ABDULLAH GÜL VE GİZEMLİ İFTAR?

Murat Can

Cuma günü saat 5 civarı. Telefonum çaldı. Kayserili bir iş adamı…

“Akşam müsaitsen Göksu Restoran’a gel.” Diyerek iftara davet etti.

Lokantalarda yapılan iftar programlarındaki keşmekeş ve geç yapılan servislerden hoşlanmadığım için, “ağabey evde çocuklarla yapacağım beni affet” dedim.

Ama merakımdan sordum. “İftarda kim var, hayırdır?”

Kimlerin katılacağını söylemedi ağabeyimiz iftar programına. Bende söylemesi için ısrarcı olmadım. Ankara’da siyaset dünyasıyla yakın teması olduğu için yine milletvekilleri falandır diye düşündüm.

İftar sonrası çay faslından sonra Facebook’u bir karıştırayım dedim.

O da ne?

Bomba haber ellerimden kaçıp gitmiş.

Davet edildiğim iftarda kimler yok ki?

Abdullah Gül için verilmiş meğer iftar yemeği. 3 dönem kuralıyla meclis dışı kalan isimlerin çoğunlukta olduğu katılımcılara bir bakayım dedim. Fotoğraflardan seçebildiğim kadarıyla TBMM Başkanı Cemil Çiçek, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Spor eski Bakanı Suat Kılıç, Sanayii eski Bakanı Nihat Ergün, Adalet eski Bakanı Sadullah Ergin, TBMM İdare Amiri Ömer Faruk Öz…

Eski milletvekilleri Abdülkadir Aksu, Necati Çetinkaya, Salih Kapusuz, Mücahit Fındıklı, Mehmet Tekelioğlu, Zeki Karabayır, Şükrü Ayalan, Necdet Budak, Ruhi Açıkgöz, Kemalettin Göktaş’ı katılımcılar arasında görebildim.

Fotoğrafları ve paylaşımı görünce hemen fırladım. Saat 1:30 gibi beni iftara davet eden Kayserili Ağabeyi aradım.

  • Neredesin?
  • Balgat’tayım, dedi.

Oturdukları mekâna gittim. Birkaç kişiyle nargile içiyorlar. İftarı konuşuyorlar.

Hiç beklemeden merakla konuya daldım.

  • Hayırdır, ne iş?

Telefonunu uzattı. Fotoğraflara baktım. Evet, yukarda saydığım isimleri şimdi daha net görülebiliyor.

  • Seni davet ettim gelmedin, dedi.
  • O önemli değil, ne konuştunuz? Dedim.
  • Bir şey konuşulmadı” dedi.
  • Siyasi bir analiz, koalisyon yorumu ya da başka bir şeyden bahsedilmedi mi? dedim.
  • Hayır, birkaç anı ve şakalaşma oldu, onun dışında hiçbir siyasi konuya girilmedi, dedi.

Biz nargileye devam ederken olay basında patladı. Bütün internet haber siteleri fotoğrafları kullanarak yemeği haber yaptı. Ertesi gün ulusal TV kanalları da…

Sağlamasını yaptım. Gerçekten yemekte bir şey konuşulmamış. Her ne kadar kulisleri hareketlendiren bir yemek olsa dahi içeriğe dair ilgi uyandıracak bir bilgi yok.

Tamam, yemekte bir bilgi yok. Ancak Abdullah Gül cephesi bir hazırlık içinde mi acaba?

Açık ve net Abdullah Gül siyaseti istiyor. Bu bir gerçek…

Ancak yeni bir parti kurma adımını atmayı düşünmüyor.

Abdullah Gül genel başkanlık istiyor.

Abdullah Gül’ün genel başkanlığı aynı zamanda kartel medyası diye tabir ettiğimiz medya, paralel medya ve uluslararası basın tarafından da destekleniyor görüntüsü gözlerimizden kaçmıyor.

Biraz siyasetle uğraşan her birey bir projenin varlığını rahatlıkla görebilir.

Ahmet Davutoğlu Ak Parti’yi toparlayıp yeniden yükselişe geçirecek bir isim. Milli bir isim. Ayrıca Cumhurbaşkanı’yla olan diyaloğu ve ilişkisini doğru ayarlayabilen bir isim.

Benim şu tablodan okuduğum açık ve net, Abdullah Gül Ak Parti’nin başına getirilerek Ak Parti’yi yeni bir raya oturtmak isteyen bir cepheden söz etmek mümkün. Bu yüzden her fırsatta köpürtülmeye devam edileceği muhakkak.

Ancak ben Davutoğlu feraseti ve aklının bu işin üstesinden geleceğini düşünüyorum.

Sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu seçimden birinci parti çıkarak liderliğini tescilledi. Bu süreçten sonra yapılacak hamlelerin boşa çıkacağına inancım tam.

Hatta bu tabloyu görenlerin hamle yapabileceğini de sanmıyorum doğrusu. Bu yüzden kulislerde ne söylenirse söylensin dümen sağlam ellerde.