Serinliğe çarpılmayın

Son günlerdeki kavurucu sıcaklardan bunalan vatandaşlar çareyi klimalarda arıyor. Ancak klimalar göründüğü gibi masum bir teknoloji değil. Uzmanlar klimaların kullanımı konusunda vatandaşları uyarıyor.

Serinliğe çarpılmayın
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Son günlerde insanların en çok şikayet ettiği konu da bunaltan sıcaklar oluyor. Ramazan bayramından sonra başlayan kavurucu yaz sıcaklıkları dayanılmaz bir hal almış durumda. Sıcaklardan bunalan vatandaşlar ise çareyi klimalarda arıyor. Ancak klimalar göründüğü gibi masum bir teknoloji değil. Uzmanlar klimaların kullanımı konusunda vatandaşları uyarıyor. MEDICANA Konya Hastanesi Uzm. Dr. Gamze Yılmaz Yanartaş, klimaların yanlış ve sürekli kullanılmasının sağlık açısından bir çok sorunu da beraberinde getirdiğini söyledi. Klimaların doğada bulunan mikropları çekerek ortama yaydığını ve özellikle bu durumdan solunum yollarının olumsuz etkilendiğini belirten Yanartaş, klimaların alerjik reaksiyonlara da sebebiyet verdiğini söyledi. Klimaların bağışıklık sistemini zayıflattığına dikkat çeken Yanartaş şöyle devam etti, “Klima ateşi, gerçek bir enfeksiyon hastalığı olmayıp, vücudumuzun çeşitli bakterilere karşı gösterdiği bir tür aşırı duyarlılıktan kaynaklanan bir tablodur. Belirtilerin ortaya çıkması nadiren 12 saat sonrada olabilir. Şikayetler, genellikle hafta başında veya tatil günlerinde görülür. Bir süre kullanılmayan klimaların, ilk çalıştığı günlerde de belirtiler daha fazladır. Bağışıklık sistemini zayıflatarak vücut direncini azalmasına neden olur ve kişinin ciddi rahatsızlıkları alma riskini artırmaktadır. Ortamı nemlendiren cihaz, bakterilerin yaşamasını kolaylaştırır ve yayılmasını hızlandırır. Legionella adı verilen bakteriyi yayarak, akciğerlerde enfeksiyona neden olabilmektedir. Zatürree gibi birçok ciddi hastalığa zemin oluşturabilmektedir. Alerjik zatürenin, ani ya da yavaş başlayan olmak üzere iki türü vardır. Akut alerjik zatüre, içinde küf mantarları bulunan havanın solunmasından 4-6 saat sonra; ateş, baş, kas ağrıları ve halsizlik ile gribal bir enfeksiyon gibi başlar. Daha sonra öksürük, balgam, nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi gibi akciğerlere ait belirtiler ortaya çıkar. Ateş yüksekliği ile beraber, kalp hızı ve solunum sayısı da artmıştır. Bu bakteriler sinüzit, bronşit, rinit gibi rahatsızlıklara da neden olmaktadır. Kulak, diş iltihapları ve ateş yapabilmektedir. Modern yaşamın vazgeçilmezleri arasında yer alan klima, öksürük, baş ve boyun ağrısı, kas tutulmaları, ciltte kuruluk, dudak çatlaması, klima çarpması gribal enfeksiyonlara, soğuk algınlığı gibi sorunlara yol açabilmektedir. Klima ile mevcut ısı düzeyinin aniden düşürülmesi sonucunda oluşabilecek kas tutulmaları, klimaya bağlı dış ve iç ortam ısı değişiklerinin belirgin olduğu durumlarda kişilerde yüz felci kas tutulması ve ağrılar olabilir.”

KLİMALAR BAĞIMLILIK DA YAPIYOR

Yanartaş klimaların vücut ısı dengesini alt üst ederek kilo alma riskini artırdığını söyledi. Ayrıca klimaların bağımlılık da yapabildiğine dikkat çeken Yanartaş, “Sürekli klima kullanan kişiler, ortam serin olsa da klima kullanma gereksimi duyarlar. Soğutma cihazı, değişik ve tehlikeli virüsleri barındırma ve etrafa yayma özelliğine de sahiptir. Bu da ölümcül hastalıklarla karşılaşma riskini artırmaktadır.” diye konuştu.

gamze-yilmaz.jpg

FİLTRELERE DİKKAT!

Yanartaş bu olumsuzluklar nedeniyle klimaların zararının yararından fazla olduğunu söyledi. Klimaların doğurduğu olumsuzluklardan bir nebze korunabilmek için en etkili yöntemin filtrelere dikkat etmek olduğunu söyleyen Yanartaş, şunları söyledi, “Klima filtresinin orijinal ve kaliteli olmasına dikkat dilmeli. Kalitesiz ve orijinal olmayan filtreler, mikrobu daha fazla çektikleri için etrafa mantar, küf, virüs ve bakterileri yayabilmektedirler. Bu da hastalıkların vücuda daha kolay yerleşmesini sağlamaktadır. Özellikle araba klimaları kişiyi daha fazla olumsuz etkilemektedir. Klima filtresinin bakımı ve temizliğinin düzenli bir şekilde yapılması gerekmektedir. Klima kullanma mecburiyetiniz varsa ortamı yavaş yavaş soğutunuz ya da ısıtınız.  Klima ayarının hep aynı derecede kalması sakıncalıdır. Oda sıcaklığının dış ortam sıcaklığından 7-8 derece daha düşük olarak ayarlanması gerekir. Klima derecesinin en yükseği 25 santigrat olmalıdır. Ve bu derecenin altında ayarları kullanmayı tercih ediniz. Gece kullanmamaya dikkat ediniz. Klima ortamında sigara içmeyiniz ve ortamı sık sık havalandırınız. Klimanın hemen önünde bulunmayınız.”

KLİMA SEÇİMİ VE KULLANIMININ 5 TEMEL PÜF NOKTASI

Uzmanlar, klima seçimi ve kullanımı hakkında vatandaşları uyarıyor. Uzmanlar klima seçimi ve kullanımı noktasında püf noktaları şöyle sıralıyor:  Yaz-kış tasarruf ve konfor için doğru klima, doğru montaj ve periyodik bakım şart. Mekanın soğutma ve ısıtma ihtiyacına uygun klima seçilmeli. Enerji tasarruflu ve düşük ses seviyeli klimalar seçilmeli. Mekana uygun kapasite belirlenmesi ve montaj uzmanlar tarafından yapılmalı. Sağlıklı ortamlar için doğru filtre çok önemli. Klima spreyi kullanmayın, yılda iki kez bakım yaptırın Klimaların uzun yıllar, performans kaybetmeden çalışmasını sağlamak için bakımının uzman ekiplerce yapılması gerekiyor. Uzmanlar da klima bakımlarının periyodik olarak yılda iki kez yapılmasını tavsiye ediyor. Klimaların yanı sıra filtrelerin de düzenli olarak temizlenmesi önemli. Çünkü hava filtreleri düzenli olarak temizlenmezse klimanın ısıtma ve soğutma kapasitesi düşüyor ve gereksiz elektrik sarfiyatı oluyor. Filtrenin temizliği kadar değiştirilme periyodunun takibi de oldukça önemli. Eğer klimanız hava temizleme filtresi ve/veya anti alerjik enzim filtresi ile donatılmışsa bu filtrelerin düzenli olarak bakımının yapılmış olması ve değiştirilmesi gerekiyor. Klima spreylerinin ise klimanın iç parçalarına zarar verebileceği ihtimaline karşı kullanımı önerilmiyor.

SELÇUK ÖZKAN / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme