Sepet örücülüğü değer kazanıyor!
Unutulmaya yüz tutan sanat dalları arasında yer alan sepet örücülüğü mesleği kadınların elinde hayat buluyor. Atık malzemelerle yapılan el emeği göz nuru ürünlerle kadınlar hem el becerilerini geliştiriyor hem de gelişimlerine katkı sağlıyorlar.
Unutulmaya yüz tutmuş sanat dalları arasında yer alan sepet örücülüğü geniş ürün yelpazesiyle kadınların elinde değer kazanıyor. KOMEK bünyesinde eğitim alan kursiyerler hem gelişimlerine katkı sağlıyorlar hem de yaptıkları ürünlerin satışını yaparak istihdama ediyorlar.
‘YAPTIĞIM ÜRÜNLERİ HEDİYE EDİYORUM’
Hobi olarak sepet örücülüğü sanatını icra ettiğini belirten KOMEK Kursiyeri Hülya Kaya, “KOMEK’de sepet örücülüğü ve gümüş kazaziye sanatlarının eğitimini almaktayım. Zamanım oldukça KOMEK’deki kurslara katılmaya çalışıyorum. Sepet örücülüğü uzun zamandır aklımda olan ve yapmak isteğim bir sanat dalıydı. Yapması kolay gibi gözüken bir sanat zannettim ancak başladığımda hiçte kolay olmadığını fark ettim. Güzel bir ürün çıkardığınıza inanıyorsanız bu işi çok seviyorsunuz ve tekrar tekrar yapmak istiyorsunuz. Ben bu işin daha başlangıcındayım ama başlangıcında olmak bile insana haz veriyor. Zaman zaman ortaya koyduğum ürünleri hediye verdiğim de oldu. Sepet örücülüğünden sufla, çaydanlık altı, yumurtalık sepeti, çerezlik yaptım. Kendime, dostlarıma, sevdiklerime yaptım ve hepsini dağıttım” şeklinde konuştu.

‘BİR SAATTE BİR ÜRÜN ORTAYA KOYABİLİRSİNİZ’
Bir saat gibi bir sürede ürün yapılabileceğini ifade eden Hülya Kaya, “KOMEK bana çok şey kattı. Hem çevre edindim hem de güzel arkadaşlar edindim. Hem de el becerilerimizi biraz daha arttırdım. Zaten hevesim vardı daha çok heveslendim. Kendime biraz daha bir şeyler katmak istedim ve bunu da elde ettiğimi düşünüyorum. Sepet örücülüğü, eğitimi alındıktan sonra herkesin yapabileceği, öğrenebileceği bir sanat dalıdır. Zamanınız varsa, oturup yapabiliyorsanız, ortamınız da varsa bir ürünü bir saat gibi bir sürede ortaya koyabilirsiniz. O tamamen insanın el becerisine bağlı bir şey. Kimi zorlanır, kimi hemen yapar, o kişiden kişiye değişir ama bu işte ustalaşmış bir kişi bir ürünü yarım saatte ortaya koyabilir. Biz yaptığımız ürünlerin satışını KOMEK bünyesinde yapabiliyoruz. Aynı zamanda sipariş de alabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

‘SEPET ÖRÜCÜLÜĞÜ DENİLİNCE AKLA SADECE SEPET GELMESİN’
Sepet örücülüğünün geniş bir ürün yelpazesi olduğunu vurgulayan KOMEK Sepet Örücülüğü Kursu Öğretmeni Berivan Buse Arslan, “El Sanatları Tasarım ve Üretim mezunuyum. Sepet örücülüğünde aslında daha önceden ders veriliyordu ama kapanmıştı. Bu sene yine revaçta. Sepet örücülüğünü yaşatmaya çalışıyoruz. Çok eski tarihlerden bu yana gelen bir meslek dalıdır. Raftanlarımız var, rafyalarımız var, bambu sepetlerimiz var. Sepet örücülüğü dediğimiz zaman aklımıza sadece sepet geliyor ama biz bunu istemiyoruz. Çünkü bizim duvar dekorasyonlarımız var, saatlerimiz var, aynalarımız var. Mumluk, şamdanlık, şekerlik gibi ürünleri de yapıyoruz. Aslında her alanda varız. Sepet örücülüğü dediğimiz zaman insanların aklına eski asmalardan yapılan sepetler geliyor. Geçmişten günümüze bunu nasıl getirebiliriz, bunu yaşatmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

‘EL EMEĞİ KATTIĞIMIZDA ÇOK DEĞERLİ OLUYOR’
El emeği göz nuru ürünlerine önemine dikkat çeken Berivan Buse Arslan, “Selçuklu ASEM, Mümine Hatun Asem gibi kurslarımızda sepet örücülüğü dersleri verilmektedir. Sepet örücülüğü unutulmaya yüz tutmuş sanatlar arasında yer alıyor. İnsanlar tarafından bazen bazı tepkilerle karşılaşıyoruz. İnsanlar ‘bunun dersi veriliyor muydu? Sepet örücülüğü çok eskilerde vardı ama hâlâ var mıydı’ diye sorularla karşılaşıyoruz. Halkımız da bunu öğrenmiş oldular. Bu sanatı herkesin yapmasını isterim, çünkü biz burada el emeği göz nuru eserler yapıyoruz. Ürünlerimizin ham halleri çok pahalı ama buna el emeği kattığımız zaman çok değerli oluyor. Biz aynı zamanda Afgan sepetleri de yapıyoruz. Rafyadan sepetlerimiz var. Sepet denilince aklınıza sadece aklınıza sepet gelmesin her türlü ürünü ortaya koyuyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.
HABER:SÜMEYRA KENESARI




