bir şeye muhalif olmak bir şeyi sadece kötü diye damgalamak zararı engellemez. Sanat, edebiyat alanında hakikat değeri, ahlak değeri yüksek programlar üretmeliyiz. Bunun içinde gayret etmeliyiz. Hep eleştiriyoruz ama bir çözüm getirmiyoruz. Bu sebeple bu topluma önderlik edecek önemli sanat edebiyat insanları var. Bu alanda çok gayret göstermemiz gerekiyor ki insanımız başkalarına özenmesin. Şeytanın süslü gösterdiği Allah’ın haram kıldığı şeylere özenmesin. Hakikatler üzerine oturan haram üzerine oturmayan yeni ve güzel olmayan programlar yapmalıyız. İslam ümmetinin, ailelerin, çocukların buna çok ihtiyacı var. Biz gayret etmezsek tabiat boşluğu sevmez. Birileri gelip o boşluğu dolduruyor. Biz ezberletip öğretmezsek, bir başkası öyle şeyler yapar ki bize bildiklerimizi unutturur” şeklinde konuştu.

PROGRAMLAR PSİKOLOJİK SAVAŞIN BİR PARÇASI

Bunda Türkiye’de yayınlanan uluslararası programlarından etkisi olduğunu ifade eden Poçanoğlu, “Bu programlar gerçekten psikolojik savaşın bir parçası. Yani bunlarla bizim ülkemize, aile yapısına, namus anlayışına operasyon çekiyorlar. Ülkemizdeki değerler bunlarla tarumar ediliyor. Bunlarda bu konuda ehil olan insanlar tarafından hazırlanıyor. Bir ülkede neyin yıkılacağını bildikleri için yıkmak istedikleri müesseslere özellikle uluslararası programlarla saldırıyorlar.  Bu konuda uyanık olmamız gerekiyor” dedi.

İSMAİL POÇAN/YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme