Selçuklu medeniyetine ışık tutacak girişim
Enstitü olma yolunda ilerleyen Selçuklu Araştırmaları Merkezi (SÜSAM) yaptığı örnek çalışmalarıyla Selçuklu Medeniyetine ışık tutacak.
Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Merkezi (SÜSAM) yaptığı çalışmalarla enstitü olma yolunda ilerliyor. Enstitü çalışmaları için gerekli evrakların tamamlandığını ve başvuruda bulunulduğunu söyleyen SÜSAM Müdürü Prof. Dr. Mehmet Ali Hacıgökmen, “Eğer burası enstitü olursa, 10 yıl sonra önemli bilim adamlarının ve Türkiye’nin köklü üniversitelerinden büyük hocalarımızın yetişeceği bir merkez haline geleceğini düşünüyorum” dedi. Selçuklu tarihinin Türkiye’de belli bir seviyeye geleceğini vurgulayan Hacıgökmen, “Eğer Enstitü haline gelirsek sadece Konya’ya değil Selçuklu’ya ve Türkiye’ye önemli katkıları olacağını düşünüyorum. Çünkü Selçuklu tarihçiliği, bu vatanı bize veren büyük sultanların ve büyük bir medeniyetin temelini oluşturan bir unsurdur. Biz burayı enstitü yaparsak onlarca bilim adamı burada Selçuklu’nun siyasi, kültürel, sanatsal tarihiyle ilgili birçok gelişim kaydedecek. Buradan yetişmiş en az 15-20 hoca Türkiye’nin çeşitli üniversitelerine dağılacak ve böylece Selçuklu tarihçiliği Türkiye’de belli bir seviyeye gelmiş olacak” ifadelerini kullandı.
‘BUNDAN SONRAKİ HEDEF: ARAPÇA VE FARSÇA KURSLAR AÇMAK’
Selçuklu Araştırma Merkezinin dört yıl içinde yaptığı faaliyetlerin bir kısmına değinen Hacıgökmen, “841. Yıldönümü Münasebetiyle Myriokephalon Zaferi (Bağırsak Boğazı) Sempozyumu" düzenledik ve dergimizin 7. Sayısını "Miryokefalon Özel Sayısı" olarak yayımladık. Ama en önemli yaptığımız şey, geçen sene Nisan ayında yaptığımız “Selçuklu Tarihi ve Tarihçiliğinin Temel Meseleleri” adlı sempozyumdu. İnşallah bundan sonra Selçuklu tarihçiliğinin spesifik problemlerini ele alan sempozyumlar düzenlemeye devam edeceğiz. "Doğumunun 1000. Yılı Münasebetiyle Selçuklu Devlet Adamı Nizâmülmülk ve Nizâmiye Medreseleri" konulu hem panel yaptık hem de dergimizin 8. sayısını Nizâmülmülk anısına yayınladık. Yine geçen yıl “Selçuklu Dönemi Sarayları ve Köşkleri” sempozyumunu yaptık. Bunu da Selçuklu Belediyesiyle beraber bir prestij baskı olarak yayınlayacağız. Şu anda kitap dizgi aşamasındadır. Büyükşehir Belediyesi ile birlikte aylık Selçuklu Konferansları yaptık. Bu konferanslara Selçuklu sultanlarından başladık sonra Selçuklu vezirleri ile devam ettik. Miryokefalon Savaşının yeri hakkında yüzey araştırması projesine başladık. Projeyi sempozyum ve sonuç bildirisi ile ilim âlemine sunacağız. Tabii ki Selçuklu tarihiyle ilgilenen bir kişinin kaynak dili olarak Arapça ve Farsçayı bilmesi gerekmektedir. Bunun için geçtiğimiz yıllarda merkezimizde ücretsiz Farsça derslerimiz oldu. Bundan sonraki asıl amacımız hem Arapça hem de Farsça kurslar açmak. Böylece Selçukluya kalıcı bir hizmet vermek adına gayret sarf etmeye devam etmiş olacağız” diye aktardı.

‘ENSTİTÜ OLMASI İÇİN MÜRACAATIMIZI YAPTIK’
Selçuklu Araştırma Merkezinin enstitü olması için müracaatlarını yaptıklarını belirten Hacıgökmen, “Türkiye’de Selçuklu Araştırmaları Enstitüsü adıyla bir enstitü yok. Faaliyetlerimizi ve amacımızı dosyaya detaylı bir şekilde yazdık. YÖK’e sunduk. YÖK Genel Kurulundan henüz olumlu ya da olumsuz bir cevap gelmedi. Hazırladığımız dosya YÖK’e gitmiş enstitü müracaatlarının en dolu dosyasıdır. Rektörümüz Prof. Dr. Metin AKSOY da bu müracaatımız üzerinde hassasiyetle durmaktadır. Hedefimiz enstitü bünyesinde Selçuklu Kültürü Anabilim Dalı, Selçuklu Sanatı ve Arkeolojisi Anabilim Dalı adıyla iki bilim dalı kurmak. Bizim merkez olarak bir bütçemiz yok. Faaliyetlerimizi üniversitemizin destekleriyle yapmaktayız. Rektörümüz Prof. Dr. Metin Aksoy da ifade ettiğim gibi üniversitemizin Selçuklu kimliğini öne çıkarmayı düşünmekte, bundan dolayı da bu tür faaliyetlere büyük önem vermektedir. Ayrıca Selçuklu Belediyesi, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Türk Tarih Kurumu'nun desteklerini almaktayız. Selçuklu Belediyesinin merkezimize maddi manevi birçok desteği oldu." ifadelerini kullandı.

‘MERKEZİ ULUSLARARASI HALE GETİRECEĞİZ’
“Biz şu an sadece Türkiye Selçuklularına ve Konya'daki Selçuklu mirasına odaklanıyoruz. Aslında enstitü olursak çalışma alanımız daha da genişleyecek” diyen Hacıgökmen şöyle devam etti: “Büyük Selçuklu, İran, Orta Asya coğrafyası, Suriye, Irak, Türkmenistan, Özbekistan gibi bölgeleri içine olan geniş bir coğrafyayı ele alacağız. O alanlarda yetişmiş olan, o bölgelerde çalışan veya çalışmak isteyen gençlerimizi de burada, o alana sevk edeceğiz. Böylece merkez daha da uluslararası hale gelecek ve çalışma alanımız genişleyecek. Selçuklu Araştırmaları Merkezi yaptığı faaliyetler ile sadece Selçuklu tarihçileri değil, Orta Çağ ve Genel Türk tarihçilerinin de bir merkezi haline geldiğini söyleyebiliriz. Bu bakımdan merkezimizin enstitü olma kapasitesinin olduğunu düşünüyorum.”

‘ENSTİTÜ BAŞVURULARININ EN DOLU DOSYASINI HAZIRLADIK’
SÜSAM olarak gençleri Selçuklu ile bütünleştirmek adına okçuluk kulübü açtıklarına da değinen Hacıgökmen, “Okçuluk kulübüne de üniversitemizin her bölümünden öğrencileri dahil ettik. Biz Selçuklu kıyafetleriyle ilgili Antalya Olgunlaşma Enstitüsüyle ortaklaşa faaliyetler gerçekleştirdik. Daha sonra onu sergiye dönüştürdük. Bu merkez Uzluk ailesinin vasiyeti üzerini kuruldu. Bizimse en büyük arzumuz Selçuklu tarihi ve kültürüyle ilgili çok önemli çalışmaların yapılacağı, uluslararası büyük ilim adamlarının yetiştirileceği bir enstitüye dönüştürerek bu vasiyetin devam etmesini sağlamaktır” diyerek sözlerini tamamladı.
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ





Bakmadan Geçme