52 BAŞLIK VE KONU

Hasan Mutluoğlu

Değerli okuyucu, yazılarımla huzurunuzda olmam bir yılını doldurdu. 52 başlık altında, bir o kadar konu ile sizlerin huzurunda olduk.

Haber Hayattır” inancı ile yayın hayatında yer alan Konya Yeni Haber Gazetesi vasıtası ile her hafta karşınızda olmak beni son derece memnun ediyor.

Fertlerin, toplumun işleyişinde yaptıkları/üslendikleri görevleri ile alakalı bilgi ve tecrübelerini topluma sunmalarının önemli bir görev olduğuna inanıyorum.

Yazılarımın konularını; eğitimci olmamdan dolayı, eğitime dönüştürülebilecek anlatımlarla bütünleştirmeye çalıştım.

Zaman zaman olumlu tepkiler aldım. Yazılanların karşılığında tepkiler almak, yazma şevkini, heyecanını arttırıyor.

Çağımız baş döndürücü bir hızla değişikliklere, olaylara şahit. Haberleşme inanılmaz bir hızla dünyanın her yerine hâkimiyetini kurmuş.

Dünyanın en ücra köşesindeki olaylar, bütün ülkeleri etkisi altına alıyor. Ülke içinde olanlar, insanların yaşam sürecine etki ediyor.

Bütün bu olanlar karşısında, her ferdin bilgi seviyesine, bakış açısına paralel görüşleri ortaya çıkar.

Gazetelerde yazılanlar, ortaya sürülen fikirler, bu işlevin bir tezahürü. Olaylara farklı yaklaşımlar, yeni gerçeklerin ortaya çıkarılmasını sağlamış olur.

Yazılarımı yazmadan önce, kendime ait görüşlerimi yorumlamadan önce, aynı konularda yazanların yorumlarına bakarak, kendi yorumlarımı test etmeye çalışırım.

Ancak; kendi dağarcığımda olan ve ifade etmek istediklerimden kolay kolay vaz geçmeden yazmaya çalışırım.

Yazdıklarımın gerçeklere aykırı olmasından korkar ve endişe duyarım. Yazılarıma besmele ile başlar, etkili olması için dua ederim.

Beşerin hatalardan beri olmadığı gerçeğini, ihtiyatını da unutmadığımı ifade etmek istiyorum. Yazılanlardan dolayı “KUL HAKKINA” girmenin vebalini taşımak “Akıl Kârı” değil.

Bu duygu ve düşüncelerle, siz değerli okuyucuları, benim için başlayan yeni zaman diliminde selamlıyorum. Yazılarımla huzurunuzda olmayı istiyorum.

Daha çok eğitim camiasını ilgilendiren “DERSHANELER” ile ilgili yazdığım makalede düşüncelerimi ifade etmiştim. Onlara ilaveten bir şeyler daha yazma gereğini duyuyorum.

Dershaneler; eğitim/öğretim işlevinde olmazsa olmazlardan değildir. Okulların alternatifi olamazlar. Eğitim/öğretimin yapılacağı yer okullardır. Baştan bu gerçeği, bu hakkı kabullenmek gerekir.

İhtiyaçtan dolayı ortaya çıkan bu kurumları da görmemezlikten gelmek, büyük haksızlık. Bu kurumlarda görev yapan çok değerli öğretmenleri, ve ailelerini de unutmamak gerekir.

Esas yanlışlık; dershanelerin kapatılması değil, dönüştürülmesi çalışmalarının iyi anlatılamaması. Veya, anlaşılmak istenmemesi.

Muhatapların karşılıklı bir araya gelmesi, problemin olumlu yönde seyrini sağlayacaktır.

Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı, Eskişehir Öğretmenevinde dershane tarafları ile bir araya gelerek, çözüm ve anlaşma için önemli bir adım atıldı.

Bütün muhatapların arzu edeceği orta bir yolun bulunmasını kaçınılmaz.

24 Kasım Öğretmenler günü dolayısı ile, Hakk’ın rahmetine kavuşan öğretmenlere ALLAH’tan (c.c) rahmet, öğretmenlerimizin de gününü kutlar, sağlıklı ve verimli yaşam dilerim.