Sanayinin büyümesi için arsa üretimi şart

Tarım alanlarına zarar vermeden yeni sanayi alanları oluşturulması gerektiğinin altını çizen KSO Başkanı Memiş Kütükcü, 'Türkiye, sanayi alanı açısından, sanayi fakiri bir ülkedir. Sanayi alanlarımızı en az on kat daha artırmamız lazım ki Avrupa'nın sanayileşmiş ülkeleri ölçeğinde bir sanayi bölgesi oranına ulaşabilelim' dedi.

Tarım alanlarına zarar vermeden yeni sanayi alanları oluşturulması gerektiğinin altını çizen KSO Başkanı Memiş Kütükcü, “Türkiye, sanayi alanı açısından, sanayi fakiri bir ülkedir. Sanayi alanlarımızı en az on kat daha artırmamız lazım ki Avrupa’nın sanayileşmiş ülkeleri ölçeğinde bir sanayi bölgesi oranına ulaşabilelim. Tarım alanlarımızı korumalı ama sanayi alanı üretmekte de daha hızlı davranmalıyız. Mevzuatı kolaylaştırmalı ve sanayicinin yatırım taleplerini hızlı karşılamalıyız. Sanayicilerimizin, yeni yatırımlar için yoğun bir arsa talebi var. Bu da ülkede yatırım ve üretim iştahı olduğunu gösteriyor. Bu çok kıymetli. Bunu geç kalmadan yatırıma dönüştürmek gerekir” şeklinde konuştu.

haber-kso-1.jpg

Ekonomideki son gelişmeler hakkında Yeni Haber’e özel açıklamalarda bulunan Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı ve Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Memiş Kütükcü, Konya sanayisinde üretimin her geçen gün büyüdüğüne işaret etti. Konya Organize Sanayi Bölgesi’nde şu an toplam 665 fabrikanın üretim yaptığı bilgisini veren Kütükcü, “Bölgede 52 bin kişiye istihdam sağlanıyor. 1976 yılında kurulan KOS’ta en son 5. Kısım Genişleme Alanında yatırımcılara 150 sanayi parseli tahsis ettik. 150 parselin 52’sinde üretime geçildi, diğer parsellerde ise üretime geçmek için inşa çalışmaları devam ediyor. 5. Kısımdaki fabrikaların hızla üretime geçmesi ve sanayicilerin yeni yatırım alanı talebi, Konya’nın yatırım ve üretim iştahının ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Konya Organize Sanayi Bölgemizin 6. Kısım Genişleme Alanı’nı yatırıma açma çalışmalarımız ise devam ediyor” ifadelerini kullandı.

haber-kso-5.jpg

‘ÜRETİM İÇİN YENİ SANAYİ ALANLARI OLUŞTURMAK GEREKİYOR’

Güçlü bir sanayi üretimi için yeni sanayi alanları oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Kütükcü, “Konya OSB’mizin 6. kısım genişleme alanı ile ilgili süreç devam ediyor. 6. Kısım yer seçim çalışmalarımız kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan gelecek olumlu görüş neticesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile yer seçim çalışmalarını tamamlayacağız. Ardından sınırlarımız kesinleşecek. Bu aşamadan sonra, kamulaştırma ve planlama işlemlerine başlayacağız. Maalesef ülkemizde bu süreçler çok yavaş ilerliyor. Konya’da bizim sanayiye kazandırmak istediğimiz alanlar, bize göre makul ölçekte. Ama diğer illerle karşılaştırıldığı zaman çok büyük alanlar olarak görülüyor. Dolayısıyla Konya’da bu alanları tek seferde sanayiye kazandırmakta bakanlıklarla yaptığımız müzakereler bizi çok zorluyor” dedi.  “Sanayicimizin yatırım iştahı devam ettiği sürece yatırım alanı oluşturmak bizim görevimiz” diyen Kütükcü, “Konya OSB’mizde veya başka bölgelerde, şehrimize mutlaka yeni yatırım alanları kazandırmamız gerekiyor. Konya OSB’mizdeki alanlar kesinlikle tarım arazisi değil. Bu alanlar daha önce bataklık olan, drenaj kanallarıyla suyu çektirilerek kazanılmış alanlardır. Ve bu alanlarda ne bitki biter ne hayvan yetişir” diye konuştu.

haber-kso-2.jpg

‘SANAYİ ALANLARIMIZI GENİŞLETMEK ZORUNDAYIZ’

Tarım alanlarına zarar vermeden yeni alanlar oluşturulması gerektiğinin altını çizen Kütükcü, “Yeni çevreyolunun kamulaştırması sırasında bir toplulaştırma uygulandı. O toplulaştırma sırasında bazı tarım arazilerinin, yeni çevreyolunun iç tarafına doğru taşındığını öğrendik. Onlar her ne kadar planlarda ve kayıtlarda tarım arazisi olarak görünüyor olsa da, aslında tarım arazisi vasfı olan araziler değil. Türkiye sanayi alanı açısından, sanayi fakiri bir ülke. En az on kat daha sanayi alanlarımızı arttırmamız lazım ki Avrupa’nın sanayileşmiş ülkeleri ölçeğinde bir sanayi bölgesi oranına ulaşmış olmaktan söz edebilelim. Bizim tam sanayi ülkesi, sanayi şehri olabilmemiz için çok daha geniş sanayi alanlarına ihtiyacımız var. Elbette yeni sanayi alanları oluştururken,  tarım arazilerimizi korumalıyız. Mevzuatı kolaylaştırmalı ve sanayicinin, yatırımcının taleplerini de hızlı karşılamalıyız. Çünkü, sanayicilerimizin yüksek bir yatırım talebi var. Bu da ülkede, tüm zor şartlara rağmen yatırım ve üretim iştahı olduğunu gösteriyor. Bu çok kıymetli. Bunu geç kalmadan yatırıma dönüştürmek gerekir. Bu da tüm ülke yöneticilerinin asli görevidir” şeklinde konuştu.

haber-kso-3.jpg

‘EN GÜÇLÜ SANAYİ ÜRETİM ÜLKESİ: TÜRKİYE’

Konya’daki sanayi işletmelerinin büyük bir kısmının tam kapasiteyle çalışmaya devam ettiğini belirten Memiş Kütükcü, “Bütün dünya zor bir dönemden geçiyor ve ülkemiz de bundan payını alıyor. Özellikle bölgemizdeki gelişmeler, ülkemizi doğrudan ve son derece yakından ilgilendiriyor. Pandemiyle birlikte Uzak Doğu’dan coğrafyamıza kayan global tedarik zincirlerinin talepleri Türkiye için yeni bir fırsat dönemi oluşturdu. Bu fırsat döneminin avantajı siparişlere, firmalarımızın kapasitelerine, üretimlerine yansıdı. Bu ülkemiz için önemli bir kazanım oldu. Bunun kalıcı ve sürdürülebilir olması önem arz ediyor. Çünkü global pazarlar, bu tür ticari ilişkilerin sürdürülebilir olmasını önemser. Dolayısıyla şu anda sanayi işletmelerimizin yapmaya çalıştığı şey; bu süreci kalıcı, sürdürülebilir ve güvenli tedarikçi olmaya evirmektir. Bu konuda ülkemizin geçmiş deneyimleri, birikimleri, üretim tecrübeleri, üretim kabiliyetleri son derece güçlüdür. İtalya’dan Çin’e kadar bir düz çizgi çizerseniz, bu aks üzerindeki en güçlü sanayi üretim ülkesi Türkiye’dir. Bu durum sanayicimizin, ülkemize, üreticimize çok büyük bir katkısıdır” dedi.  

haber-kso-7.jpg

‘RUSYA-UKRAYNA SAVAŞINDAN SONRA TİCARİ DENGELER DEĞİŞİYOR’

Rusya-Ukrayna savaşının önemli ölçüde Türkiye ticaretini de etkilediğini belirten Kütükcü şunları söyledi: “İhracat pazarlarımızda, kalıcı bir şekilde var olarak sanayi üretim ülkesi olma özelliğimizi sürdürülebilir hale getirmemiz gerekiyor. Ukrayna ve Rusya bizim çok önemli ticari bir partnerlerimiz. Her iki ülkeyle de ciddi ticari bağlarımız var. Rusya, Konya’nın dördüncü büyük ihracat pazarı. Yani Rusya ile çok ciddi bir şekilde ticaret hacmimiz var. Ukrayna ise ihracatımızda, 19’uncu sırada. Her iki ülke ile de geliştirdiğimiz ticaret alanları var. Bu ticari ilişkilerin riske girmesi hem bizim açımızdan hem de söz konusu ülkeler açısından istenen bir durum değil. Dolayısıyla Türkiye olarak, bunun yansımalarını çok ağır olarak hissetmedik. Gıda kalemlerinden ayçiçek yağında ve buğdayda biraz hissedildi. Petrolde hissediyoruz. Rusya, Ukrayna’yı vurmaya devam ettiği sürece Ukrayna’daki hem zirai faaliyetleri hem sanayi üretim faaliyetleri mutlaka bundan etkilenecektir.  Bu da bizim ticaret kalemlerimizin örtüştüğü yerleri de mutlaka etkileyecektir. Bunları an itibarıyla çok yoğun hissetmiyoruz ama önümüzdeki dönemde daha da yoğun hissetmeye başlayacağız. Bu ülkelerden özellikle de Rusya doğalgazda önemli bir tedarik kaynağımız. Bunların mutlaka bize yansımaları olacak.”

haber-kso-4.jpg

‘KONYA’DA GIDA SEKTÖRÜ GÜCÜNÜ HİSSETTİRİYOR’

Dünyada gıda güvenliği ile ilgili endişelerin her geçen gün arttığına değinen Kütükcü, “Ülkemizde bu yıl bereketli bir kış geçiriyoruz. Geçen sezonlar kurak geçtiği için gıda güvenliği konusu daha çok ön plana çıkmıştı. Bu yıl, geçmiş yıllar kadar ağır olmayacağını ümit ediyoruz. Konya’da gıda sektörü güçlü olduğumuz sektörlerden bir tanesi. Hem endüstriyel anlamda hem de tahıl, un, ekmek üretimi anlamında güçlü olduğumuz sektörlerden bir tanesi. Gıda da son dönemde şekerle ilgili bazı sıkıntılar var. Dolayısıyla her dönemin farklı öne çıkan başlıkları oluyor. Ama baktığınız zaman dünyada gıda güvenliği ile ilgili kaygılar pandemiyle beraber başlamıştı. Şimdi Rusya- Ukrayna savaşıyla birlikte daha da öne çıkan bir hale gelmiş oldu” dedi.

haber-kso-6.jpg

 ‘SWİFT AMBARGOSU NEDENİYLE İHRACATTA SORUNLAR VAR’

Türkiye’nin her iki ülkeyle de ticaretlerinin olumsuz etkilendiğini kaydeden Kütükcü, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Rusya ve Ukrayna’ya motorlu kara taşıt ekipmanları, demir-çelik eşyaları, plastik eşyalar olmak üzere muhtelif kimyasal maddeler ihraç ediyoruz. Bu savaşla birlikte bir süredir Ukrayna ihracatının tamamen durduğunu görüyoruz. Çünkü Ukrayna’ya bu savaş şartlarında mal satabilmeniz, orada ürününüzü güvenli olarak yerine ulaştırabilmeniz çok mümkün değil. Onun için Ukrayna’ya olan ihracat neredeyse durmuş vaziyette. Lojistik yolları çok sıkıntılı. Sanayicimizden siparişlerin gönderilemediği şeklinde bilgiler alıyoruz. Rusya ihracatında ise nakliye ile ilgili sorunlar olduğunu görüyoruz. Lojistik güvenliği konusunda firmaların sıkıntıları var. Taşıma şirketleri bir sonraki duyuruya kadar taşıma yapamayacaklarını ifade ediyorlar. Farklı yollarla bu durum aşılabilir mi diye bir beklenti var ama şu ana kadar bir çözüme kavuşturulamadı. Rusya’nın limanlarına gidilemiyor. Kargo gönderileri sıkıntılı. Ancak en önemlisi de Swift sıkıntısı. Amerika o ambargoyu koyunca şu anda para tahsil edebilmek mümkün değil hale geldi.”

SEYFULLAH KOYUNCU / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme