AKAN GÖZYAŞI DURMASIN

Hasan Mutluoğlu

 

İç Anadolu Âkil İnsanlar Heyeti Konya toplantısına Büyük Selçuklu Vakfı ve Anadolu Bilim Kültür Vakfı adına katıldım. Toplantıda konuşmak için söz aldığımda, düşüncelerimi en iyi anlatmanın şekli yaşadığım yerin özelliğini ifade etme ile olabileceğini düşündüm.

Konuştuklarımın bir kısmını paylaşmak gerekirse:

“Kulu ilçesine Doğu Karadeniz Bölgesinden gelip yerleşenlerden birisiyim. Kulu’nun 36 yerleşim yerlerinden 30 ‘u Kürt, 3’ü Tatar, 3’ü Türk ve Türkmen. İlçe Merkezi’nin çoğunluğu Türk.

Ayrıca;  son 10 yılda Doğu Anadolu Bölgesinden, özellikle Mardin ve Ağrı ilinden iş bulma ve hayvancılık yapmak üzere göç eden Kürtler ilçenin çeşitli yerleşim alanlarına yerleştiler.

Türklerin, Türkmenlerin, Tatarların ve Lazların oluşturduğu bir Türkiye fotoğrafı var. Bu insanlar, problemsiz bir arada yaşayabiliyorlar.

Cihanbeyli, Yunak, Bala, Haymana ilçeleri yerleşim alanları da benzer özellikte. Bu insanlar; sevinçli/üzüntülü günlerde beraber oluyorlar. Kız alıp/verdiler,  veriyorlar. Akraba oldular. “Et ve tırnak” misali iç içe girdiler. Adet ve törelerin ortak noktasında buluştular.

 Dînimiz  en önemli birleştirici ve kaynaştırıcı faktör. Bu güzelliğin irdelenerek ,  beraber olmanın, birlikte yaşamanın ip uçları elde edilebilir.

Kulu ve civarından PKK’ya katılan olmuştur. Şehit veren aileler de oldu. Ama ; halkın normal yaşantısını sekteye uğratmadı.”

Çözüm süreci için başlatılan bu çalışma, halkın büyük bir çoğunluğu tarafından desteklenmekte. Ülke çapında yapılan çalışmalar, halkın büyük çoğunluğu tarafından benimsendiğini  medyadan takip edildiği kadarıyla görülebiliyor.

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın, çözüm sürecinin Cumhuriyet tarihinin en önemli politik atılımlarından biri olduğunu söyledi.

Ayrıca “Ülkenin büyük bir sıkıntısı karşılıklı konuşularak çözülmeye çalışılıyor. İnsanlar bu durumun farkında olmalıdır. Halkla bağlantı kurulması, talepleri merkeze ulaştırması için Akil İnsanlar Heyeti oluşturuldu. Bu heyeti çok anlamlı buluyorum. Gayet isabetli bir şey olmuş." diye önemli bir açıklamada bulundu.

Değerli hocamın görüşlerine aynen katılıyorum. Kim düşünmüşse Allah (c.c) razı olsun. Büyük bir proje olduğuna ve mutlaka başarıya ulaşacağına inanıyorum. Halkın benimsediği , inandığı her şey mutlaka başarıya ulaşmış/ ulaştırılmıştır.

En kuvvetli referansımız İslam Dini, Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) ‘in Medine Devleti uygulamaları. “Sevgi Toplumu” oluşturmak zorundayız. “Barış dili” kullanmak, sürece destek vermenin bir sorumluluk olduğuna inanıyorum.

Çözüm sürecine en önemli ve etkili katkıyı; çok değerli ve aziz annelerin yapabileceğine inanıyorum. ANA devreye girdiği zaman, “Akan Sular Durur.”

Ve diyorum ki; Nisan ayının bereketli yağmurlarına eş:

-Anaların merhamet yüklü akan gözyaşı durmasın.

-Gece karanlığında yaprak kıpırdamazken, secdeye kapananların akan gözyaşı durmasın.

-Başına gelenlere “SABIR” diyen, şükreden Müminlerin akan gözyaşı durmasın.

-1000 yıldan beri beraber yaşan Türkiye Halkının, yeniden şahlanan beraber yaşama sevincine, umuduna akan gözyaşı durmasın.

-Kutlu Doğum programlarında anılan/anlatılan; rehberimiz, efendimiz, peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) sevgisine akan gözyaşı durmasın.

Akıtılan göz yaşlarının sorumluluğunda olmanın şuurunda olmak duamız olsun.