Şehirlerin anası Mekke

Mekke'nin Fethi'nin 1384. Yılı Miladi takvime göre tüm yurtta etkinliklerle kutlanıyor.

Mekke yeryüzündeki ilk şehirdir. İlk insan ve ilk peygamber olan Hazreti Adem (as)’ın tevhid inancının bir sembolü olarak, insanın yeryüzündeki sınanma serüveninin bir nişanı olarak inşa ettiği ilk bina yani Kabe bu şehirdedir. Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş son peygamber Hazreti Muhammed bu şehirde doğmuştur. Kur’an-ı Kerim’in ilk çağrısı bu şehrin sokaklarında yankı bulmuştur. Yeniden vücut bulan tevhid inancının ilk şehitleri bu şehirden çıkmıştır. Tebliğin 13 yıl süren çileli günleri bu şehirde yaşanmıştır. Habeşistan’a yapılan hicret de, Medine’ye yapılan hicret de bu şehirde yaşanılan sıkıntılı sürecin sonunda olmuştur. Mekke o dönemin Müslümanları için işkencenin, boykotun, ambargonun, zulmün her türlüsünün tadıldığı yaşanılmaz bir şehir haline gelmiştir.

EMİN BELDE

Hicretin 6.yılında Mekkeli müşriklerle imzalanan ve o zaman Müslümanların aleyhine gibi görünen Hudeybiye Barış antlaşmasının iki yıl geçmeden yine Mekkeli müşrikler tarafından bozulması üzerine Mekke’nin fethine giden yol Müslümanlara açılmış ve Mekke yeniden tevhid inancının emin bir beldesi haline gelmiştir.

FETİH NEDİR?

Fetih şehirleri ve ülkelerin kapılarını, Allah’ın mesajını yaymak amacıyla İslâm’a açıp, İslâm idaresi altına almak demektir. Arapça’da “açma, yol gösterme, hüküm verme, galibiyet ve zafere ulaştırma” anlamlarına gelen fetih, kavram olarak İslâm’ın meşru gördüğü maksat ve usuller çerçevesinde, müslümanların müslüman olmayan şehirleri, ülkeleri almalarına denir.İşgal ve istila tamamen çıkar amaçlıdır ve savaşta her şeyi mübah görür. Biz işte bu yüzden işgal ya da istila değil, fetih deriz.Kaynağını Kur’an-ı Kerim’deki “Fetih” suresinden alan bu fetih kelimesi, savaştan daha çok kalpleri İslâm gerçeğine açmak, İslâm mesajının önündeki engelleri kaldırmak, insanın kalbine ve aklına ulaşmayı mümkün kılacak ortamı hazırlamak anlamına gelir. Bunun bir tezahürü olarak tarih boyunca İslâm savaşla değil, barışla yayılmıştır. İnsanlar İslâm’a zorla değil İslâm’ın yüceliğini anlayarak, güzelliğini hissederek girmişlerdir.

Bakmadan Geçme