4 Gün Patrona, 3 Gün İşçiye Bayram

Necmettin Şimşek

*Pazartesi yine bayram 1 Mayıs İşçi Bayramı tam açılımı ise 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı, işçi ve emekçiler tarafından dünya çapında kutlanan, birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günü. Dünya üzerindeki pek çok ülkede, resmî tatil olarak kabul edilmekte. 7gün 24saat çalışmak modaydı bir dönem. Robotlar ve teknoloji, insan olmayı hatırlattı bize. Patronlar için ise uğraşılması gereken zor bir durum.

**Salgın herkesin ayarını değiştirdi. Ofis ve ev ihtiyaç mıydı? Sorgulandı. Haftada 4 gün çalışanlar, haftada 5 gün çalışanlardan %40 daha verimli. Önce küresel şirketler sonrasında ise ülkeler bu modelin faydasından dolayı 4 gün çalış 3 gün dinlenmeye yöneliyor. Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İskoçya, İspanya, Japonya, İzlanda, Yeni Zelanda, İrlanda, İngiltere, Amerika, Hindistan ve son olarak Kazakistan bu sisteme geçiyor. İşletmelerin %15’i bazı çalışanlarına 4 günlük bir çalışma sunuyor, 4 günlük çalışma uygulayan işyerlerinin sayısı bu yıl %67 arttı. Çalışanların %40’ı 4 gün çalışmayı tercih ediyor. Ortalama bir ofis çalışanı, normal bir iş gününde yalnızca 2 saat 53 dakika üretken olabiliyor. Program esnekliği, uzaktan çalışanlar için %92 yerinde çalışanlara göre neredeyse 2 kat daha önemli. Çalışanların %66’sı haftada 5 günden az çalışmak istiyor. İşverenlerinin yalnızca %17’si bu seçeneği sunuyor. Çalışanların tükenmiş hissetme oranları %40-%50 arasında. Ortalama bir çalışan haftada yaklaşık 38,6 saat çalışıyor. Ofis çalışanların %22’si aşırı çalıştıklarını hissediyor.

***Avantajları; Azaltılmış maliyetler, 4 günlük bir hafta herkes için maliyetler azalır. Açık olan ofisin haftada 1 gün kapanması, işletme maliyetlerinde önemli bir düşüş. Ek olarak, çalışanlar işe gidip gelmek için daha az para öder ve gün içinde öğle yemeği ve kahve gibi harcamalarda da azalma olur. Daha mutlu çalışanlar olur. 4 Gün çalışmak ve 3 gün hafta sonu olması, çalışanlara daha fazla boş zaman bırakır ve pek çok insan bundan şikayet etmez. Çalışanların sevdiği şeyleri yapmak için daha fazla zamana sahip olması genel mutluluğu artırır ve şirkete olan bağlılığı artırmaya yardımcı olur. Daha az sağlık sorunu olur. 6 Kişiden 1’i zihinsel sağlık sorunları yaşıyor. Bu yüzden daha uzun bir hafta sonu geçirmek, insanların arkadaşları ve aileleri ile daha fazla zaman geçirmelerini ve sevdikleri şeyleri yapmalarını sağlar ve bu da doğal olarak refahta bir iyileşmeye yol açar. Çalışanlara her hafta fazladan 1 gün daha izin vermek, yoğun bir haftanın ardından biraz daha enerji kazanmalarına da yardımcı olur. Verimlilik seviyelerinde artış, memnuniyetsiz olan personel, iş arkadaşlarının dikkatini dağıtma eğilimindedir. Fakat daha mutlu ve daha tatmin olmuş çalışanlar, işyerindeyken işlerine daha fazla odaklanır. Haftada 4 gün çalışma modelinde çalışanların %78’i iş ve ev yaşamlarını daha etkili bir şekilde dengeliyor. 5 Gün çalışanlarda verimlilik seviyesi %54. İşe alma ve işte tutma daha esnek bir çalışma modeli sunmak, çalışanları bir şirkette kalmaya ikna eden iyi bir avantaj. 3 Günlük bir hafta sonu geçireceklerini bilmek, çalışanları her hafta motive eder.

****Dezavantajları; Her iş modeline uymaz. 4 Günlük bir hafta modeli her işletmeye uymaz. Yalnızca tüm işlerini yeni bir çalışma biçimine yeniden uyarlayabilen şirketler için geçerli olan bir seçenektir. Farklı bir çalışma şeklini benimsemek büyük bir adımdır, bu nedenle şirketin 4 günlük bir haftanın doğru olup olmadığını düşünmek gerekli. Daha uzun saatler çalışma ve işle ilgili stres. 4 Gün çalışanların aynı 40 saati, büyük olasılıkla 5 yerine 4 günde çalışması beklenir. Bu durumda çalışma saatleri 10 saate kadar uzayabilir. Daha uzun günler, çalışanların stres düzeylerini etkiler. Dolayısıyla genel sağlıkları ve üretkenlikleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olur.

*****Sonuç olarak; Bilim insanları insan türünün ilk üyesinin 195 bin yıl önce Doğu Afrika’da ilk adımını atmasından bu yana, yaklaşık 75 milyar insanın yaşamış ve ölmüş olduğunu tahmin ediyor. Örneğin, Eski Mısır’da 3300 yıl önce başlayan II. Ramses döneminde ortalama insan ömrü 18 yıldı. 30 Bin yıl önce Avrupa’ya göçmeden Ortaçağa kadar ortalama insan ömrü pek uzamadı. Yetersiz ve sağlıksız beslenme nedeniyle ortalama ömür 18-20 yılla sınırlı kaldı. Ortaçağ’da ortalama ömrün 30 yıla çıktığını ve 2. Dünya Savaşı’nın ardından 50 yıla ulaştığını biliyoruz. Bugün ülkemizde ortalama ömür 71 yıl. Fast food kültürünün yaygın olduğu Amerika’da ise hayat uzamak yerine obezite sebebiyle kısalıyor 69 ve 66’ya doğru geriliyor. Yapılan araştırmalarda ömrümüzün 1/3’ü uyku, 1/3’ü çalışma ve 1/3’ü hayatın kendisi dersek çok çabuk geçtiğini anlamamız gerekiyor. Herkes ölür ama çoğu yaşamaz bile.